″Kanal İstanbul’un Montrö ile gündeme getirilmesi manidar″ | TÜRKİYE | DW | 20.04.2021
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

"Kanal İstanbul’un Montrö ile gündeme getirilmesi manidar"

Yakın zamanda yapımına başlanması planlanan Kanal İstanbul’la ilgili tartışmalar sürüyor. Gazetecilerle bir araya gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, projeyle ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.

2011'den bu yana çalışmaları süren ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "çılgın proje" olarak nitelendirdiği Kanal İstanbul projesiyle ilgili tartışmalar sürüyor.

Haziran ayında yapımına başlanması planlanan Kanal İstanbul’la ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, "İmar planlarını onayladıklarını ve askıya çıkardıklarını" açıklamıştı.

Uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye’deki temsilcileriyle bir araya gelen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesiyle ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.

Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul ve Montrö ile ilgili tartışmalara da değindi.

"Devlet projesi değil, seçim projesi"

Kanal İstanbul Projesi'nin, Küçükçekmece Gölü’nden başlayıp Sazlıdere Barajı ve Terkos doğusunu takip eden bir hat üzerinde yapılması planlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan’da yaptığı bir açıklamada, Kanal İstanbul’un ihale sürecine dair bir soru üzerine kanal üzerindeki köprülerin projelendirme işlemlerinin yapılacağını ve Haziran ayında ilk köprünün adımını atacaklarını söylemişti.

Erdoğan, "Şu an itibarıyla da Ulaştırma Bakanlığımız, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız süratle adımı atıp ve sahiplendirme, sahiplendirmeyle de birlikte bu adımı atıp temeli atacağız ve bu temelle birlikte de ilk köprünün yapımına başlayacağız. Çünkü bu köprülerle birlikte bir defa kanalın her iki yanından sürecin başlaması önem arz ediyor, bunları devam ettireceğiz" demişti.

İmamoğlu, hükümetin Kanal İstanbul’la ilgili ısrarının nedeniyle ilgili bir soruya, "Israr edilmesinin sebebi, buradan birilerinin para kazanmasıdır" dedi. Projeyi "emlak projesi" olarak tanımlayan İmamoğlu, "Bu bir devlet projesi değildir. Seçim projesidir" dedi.

Projeye "beton kanal" dediklerini ifade eden İmamoğlu, projenin maliyetiyle ilgili de açıklamalar yaptı.

Kanal İstanbul’un maliyeti

İletişim Başkanlığı’nın Kanal İstanbul’la ilgili bilgileri paylaştığı internet sitesindeki rakamlara göre, projenin inşaat maliyeti 75 milyar TL olarak öngörülüyor.

Projenin toplam maliyetiyle ilgili "80 milyar dolar desem yanılmış olmam" diyen Ekrem İmamoğlu, kanalla birlikte içme suyu ve kanalizasyon hatlarının değişeceğine, yeni arıtmalara ihtiyaç duyulacağına vurgu yaptı; sadece yapılacak olan kanal nedeniyle İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) yapması gereken yatırımın "35 milyar TL’ye kadar varacağını öngördüklerini" belirtti.

İSKİ’nin mevcut yıllık yatırımlarının "3,5 milyar civarında" olduğuna değinen İmamoğlu, bu nedenle İSKİ’nin başka bir yatırım yapmadan "10 yıl boyunca sadece Kanalla ilgili yatırım yapması" gerekeceğini söyledi.

Türkiye’deki son ekonomik gelişmelere de değinen İmamoğlu, projenin finansmanıyla ilgili soruları da yanıtladı.

"Kısa çalışma ödeneğini bile iptal eden bir hükümetin bir projeye yüz milyarlarca lira aktarabileceğini aklım almıyor" ifadelerini kullanan İmamoğlu, "Başka bir kaynağı varsa ülkemizin bunu bilmek isteriz. Başka bir niyet varsa, başka bir hazırlık varsa an ve an süreci takip ediyoruz. Onlar ne kadar inatla bu işi yapacağız diyorsa, biz de toplum lehine inatla o kaynağı nereden bulacaklar, nasıl yapacaklar her yolu takip etmekte ısrarcıyız" dedi.

"Küresel ve yerli sermayenin bu işe gireceğini veyahut da konsorsiyum olarak sadece Türkiye’den bu işi yürüteceklerin olabileceğini" belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "dış kredi veya tamamıyla içeriden bu işi yapmak suretiyle adımı atmanın da söz konusu olabileceğini" ifade etmişti.

"Montrö ile gündeme gelmesi manidar"

Kanal İstanbul projesiyle birlikte boğazlardan geçiş rejimini düzenleyen Montrö Boğazlar Sözleşmesi de gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmalarda, Kanal İstanbul’un, Türkiye’nin boğazlardaki egemenlik haklarını güçlendirecek bir proje olduğunu vurguluyor.

Kanal’a karşı çıkanlar, "Montrö’nün baypas edileceği" endişelerini dile getiriyor, bunun da ileride sorunlara yol açabileceğini söylüyor.

İBB Başkanı İmamoğlu, "Montrö tartışmasını kanalla eşleştirip gündeme en üst seviyede köpürterek getirilmesini manidar buluyorum" dedi.

İmamoğlu’na, proje alanı içerisindeki vatandaşların ve tarım arazilerinin durumu da soruldu.

"Alan içerisinde tahribat gören, sıkıntı yaşayan köylüleri takip ettiklerini" belirten İmamoğlu, "Tarımlarına devam etmeleri için destek oluyoruz. Vatandaş tarım alanını iyi bir fiyata sattığını düşündü ve sattı. 40 milyon metrekareyi aşıyor. O vatandaşların aldıkları fiyatlardan o arazileri tarım arazisi olarak geri almaya İBB olarak hazırız. Kapımızı kim çalarsa yine o tarım arazilerini onlardan geri almaya talibiz. Şimdi satmazlarsa ileride orayı yine tarım alanı olarak kullanacaklarını ben onlara taahhüt ediyorum" diye konuştu.

Adnan Ağaç

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler