Libya′da bölünme tehlikesi | DÜNYA | DW | 18.11.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Libya'da bölünme tehlikesi

Libya giderek daha büyük bir kaosa sürükleniyor. Bazı uzmanlar, ülkenin bölünmesinin kaçınılmaz olduğu görüşünde.

Libya, Muammer Kaddafi’nin devrildiği 2011 yılından bu yana bir türlü istikrara kavuşamadı. Ülkede güvenlik kontrol altına alınamıyor, aşiretler arası savaş ve yerel çatışmalar devam ediyor. Birçok kent, milisler tarafından kontrol ediliyor. Hâlâ birçok petrol tesisi, tek taraflı özerklik ilan eden gruplar tarafından işgal altında tutuluyor, devlet milyarlarca euro zarara uğruyor.

Başbakan Ali Zeydan kargaşanın büyümesi halinde uluslararası işgal kuvvetlerinin ülkeye girebileceği yönünde uyarıyor. Zeydan "Uluslararası toplum, Akdeniz’de şiddet, terör ve ölümün egemen olduğu hiçbir ülkeye müsamaha göstermez" diye konuştu.

Uluslararası toplum çaresiz

Ancak Libya'da dinmeyen gerginlik karşısında uluslararası toplumun büyük ölçüde eli kolu bağlı. Ülkedeki sorunlar AB’yi doğrudan etkiliyor. Zira Afrika’dan Avrupa'ya gelen mülteciler Libya'yı bir sıçrama tahtası olarak kullanıyor. Radikal güçler ve teröristler ise hiçbir engelle karşılaşmadan ülkede rahatça hareket edebiliyor. Ayrıca enerji hammaddesi üretiminin durması da Avrupa’nın enerji ihtiyacının karşılanmasını tehlikeye sokuyor.

Merkezi Paris’de bulunan Araştırma Enstitüsü CERI’den siyaset bilimi uzmanı Luis Martinez, AB’nin Libya'daki etkisinin sınırlı olmasını şöyle izah ediyor: "Libya, Avrupa-Akdeniz politikasında Avrupa’nın ortağı değildi. O nedenle Avrupa’nın, yakın ilişkisi olduğu bir ülkeye çabucak yardımı dokunacak birikimi, uzmanları ve izin verilen araçları bu ülkede bulunmuyordu."

Ancak zaman içinde AB ülkeleri, Libya’ya birçok yardım projesi başlattı. Almanya Dışişleri Bakanlığının verilerine göre sadece Almanya, ülkenin istikrara kavuşması için 2011 yılından bu yana 25 milyon euro’luk kaynak ayırdı. Yine Avrupa Dış İlişkiler Servisi’nin verilerine göre AB, yönetim ve demokratik yapılanmanın kurulması için 30 milyon euro’luk teşvikte bulunuyor. Ayrıca AB polisinin, Libya hudut muhafızlarını eğitmesi öngörülüyor.

Cambridge Üniversitesi’nden Libya uzmanı Jason Pack, Libya’da özellikle yönetim birimlerinin eğitime ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Pack "En küçük yardım bile önemli. Avrupa ve ABD’nin, Bulgaristan’da yürütülen, Libya polisi ve askeri için öngördüğü eğitim misyonu, çok faydalı. Ancak etkisini en erken bir yıl içerisinde göreceğiz. Eğitimin yerinde verilmesi çok önemli, zira Libyalıların yeterince parası ve kaynağı mevcut ve bazı alanlarda da işini iyi bilen görevliler var. Ama bakanlıkları yönetemiyor ve petrol tesislerindeki güvenlik görevlerinin maaşlarını zamanında ödemeyi beceremiyorlar. Petrol tesislerini işgal edenlerle pazarlık konusunda hiçbir stratejileri bulunmuyor. O nedenle bazı kurumların daha iyi iş görmesi ve ulusal barışın sağlanması için ülkeye bürokrasi alıştırması yaptırılması çok faydalı olabilir" dye konuşuyor.

Merkezi hükümete getirilen eleştiriler

Pack, Libya’daki merkezi hükümeti, yapısal yardım ve yetkileri kullanmasını beceremediği gerekçesi ile eleştiriyor ve o nedenle Trablus hükümetinin daha fazla desteklemesinin bir anlamı olmadığını düşünüyor. Uzman Pack’a göre Libya'da daha ziyade yerel yönetimler ve sivil gruplar desteklenmeli. Pack, bu sayede yerel yönetim ve güvenlik yapılanmasının oluşturulabileceğini düşünüyor.

Gelecekte merkezi hükümet ile bölgesel yönetimlerin ne kadar yetkiye sahip olacağı belirsizliğini koruyor. Ülkenin doğusundaki Sirenayka bölgesinde yaşanlar, daha fazla özerklik istiyor. Kaddafi’nin merkezi yönetimi dayattığı diğer bölgelerde de merkezi yapılanmaya karşı isyanlar artıyor. Uluslararası Kriz Grubu’nun Libya uzmanı Claudia Gazzani, BM ve birçok ülkenin yaptığı gibi, ülkede ulusal diyalogun daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyor.

"Toprak bütünlüğü tehlikede"

Ancak siyaset bilimci Luis Martinez, Libya’nın toprak bütünlüğünün korunmasının çok zor olduğunu görüşünde. Martinez "20’inci yüzyılın başında Libya’yı İtalya biçimlendirdi. Ülkede hiçbir zaman kuvvetli ulusal birlik olmadı. Kaddafi rejiminin devrilmesinin ardından bugün, Sirenayka gibi bazı bölgeler ülkeden ayrılmak değilse de daha fazla bağımsızlık talep ediyor. Bence bu gelişmeye karşı koymaktansa, Libya’nın barışçıl bir biçimde otoriter merkezi yönetimden federal yapılanmaya geçmesine yardımcı olunmalı" dye konuşuyor.

Parisli bilim adamı aksi takdirde ülkeyi savaş tehlikesinin beklediğini söylüyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Andreas Gorzewski / Başak Demir

Editör: Ahmet Günaltay

Reklam