1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
Hukuk ve AdaletTürkiye

Mahkeme H.K.G. davasında müdahillik taleplerini reddetti

30 Ocak 2023

Hiranur Vakfı'nda 6 yaşından itibaren sistematik şekilde cinsel istismara uğradığı iddia edilen H.K.G'nin davasının ilk duruşması yapıldı. Mahkeme, Aile Bakanlığı dışındaki müdahillik taleplerini reddetti.

https://p.dw.com/p/4Mqop
İstanbul Anadolu Adliyesi
İstanbul Anadolu AdliyesiFotoğraf: Ozan Kose/AFP/Getty Images

İsmailağacemaatine bağlı Hiranur Vakfı'nda dini nikâh adı altında 6 yaşından itibaren sistematik şekilde cinsel istismara uğradığı iddia edilen H.K.G'nin davası bugün İstanbul'da başladı. 

İstanbul Anadolu 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi, Aile Bakanlığı hariç baro, kadın örgütleri ve diğer kişilerin davaya katılma taleplerinin reddine karar verdi. Duruşmanın kapalı yapılmasına karar veren mahkeme, ayrıca konuyla ilgili haberlere yayın yasağı koydu.

Duruşma öncesi yoğun güvenlik önlemleri

Duruşma nedeniyle İstanbul Anadolu Adliyesi önünde polis ekipleri sabah saatlerinde yoğun güvenlik önlemleri aldı. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya katılmak için çok sayıda kadın avukatın yanı sıra HDP milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu ve Oya Ersoy ile İstanbul Baro Başkanı Filiz Saraç, Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Sibel Suiçmez de davayı izlemek için adliyeye geldi.

Tutuklu sanıklar Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli jandarmalar tarafından sabah saatlerinde salona alındı. Tutuksuz sanık Fatma Gümüşel'in ise sağlık durumunu gerekçe göstererek duruşmaya katılmayacağı bildirildi. 

Duruşma büyük salona alındı

Davayı izleyen DW Türkçe muhabirinin verdiği bilgilere göre mahkeme salonunun küçük olması nedeniyle birçok avukat mahkeme salonuna giremedi. İstanbul Baro Başkanı Filiz Saraç duruşmanın konferans salonunda yapılmasını istedi. TBB Başkan Yardımcısı Sibel Suiçmez de avukatların girmediği davadan adalet çıkmayacağını söyledi. Mahkeme Başkanı Demet Akdağ, avukatların itirazları sonucunda duruşmanın büyük salonda yapılmasına karar verdi.

Büyük salonda başlayan duruşmada Mahkeme Başkanı Akdağ, katılma taleplerine ilişkin avukatların beyanlarını almak istedi. Avukatlar ise usulen iddianamenin okunması gerektiğini belirterek, daha sonra beyanda bulunacaklarını kaydetti. Avukat Ömer Kavili, "Müdahillik taleplerinin, iddianame okunmasından önce alınması kanununa aykırı, kanun nerede, Ankara'da mı" diye heyete tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı ise "Hiçbir yerde, sözlerinize dikkat edin" karşılığını verdi. Hakim Demet Akdağ, avukatların yoğun itirazları üzerine SEGBİS kaydını açarak iddianameyi okudu.

İddianamenin okunması sırasında tutuklu sanık Yusuf Ziya Gümüşel başını eğerek iddiaları dinledi. Daha sonra avukatların beyanlarının alınmasına devam edildi. İzmir Barosu avukatı Şefika Yıldırım Sert, "Bir çocuğun cehennemi, bir kadının cesareti bizi buraya getirdi.  İddianameyi okurken bizim kanımız çekildi. Bu toplumsal bir dava. Çocuklar bizim geleceğimiz, onları korumak zorundayız. Çünkü devlet bu çocukları koruyamadı" dedi.

Milletvekilleri de davayı izledi

H.K.G. olayı için kurulan TBMM Araştırma Komisyonu üyesi, CHP Milletvekili Jale Nur Süllü, sanıkları işaret ederek, "Biz herkesin milletvekiliyiz. Ancak böyle bir babanın ve adamın vekili olmayı reddediyorum" dedi. Bir diğer komisyon üyesi HDP milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Hiranur Vakfı'nda başka çocukların da olduğunu belirterek, "Bu yargılama, sizin o çocuklara cesaret verme, gel başvur, ne söylemek istiyorsan söyle mahkemesidir" ifadesini kullandı. CHP Milletvekili Suzan Şahin, duruşmada kapalı yargılama kararı verilmesini istedi. AKP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Rabia İlhan ile KADEM temsilcileri de katılma talebinde bulundu.

Sanık avukatları Aile Bakanlığı hariç katılma taleplerinin reddini istedi

Sanık avukatı Eyüp Akıncı, Aile Bakanlığı hariç katılma taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesini istedi. Duruşmanın kapalı yapılmasını isteyen Akıncı, "Avukatların beyanları, kapalı oturum yapılmasının zaruri olduğunu gösterdi" dedi. 

Katılma talebinde bulunan kişileri hedef alan sanık avukatı Akıncı, "TİP, Sol Parti, HKP gibi bazı katılma talepleri dosyayla ilgisiz tamamen içlerindekilerini buraya lanse etmek için buradaki beyanlarını aynen kendilerine ve partilerine iade etmek istiyorum" dedi. 

Fatma Gümüşel’in avukatı Fatih Atalay’ın, "Sabahtan beri sanıkların masumiyet karinesi ihlal edilmiştir. Sanıklar mahkum edilmiş, her türlü hakaret edilmiştir. Huzurdaki davaya inandığı ilkeler gereği müdahil olmak isteyenleri tenzih ediyorum, İslam’a ve Müslümanlara kinini kusmak isteyenleri gördük bu salonda" şeklindeki sözleri salonda tepki çekti. Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatları da müdahillik taleplerinin reddedilmesini istedi.

Savcılığın talebi

Duruşma savcısı, Aile Bakanlığı'nın katılma talebinin kabulüne, diğer kurum ve kişilerin katılma taleplerinin reddine karar verilmesini talep etti. Savcı, duruşmanın kapalı yapılması talebinin ise genel ahlâk gerekçesiyle kabul edilmesini istedi.

Duruşma öncesinde kadın örgütleri basın açıklaması yaptı

Dava öncesinde Kadınlar Birlikte Güçlü adlı grup İstanbul Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı.

"Bugün H.K.G.'nin ve istismara, şiddete maruz bırakılan hiçbir kadının, çocuğun yalnız olmadığını, birlikte güçlü olduğumuzu söylemek ve dayanışmamızı büyütmek için buradayız. Devlete görevinin tarikatları değil; çocukları, kadınları korumak olduğunu bir kez daha hatırlatmak için buradayız!" diyen grup "Bu çocuk istismarında aile, cemaat ve devlet kurumlarının adeta bir suç şebekesi gibi çalıştığını gördük. H.K.G.’nin 14 yaşındayken gittiği hastanede, yaşı reşit birinden aldıkları örnekle çarpıtılmış belge hazırlayanlardan, takipsizlik kararı veren savcılığa hepsi bu suça ortak oldular. Sadece onlar mı? 'Erken yaşta evlilik' diyerek çocuk istismarının adını koymayanlar, 'küçüğün rızası' diyenler, bunu meşrulaştırmaya kalkan TCK 103 düzenlemelerini defalarca önümüze getirenler, cemaatlerdeki istismarı derinlemesine araştırmayan bakanlıklar, denetimsizce kaynak ve yer tahsis eden kamu kurumları da bu suçun ortağı! Bu yaşanan münferit bir olay değil, artık yeter!“ ifadelerini kullandı. Açıklamada "Erkek, aile, tarikat, cemaat istismar ediyor; devlet istismarcıyı koruyor!" ifadelerine yer verildi.

Mahkeme önünde toplanan bir grup ise sanık Yusuf Ziya Gümüşel'e destek verdi. Grup "Yusuf hocamız yalnız değildir", "Mahkemeye evet, linçe hayır", "6 yaşında evlilik yok, yalan ve iftira çok" yazılı pankartlar taşıdı.

H.K.G. olayı nedir?

Dava dosyasına göre; İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, 2004 yılında henüz 6 yaşında olan kızı H.K.G’yi imam nikâhı adı altında 29 yaşındaki tarikat üyesi Kadir İstekli’yi zorla "evlendirdi." Küçük yaştan itibaren cinsel istismara uğradığını belirten H.K.G’ya iddiaya göre 13 yaşında nişan, 15 yaşında düğün yapıldı. 

14 yaşındayken adet düzensizliği üzerine ailesi tarafından hastaneye götürülen mağdur çocuğu muayene eden doktor,  cinsel istismar şüphesi üzerine durumu polise bildirdi. Savcılık bunun üzerine soruşturma başlattı. H.K.G’nin ailesi, çocuğun 17 yaşında olduğunu iddia etti. Savcılık, hastaneden doğum kaydına ulaşmak yerine mağdureyi Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde kemik testine gönderdi. Ancak ailesi, 17 yaşında olduğunu öne sürdüğü H.K.G'nın yerine 21 yaşındaki bir tarikat üyesi kadını teste soktu. Bu nedenle H.G.K’nin kemik yaşı 21 çıktı. Savcılık, bu nedenle 2012 yılında takipsizlik kararı vererek dosyayı kapattı. Bu süreçte H.K.G, 17 yaşında hamile kaldı ve bir çocuk dünyaya getirdi. 

2020 yılında mağdure, bir kez daha yargıya başvurdu. İfadesi alınan H.K.G. dosyaya Kadir İstekli'yle 6 yaşında evlendirilme ve cinsel istismara uğrama süreçlerine ilişkin yaptığı konuşma kayıtlarını delil olarak sundu. 

İddianameye de giren ses kaydı dökümünde H.K.G. "6 yaşında nikahımız kıyılmayaydı. Keşke babam ilişkiye izin vermeseydi. Yani bu sıkıntıların hiçbiri olmazdı" dedi. Kadir İstekli ise "Var mı yapacak bir şey onu söyle. Dönebiliyoz mu" karşılığını verirken, H.K.G, "Ama telafi de olmuyor" ifadesini kullandı. 

Kadir İstekli bunun üzerine "Yani tam bir hatadır… Yanlış bir şey… Ha şu an ben kendi kız çocuğum olsa 6 yaşında evlendirir miyim. Evlendiririm. Ama o şekil bir şeye müsaade eder miyim. Etmem" diyerek cinsel istismarı kabul etti. 

Soruşturma savcısı Ercan Ateş, 31 Ekim 2022’de Yusuf Ziya Gümüşel, Fatma Gümüşel ve Kadir İstekli hakkında iddianame düzenledi. Kadir İstekli hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel saldırı 67 yıl 10 aya kadar, Gümüşel çifti hakkında ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 22 yıl 6 ay hapis istendi. İddianamede, Kadir İstekli’nin 2004-2013 yılları arasında cinsel istismar, 2013-2020 yılları arasında ise cinsel saldırı suçunu işlediği anlatıldı. 

Gazeteci Timur Soykan’ın kamuoyunu duyurduğu olayın ardından şüphelilerin tutuksuz yargılanması tepki çekmişti. Savcılığın itirazı üzerine gözaltına alınan Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli 15 Aralık 2022’de tutuklanarak cezaevine konulmuştu. Mahkeme, 22 Mayıs’ta yapılacak duruşmayı ise 30 Ocak’a çekmişti. 

DW / AU, EC