Kerimov′un hastalığı spekülasyonlara neden oluyor | DÜNYA | DW | 30.08.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Kerimov'un hastalığı spekülasyonlara neden oluyor

Orta Asya cumhuriyetlerinden Özbekistan'da 25 yıldan bu yana yönetimi elinde bulunduran Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un yoğun bakımda olduğunun ortaya çıkması ülkenin geleceği hakkında spekülasyonlara neden oldu.

Özbekistan perşembe günü doğum gününü kutlayacak. Orta Asya cumhuriyeti ülke bundan tam 25 yıl önce Sovyetler Birliği'nden ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. Ne var ki Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, bu sene cumhuriyetin kuruluş yıldönümüne katılamayacak. Hükümet çevrelerinden yapılan açıklamada, Kerimov'un rahatsız olduğu ve hastanede tedavi altına alındığı açıklandı. Kerimov'un hastalığının ne olduğu konusunda ise bilgi verilmedi. Bazı yabancı medya organlarında, Cumhurbaşkanı'nın hafta sonu felç geçirdiği yönünde haberlerin yer alması üzerine sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Kerimov'un küçük kızı Lola Kerimov-Tilyayeva bu haberleri doğruladı. Kerimov-Tilyayeva, babasının beyin kanaması geçirdiğini ve yoğun bakıma alındığını duyurdu.

Özbekistan gibi bir ülkede normalde 78 yaşında cumhurbaşkanının sağlık durumu hakkında dışarıya fazla bilgi sızmaz. Bu nedenle gözlemcilere göre, Kerimov'un yoğun bakımda olduğunun teyit edilmiş olması, durumunun ciddiyetinin bir göstergesi. Hammadde bakımından zengin 31 milyon nüfuslu Müslüman ülkede iktidar mücadelesinin başlamasının an meselesi olduğuna dikkat çekiliyor.

Uwe Halbach

Uwe Halbach

"Otokrat yönetim biçimi"

Kerimov, Özbekistan'da 1989 yılından bu yana yönetimi elinde bulunduruyor. Bağımsızlığın ilanından bu yana ülkenin tek lideri olan Kerimov, 2015 yılında yapılan seçimlerde yüzde 90'ın üzerinde oy alarak bir kez daha bu göreve seçilmişti. Uluslararası gözlemciler, seçim öncesi gerçek bir rekabet ortamı bulunmadığı eleştirisinde bulunmuştu. Berlin Bilim ve Politika Vakfı'ndan (SWP) Uwe Halbach, DW'ye verdiği mülakatta, Kerimov'un "Post-Sovyet bölgesindeki en otokrat-devlet başkanı" olduğunu dile getirdi. Ülkede kuvvetler ayrılığı, demokratik kontrol mekanizmaları ve muhalefetin olmadığına dikkat çeken uzman, Özbekistan'ın "Rusya'dan daha kapsamlı bir devlet başkanlığı hakimiyeti" altında bulunduğunu belirtti.

Ancak Kerimov'un halefinin kim olacağı belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, olası iç siyasi çalkantılara karşı uyarıda bulunuyor. Kerimov'un halefinin tamamen kural dışı bir yöntemle mi belirleneceği, yoksa dışarıya karşı göstermelik de olsa bir prosedür çerçevesinde mi seçileceği merak konusu oluyor. Yabancı medya organlarında, Kerimov'un hastalığının sonuçları hakkında spekülasyonlar yapılıyor.

Uzman Uwe Halbach, Kerimov'un görevini sürdürememesi halinde ülkede Azerbaycan'daki gibi yönetimin aile içinde el değiştireceğine ihtimal vermiyor. Kerimov'un büyük kızı Gülnara, tartışmalı ekonomik faaliyetleri ve iktidar hırsı nedeniyle ülkede fazla sevilen bir isim değil. Berlinli uzman Halbach, Kerimov'un halefinin yakın siyasi çevresinden biri isim olabileceğini belirterek, Başbakan Şevket Mirziyoyev'in ismini gündeme getiriyor.

Rusya ve Çin güçlü aktörler

Özbekistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana Kerimov Doğu ile Batı arasında gel-gitli bir siyaset izliyor. Halbach, "Kerimov tarafsız bir dış politika izledi" değerlendirmesinde bulunuyor. Bunun Rusya tarafından desteklenen bölgesel örgütler için de geçerli olduğunu belirten uzman, 2012 yılında Özbekistan'ın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nden (KGAÖ) ayrılmasına dikkat çekiyor. Uzman, Moskova'nın Taşkent'i eski Sovyet cumhuriyetlerinin oluşturduğu Avrasya birliğinde tutmaya gücünün yetmediğini belirtiyor.

Ancak gözlemciler, ülkede Rus etkisinin arttığı görüşünde. Kerimov, nisan ayında Moskova'ya gitmiş ve Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmüştü. Halihazırda Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi olan Özbekistan örgütün şu anda dönem başkanı; zirve de haziran ayında Taşkent'te yapılmıştı. Bu ittifakta söz sahibi ülkeler ise Rusya ve Çin. Halbach, her iki ülkenin de Özbekistan hususunda en güçlü dış aktörler olduğunu belirtiyor. Kerimov, haziran ayında Özbekistan'ın ortasından Fergana Vadisi'ne kadar uzanan stratejik öneme sahip bir demiryolu hattının açılışını yapmıştı, hat Çinli firmaların desteğiyle inşa edildi.

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier Özbekistan'ı son olarak bu yılın Mart ayında ziyaret etmişti

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier Özbekistan'ı son olarak bu yılın Mart ayında ziyaret etmişti

İslamcılarla mücadele

Öet yandan uzmanlar Batı'nın bölgeye fazla ilgisinin olmadığına dikkat çekiyor. Örneğin Almanya, 2015 yılında Özbekistan'ın Termes bölgesindeki hava üssünü kullanmayı bırakmıştı. Bu üs uzun yıllar boyunca Afganistan'daki birliklerin ihtiyaçlarının tedariğinde kullanılmıştı. ABD ise Özbekistan'daki askeri varlığını resmi olarak bundan 10 yıl önce sona erdirdi. ABD buna 2005 yılında Andican kentinde çıkan olayları gerekçe göstermişti. Olaylarda, hükümet güçlerinin müdahalesi sonucu 180 kişi hayatını kaybetmişti.

Ancak Washington, bölgedeki nüfuzunu tamamen kaybetmek istemiyor. ABD geçen yıl, 300 zırhlı aracı terörle mücadeleye destek olmaları amacıyla Özbekistan'a gönderdi. IŞİD'e bağlılığını ilan eden Özbekistan İslami Hareketi eylemlerini Afganistan'dan yönetiyor. Uzman Halbach İslamcıların ülkede fazla etkisinin olmadığı görüşünde. SWP uzmanı, Kerimov'un İslamcıları etkisizleştirdiğini belirtiyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Roman Goncharenko

Önerdiğimiz linkler

Reklam