Kuzey Kore′nin belgelere yansımayan bilimsel çalışmaları | YAŞAM | DW | 09.03.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Kuzey Kore'nin belgelere yansımayan bilimsel çalışmaları

Siyasi olarak izole durumdaki Kuzey Kore'de bilim insanları, izin alma zorunluluğu ve veri erişimi sıkıntısı altında çalışıyor. Dışa açılmaya başlasalar da henüz diğer ülkelerle işbirliğinin önünde pek çok engel var.

2004 yılı temmuz ayında Richard Stone ilk kez Kuzey Kore'ye gitti. O zamanlar Science dergisinin editörüydü ve ABD vatandaşı bir gazeteci olarak vize alması çok zordu. Ancak şanslıydı. Stone, Kuzey Kore'nin Rusya'daki büyükelçiliğinde Kuzey Kore'nin bilim ataşesi ile tanışmış ve ülkeye resmi olarak davet edilmişti.

Stone, Kuzey Kore’deki çalışmalarını "Araştırmacılar bir tür balonun içinde çalıştı" sözleriyle tanımlıyor ve ekliyor: "Konferanslara katılamadılar, Kuzey Koreliler hariç diğer bilim insanlarıyla hiçbir şekilde görüşemediler. Ve Kuzey Kore’nin bilimsel literatürü temel olarak 1991'den önceki batılı dergilerin fotokopilerinden ibaretti."

Ancak Stone Kuzey Kore’de, nükleer silah araştırmalarının dışında farklı bazı bilimsel projeler de gördüğünü belirtiyor. Kuzey Koreliler, muhtemelen, tavşan klonlama işlemini oldukça erken başardılar. Stone, "Bana tavşanları gösterdiler ve doğrusunu söylemek gerekirse orijinallerine benziyorlardı. Ama elbette, sonuçları profesyonel dergilerde yayınlamamışlardı. Bu yüzden sadece söylediklerine inanmak zorunda kaldım." diye konuşuyor.

Kuzey Kore bilimde dışa açılıyor

Amerikalı editör Stone, bilimsel olarak, Kuzey Kore'nin geçmiş yıllara oranla daha az izole olduğu görüşünde. Stone, "2004'ten beri birkaç kez orada bulundum" diyor ve Kuzey Kore'deki araştırma topluluğunun dünyaya açıldığını gördüğünü sözlerine ekliyor.

Kuzey Koreli araştırmacıların artık bilimsel literatüre daha çok erişimi olduğunu ve işbirliğine dayanan bilimsel çalışmaların ülke çapında artık daha tanınır hale geldiğini söyleyen Stone, uluslararası alanda Kuzey Kore ile yapılan bilimsel işbirliğinin de arttığını belirtiyor.

Kuzey ve Güney Koreli bilim insanları engellere takılıyor

Şubat ayında Amerikan Bilim İlerleme Derneği toplantısında, Kuzey Kore'nin kurduğu bilimsel işbirliklerine yönelik Güney Kore Bilim Konseyi tarafından bir oturum düzenlendi. Güney Koreli bilim insanları oturumda, "bilimin iki ülke arasında güvenin yeniden tesis edilmesi için önemli" olduğunu belirtti ancak oturumda ne izleyici ne de katılımcı olarak Kuzey Kore'den biri yer almadı. Çünkü Kuzey Koreliler’in ABD'ye girmesine yönelik zorluklar sürüyor.

Ancak Kore yarımadasının bilim insanları ortak projeler hayata geçirmek istiyor. Daejeon'daki Güney Kore Astronomi ve Uzay Bilimleri Enstitüsü'nden Hong-Jin Yang, iddialı bir proje plan sunuyor: Güney ve Kuzey Kore tarafından yürütülecek ve Kuzey Kore topraklarında kurulacak ortak bir gözlemevi.

Bu ortak gözlemevinin Çin sınırında bulunan yaklaşık 2 bin 700 metrelik Paektu Yanardağı'na inşa edilmesi planlanıyor. Yang, "Kore yarımadasındaki en yüksek ve en karanlık dağ ve de çok iyi bir görüş sahasına sahip." diyor.

Projenin hayata geçirilebilmesi ihtimal dışında bulunmuyor. 2012 yılında Kuzey Kore, Paris'te bulunan ve bir gökbilimciler derneği olan Uluslararası Astronomi Birliği'ne (İAU) tekrar katıldı. Ülke 1996'da İAU'dan üyelik aidatını ödemediği için atılmıştı.

Bilim insanlarının doğrudan iletişimi yasak

Ancak Güney Koreli bilim insanı Hong-Jin Yang ve Kuzey Koreli meslektaşları ortak bir gözlemevi planlasalar bile, hiçbir şekilde bir iletişimde bulunmadılar. Bunun nedeni ise Güney Koreliler'in doğrudan Kuzey Kore ile iletişim kurmasının yasak olması.

Yang, "Güney Kore Birleşme Bakanlığı aracılığı ile iletişim kurmak zorundayız. Bakanlık mesajımızı Kuzey Kore'ye iletecek. Bu nedenle iletişim kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleşmiyor." diye konuşuyor.

Paektu Yanardağı

Paektu Yanardağı

Stone ise kendi yaşadığı zorlukları da anlatıyor. ABD'den e-posta yoluyla Kuzey Koreli araştırmacılarla iletişim kurabilse de, tüm kurum için yalnızca grup e-posta hesapları olduğunu söyleyen Stone ayrıca, e-postaya cevabın bir gecede gelmediğini de sözlerine ekliyor.

Her şey için izin alınmak zorunda

Kuzey Kore'de araştırma yapmanın önündeki en büyük engellerden birinin de ülkede neredeyse hiç internet erişimi bulunmaması olduğunu söyleyen Stone, bunun diğer bilim insanları ile veri alışverişini zorlaştırdığına dikkat çekiyor.

Ülkeye yönelik yaptırımlar nedeniyle, bir araştırma heyeti, özellikle de ABD dahil olduğunda, birçok hazırlığa ihtiyaç duyuyor. Stone, "ABD hükümetini projenin önemli olduğuna ve ulusal çıkarları ihlal etmediğine ikna etmeniz gerekiyor" diyor.

Ayrıca, araştırmacıların dizüstü bilgisayarlardan USB’lere kadar ülkeye sokmak istedikleri her şey için kendi ülkelerinden izin almaları gerekiyor. Stone ve diğerleri önümüzdeki yaza planladıkları volkan anketleri için hala izin bekliyorlar.

Kuzey Kore’nin aktif volkanı

Paektu Yanardağı sadece bu gözlemevi için tercih edilen bir yer değil, aynı zamanda aktif bir volkan. Binyıl patlaması olarak bilinen 946'daki patlama Stone'a göre, "son 10 bin yıldaki en büyük üç volkanik patlamadan biri."

Stone, bir diğer büyük patlamanın yalnızca Çin'i değil, Güney Kore'yi ve hatta Japonya'yı da etkileyeceğini söylüyor: "Volkan çok az araştırıldı. Volkanın neden var olduğunu bile bilmiyoruz, çünkü birçok büyük volkanın olduğu Pasifik Ateş Çemberi'nde değil."

Kuzey Kore'nin talebi üzerine Stone, 2011 yılında ilk kez İngiliz volkanologları ve sismologlarını ülkeye getirdi. İlerleyen yıllarda, yanardağın içindeki magma odalarının haritasını çıkarmak için birkaç sismometre yerleştirdiler. Stone, "Kuzey Koreli bilim insanları ile birlikte sonuçları yayınladık." diyor.

Stone, bu tür ortak projelerin yalnızca gerçek işbirliği ile yapılabildiğini ve Batılı araştırmacıların bu çalışmaları tamamen kendi başlarına yürütmeyeceğine dikkat çekiyor.

Stone, Kuzey Kore’ye uygulanan yaptırımların gevşetilmesi durumunda bölgede yapılacak bilimsel çalışmaların da daha kolay gerçekleştirileceğini düşündüğünü sözlerine ekliyor.

Brigitte Osterath

© Deutsche Welle Türkçe

 

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam