″Kumpas davası″nın ilk duruşması yapıldı | Türkiye | DW | 22.06.2020

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

"Kumpas davası"nın ilk duruşması yapıldı

Gülen Cemaati’nin MİT’e yönelik düzenlediği öne sürülen "kumpas davası" mahkemede görülmeye başlandı. MİT avukatının talebiyle basına kapalı yapılan duruşma ile ilgili ayrıca yayın yasağı getirildi.

Arşiv - Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları‘nın karşısındaki mahkeme binası

Arşiv - Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları‘nın karşısındaki mahkeme binası

Fethullah Gülen Cemaati'nin, Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) "kumpas" düzenlediği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları‘nın karşısındaki duruşma salonlarında görülmeye başlandı. Fethullah Gülen'in de sanıklar arasında yer aldığı 14'ü tutuklu 15'i firari 34 sanıklı davanın ilk duruşmasına altı tutuklu sanık getirilirken, beş tutuklu sanık Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Duruşmanın basına kapalı yapılması talebi

Duruşmada müşteki olarak Milli İstihbarat Teşkilatı'nı temsilen Hazine Bakanlığı'ndan bir avukat katılırken, ayrıca çok sayıda sanık avukatı yer aldı. Mahkeme, MİT'i temsil eden avukatın, duruşmanın basına kapalı yapılmasına dair yazılı dilekçesini ve Cumhuriyet savcısınına "milli güvenliği tehlikeye düşürecek hususların ortaya çıkma ihtimali" nedeniyle duruşmanın kapalı yapılması talebini kabul etti. Bunun üzerine taraflar dışında herkes salondan çıkarıldı.

154 sayfalık iddianame

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 154 sayfalık iddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 61. Türk Hükümeti, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve 4 MİT mensubu mağdur olarak yer aldı. İddianamede 14'ü tutuklu, 15'i firari 34 sanık hakkında "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" veya "Silahlı terör örgütüne üye olma", "Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme", "Gizliliğin ihlali" ve "Nitelikli resmi belgede sahtecilik" suçlarından birer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 26 yıl ile 53 yıl arasında hapis cezalarına çarptırılmaları talep ediliyor.

Ne olmuştu?

7 Şubat 2012 tarihinde, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Gülen Cemaati üyesi olduğu öne sürülen Özel Yetkili Savcı Sadrettin Sarıkaya tarafından KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağrılmış, ancak Fidan dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da direktifi doğrultusunda bu daveti kabul etmemişti.

DHA / ET,HT

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler