Mannheimer Morgen: Pekin Hong Kong siyasetine karıştı | BASIN | DW | 17.06.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

BASIN

Mannheimer Morgen: Pekin Hong Kong siyasetine karıştı

Alman basını Hong Kong'da tartışmalı sınır dışı yasasını protesto gösterilerinin devam etmesiyle Almanya'nın Yemen Savaşı'na müdahil ülkelere silah satışıyla ilgili yorumlara yer veriyor.

Hong Kong'da Çin aleyhine faaliyetlerde bulunduklarından kuşkulanılan kişilerin sınır dışı edilmelerini kolaylaştıracak yasa tasarısı yoğun protesto gösterilerinin ardından askıya alındı. Ancak ülkede protestolar buna rağmen devam ediyor.  Mannheimer Morgen konuyla ilgili yorumunda, gelişmelerin Çin'in, kendisine bağlı özerk yönetim bölgesine siyasi açıdan karıştığını gösterdiği görüşünde:

"Sınır dışı yasasıyla Hong Kong Çin'e teslim oldu. Hem de nihai olarak. Siyasi özgürlükler de un ufak oldu. Pekin yönetimi son yıllarda Hong Kong konusundaki girişimlerini giderek daha fazla artırdı ve son olarak da açık açık Hong Kong'un siyasetine karıştı. Çinliler hiçbir şeyi tesadüfe bırakmıyor Hong Kong'daki gelişmeleri de aynı şekilde. Hong Kong'da bağımsızlık sesleri yükseldikçe Çin de giderek daha insafsız hale geliyor. Komünistler hiçbir şeyden, kendi imparatorluklarında huzursuzluk çıkmasından daha fazla korkmuyor."

Stuttgarter Zeitung aynı konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

"Hong Kong Özerk Yöntimi Başkanı Carrie Lam tartışmalı sınır dışı yasasının geri çekilmesiyle durumun yatışmasını beklediyse, yanıldı. Protestolar devam ediyor çünkü hukuk devleti hala tehdit altında. Bu mücadele Pekin'e sadece 'iki sistemli tek ülke' öğretisine dayanan özel statünün korunması gerektiğini hatırlatan bir uyarı değil. Hong Konglular demokratik haklarını Çin'de baskı görenler yararına da savunuyor. Bir milyon Uygurlu eğitim kamplarında zorla tutuluyor. Hong Kong'daki tartışmalı sınır dışı yasası yürürlüğe girerse gözaltına alınanları ve Çin'e teslim edilecek olanları da bekleyen tehlike bu."

Alman gazetelerinin geniş yer ayırdığı bir başka konuysa Almanya'nın Suudi Arabistan'a silah satışlarını durdurmasına rağmen hem Riyad'a, hem de Yemen savaşına müdahil olan diğer ülkelere çok sayıda silah teslimatına izin vermesi. Federal hükümetin Yeşiller'in soru önergesine verdiği yanıta göre Almanya bu yıl 1 Ocak-5 Haziran tarihleri arasında Suudi Arabistan'a 831 bin euro tutarında özel korunmalı arazi aracı satışına izin verdi. Hükümet Yemen Savaşı'na müdahil olan diğer ülkelere de silah satışına izin verdi. Badische Zeitung'un konuyla ilgili yorumu şöyle:

"Federal hükümet bu satışla Suudi Arabistan'ı savaş odaklı yoluna devam etmesi konusunda cesaretlendiriyor. Bu durum Birleşik Arap Emirlikleri gibi, Almanya'nın cömertçe silah teslimatı yaptığı, Yemen Savaşı'na katılan diğer ülkeler için de geçerli. Suudiler gibi onlar da bölgedeki çatışmalara Şii İran'ı bastırmayı ve Ortadoğu'da Sünni hakimiyetini yerleşik hale getirmeyi körüklüyor. Yemen ve başka yerlerde Almanya'nın yardımıyla insanlar ölmeye devam ediyor."

Südkurier'in yorumu da aynı şekilde eleştirel:

"Yeşiller partili bir milletvekilinin verdiği soru önergesi koalisyonun yıkılmaya başlayan duvarında bir gedik daha açıyor. Evet, Federal hükümet Yemen için fazla miktarda silah teçhizatı ihracatına izin verdi. Yemen'de yeni askeri teçhizata ihtiyaç duyan acımasız bir savaş hakim. Alman hükümeti problemli malzemelerin satışına izin verirken, Alman firmaları da silah teslim ediyor. Şu izlenim doğuyor: Koalisyon ahlaki açıdan da iflas etmiş durumda. Daha önceki kabinede bu kanlı ticaretin sona erdirilmesi için ciddi girişimler vardı. O dönem bunu başaran Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel'di. Almanya'yı birden bire değil yavaş yavaş büyük silah teslimatçıları listesinden geri çekmek istiyordu. Şimdi bu itidalin zerresi hissedilmiyor. Halefi Peter Altmeier kibar bir siyasetçi ancak etik hırsları yok. Şunu hissediyor: Ahlak ticareti bozuyor."

HT, ET

© Deutsche Welle Türkçe

 

Reklam