Mısır terör listesine medya kuruluşlarını da eklemek istiyor | DÜNYA | DW | 27.01.2020
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

DÜNYA

Mısır terör listesine medya kuruluşlarını da eklemek istiyor

Mısır'da terörle mücadele yasasının kapsamı genişletilmek isteniyor. Buna göre Müslüman Kardeşler örgütüne destek veren medya kuruluşlarının da terör listesine alınması planlanıyor.

Mısır parlamentosunda yeni yasa tasarısıyla ilgili tartışmalar devam ediyor

Mısır parlamentosunda yeni yasa tasarısıyla ilgili tartışmalar devam ediyor

Mısır parlamentosunda ülkedeki terörle mücadele yasasının sertleştirilmesi tartışılıyor. Hazırlanan yeni yasa tasarısıyla hükümetin terör grupları ya da terörü finanse eden gruplara yönelik hukuki tanımlamayı genişletmek istediği belirtiliyor.

Mısır gazetesi El Ahram'ın haberine göre, 2015 yılında kabul edilen yasada yer alan terör grubu listesine eklemeler yapılması da planlanıyor. Habere göre, bu listeye Müslüman Kardeşler'e ait olan ve Katar ile Türkiye'den faaliyet gösteren televizyon kanallarının da alınması görüşülüyor.

Haberde, şiddete çağrı yapan radyo kanalları ve sosyal medya kullanıcılarının da söz konusu terör grupları listesine alınacakları iddia edilddi.

"Terörist" olarak sınıflandırılanlara yaptırımlar

Terörle mücadele yasası kapsamında listede "terörist" olarak sınıflandırılacak kişilerin, devlet yardımlarının da kesilmesi öngörülüyor. Örneğin söz konusu kişiler gıda yardımı alıyorsa, yasa uyarınca bu yardımlar kesilecek.

Ayrıca söz konusu listeye girecek kişilerin pasaportlarının geri alınması, kamudaki görevlerinin sonlandırıması ve siyaset içinde yer almalarının engellenmesi de öngörülüyor. Yine bu listeye girecek kişilerin mal varlıklarının da dondurulacağına yer verildi.

AA'ya baskın düzenlenmişti

Mısır'da Ocak ayı ortasında Anadolu Ajansı'nın Kahire bürosuna baskın düzenlenmişti. Ajansın biri Türk üçü Mısır vatandaşı olan çalışanları gözaltına alınmıştı.

Mısır İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, baskın ve gözaltının gerekçesinin, söz konusu büronun "yalan" ve "olumsuz" bilgi yayması olduğunu belirtmişti. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise yazılı açıklamasında olayı kınamış ve büro çalışanlarının serbest bırakılmalarını istemişti.

DW,KNA/GA,HS

© Deutsche Welle Türkçe

 

Reklam