Mısır′da yabancı düşmanlığı | DÜNYA | DW | 16.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Mısır'da yabancı düşmanlığı

Mısır'da yabancı düşmanlığı baş göstermeye başladı. Hedefte sadece Amerikalılar değil, Suriyeliler ve Filistinliler de var.

Mısır meydanları şu sıralarda Mursi yandaşları ile karşıtlarının protesto gösterilerine sahne olurken, ülkede bir yandan da yabancı düşmanlığı baş göstermeye başladı. Hedefte sadece Amerikalılar değil, Suriyeliler ve Filistinliler de var ve yabancılar yeni rejimin göz yummasıyla medyanın kışkırtıcı kampanyalarından da nasibini alıyor.

Komplo teorileri revaçta

Mısır’da şu günlerde yabancıların işi zor. Hem İslamcıların hem de karşıt grupların gösterilerinde sık sık üzerine çarpı işareti konulmuş ABD Başkanı Barack Obama'nın posterleri dikkat çekiyor. Kahire'deki ABD Büyükelçisi’ne de gösteriler sırasında ağza alınmayacak küfürler ediliyor. İslamcıları protesto eden göstericiler, ABD’nin Müslüman Kardeşler örgütünün otoriter tavırlarına uzun süre sessiz kaldığı suçlamasını yöneltiyor. İslamcılar ise seçimle iş başına gelmiş olan devrik cumhurbaşkanı Mursi’den desteğini çektiği gerekçesiyle ABD’den nefret ediyor. Bu arada birçok Mısırlı da kendini komplo teorilerine kaptırmış durumda. Örneğin İslamcı Muhammed Hasan şu iddiaları dile getiriyor: “Bizde demokrasi işliyordu, ama askerler bunu istemedi. Mursi’nin devrilmesi için askerlere ABD ve Avrupa’dan çok yoğun baskı geldi, çünkü Mısır’da kendi çıkarları söz konusuydu.”

'Müslüman Kardeşler Suriyelilere para verdi'

Mısır’daki Suriyeli ve Filistinli mülteciler de yabancı düşmanlığından payını alıyor. Askerlerin ve güvenlik birimlerinin iddiasına göre Müslüman Kardeşler, Mursi karşıtı göstericilere ve askerlere ateş açmaları için Suriyeli mültecilere para veriyordu. Mısır’daki kamu ve özel medya kuruluşları da bu iddiaları gündeme getirerek Suriyeli ve Filistinlilere karşı bir kışkırtma kampanyası başlattı.

Bu tür kışkırtıcı kampanyalar halk arasında da ilgi görüyor. Bazı Suriyelilerin Müslüman Kardeşler tarafından para ile satın alındıkları ve askerlere saldırdıkları yolundaki haberler, halkın gözünde Suriyelileri devletin bir numaralı düşmanı olarak görmelerine yol açıyor. Ülkelerindeki şiddet ortamından kaçarak Mısır'a sığınmış olan Suriyeli 27 yaşındaki Ahmed açısından bu, kötü bir gelişme: “Bu durumun bana da etkisi oluyor, çünkü daha önce olduğu gibi bu ülkede isteğim gibi özgürce dolaşamıyorum, özellikle de kent merkezine gidemiyorum. Bir kahvede otururken insanların Suriyeliler hakkında iyi şeyler konuşmadığını duyunca her seferinde üzülüyorum.”

Suriyelilere ve Filistinlilere vize zorunluluğu

Mülteciler açısından durum dramatik. Mursi döneminde Suriyeli ve Filistinli mülteciler vizeleri olmadan sorunsuz bir biçimde Mısır'a giriş yapabiliyordu. Ancak askerî yönetim altında durum tamamen değişti. Ülkedeki Suriye karşıtı atmosfer nedeniyle çok sayıda Suriyeli mülteci Mısır'daki evlerinden dışarı çıkamıyor, polis kontrolüne rastlamaktan ve iç savaşın hüküm sürdüğü Suriye'ye geri gönderilmekten endişe ediyorlar. Bu arada Suriyeli mülteciler için vize zorunluluğu da getirildi. Suriye vatandaşı Ahmed, sığınma başvurusu yapmak isteyen Suriyeli mültecilere getirilen vize yükümlülüğü nedeniyle Mısır'a giriş yapmanın çok zorlaştığına dikkat çekiyor: “Mısır makamları daha havalimanında iki uçak dolusu yolcuyu ülkelerine geri gönderdi. Bu uçaklardan biri Şam'dan, diğeri Beyrut'tan geliyordu.”

Ägypten Pro Mursi Proteste 12.07.2013

Mısır'da Suriye ve Filistinlilere de tepki var

Sadece Suriyeliler değil, Filistinliler de şu sıralarda Mısır'da hoş karşılanmıyor. Mısır'a sığınan Filistinlilerin, Müslüman Kardeşlerin Filistin'deki uzantısı olarak görülen Hamas örgütü ile bağlantıları olduğu gibi genel bir yargı mevcut. Şu anda askerler tarafından bilinmeyen bir yerde tutulan devrik Cumhurbaşkanı Mursi'nin, 2011 yılındaki devrim sırasında Hamas'ın yardımı sayesinde cezaevinden kaçtığı iddiaları yaygın. Mısır'daki ordu destekli yeni yönetimin yabancı düşmanlığı stratejisiyle iki amaca hizmet ettiği olduğu söyleniyor: Bir yandan ülkeyi yabancı komploculardan kurtarmış gibi görünüyor, öte yandan örneğin 50 İslamcının vurulmasının sorumluluğunu Suriyeli ve Filistinlerin üzerine yıkarak, kendi uyguladığı şiddeti gözlerden uzak tutmuş oluyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Matthias Sailer / Çelik Akpınar

Editör: Hülya Schenk

Reklam