Kalkınmada yeni strateji | DÜNYA | DW | 25.03.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

DÜNYA

Kalkınmada yeni strateji

2030 yılına kadar dünyada açlık ve aşırı yoksulluğu sona erdirmeyi hedefleyen BM, sürdürülebilir kalkınma için yeni bir stratejiye bel bağlıyor.

Ses dosyasını dinle 03:05

'Sosyal eşitlik' kilit önem taşıyor

BM, 2030 yılına kadar dünyada açlık ve aşırı yoksulluğu sona erdirmeyi hedefliyor. ‘2015 sonrası gündemi’ adı verilen hedefler, kalkınma için küresel ortaklık düşüncesi üzerine kurulu. Buna göre ekonomik ve sosyal kalkınmanın çevre ve doğa ile uyum içinde ve sürdürülebilir olması gerekiyor. Bu kalkınma modelinin uzun vadede barış ve güvenliği güvenceye alması hedefleniyor.

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un 2015 sonrası kalkınma planlamasındaki özel danışmanı Amina Muhammed yeni kalkınma konseptini şöyle açıklıyor: “Kalkınma konusundaki yeni paradigma değişimine ayak uydurmak öncelik taşıyor. Artık kuzey ve güney arasındaki eski ilişki modeli ya da sadece dar kapsamda yoksulluğa odaklanma söz konusu değil. Artık küresel bir gündemden, yoksulluğu sona erdirmede yeni yollar açacak sürdürülebilir kalkınmadan söz ediyoruz.”

Sosyal eşitlik

Gerek sanayi ülkeleri ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki, gerekse ülkelerin kendi içindeki sosyal eşitsizliklerin sona erdirilmesi, yeni stratejide kilit önem taşıyor. BM’nin bu amaç doğrultusunda hazırladığı hedefler kataloğunun 2015 yılı eylül ayında oylanması planlanıyor. Tüm siyasî kararların sürdürülebilirlik ilkesi uyarınca alınması ve ekonomik büyümenin istihdamda artış şartına bağlanması hedefleniyor. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri üzerinde çalışan uluslararası çalışma grubu, elde ettiği sonuçları bu yıl eylül ayında açıklayacak.

Bolivya Planlama ve Kalkınma Bakanı Viviana Caro, bu çalışmalarda milenyum hedeflerindeki eksikliklerin de giderilmesi gerektiği görüşünde: “Kuzey ülkelerinin kalkınma konsepti sürdürülebilirlik ile kalkınmanın doğal kaynaklar ve çevreyle uyumlu olması düşüncesini ihmal ediyor. Tek konu, ekonomik göstergeler… İklim koruma konusunda sanayi ülkeleri kalkınmakta olan ülkelere borçlu. Bu konuda sadece ilkelerin tanımlanması değil, BM tarafından denetlenebilecek açık kurallar getirilmesi gerekiyor.”

Latin ülkelerin girişimi

Kalkınmakta olan, kalkınmanın eşiğindeki ve sanayileşmiş ülkeler için aynı şekilde geçerli olan sürdürülebilir küresel kalkınma hedefleri talebi, iki yıl önce Rio zirvesinde Kolombiya ve Guatemala gibi Latin Amerika ülkelerinden gelmiş, Ekvador ve Bolivya da bu girişimi desteklemişti. Bu ülkeler, iyi bir yaşamın sadece ekonomik refah anlamına gelmediğini, kültürel ve sosyal değerlerin korunması ve doğaya saygının da önemli rol oynaması gerektiği görüşünde.

BM Ekonomi ve Sosyal Konseyi ECOSOC’un başkanı Avusturyalı diplomat Martin Sajdik, yeni kalkınma stratejisi ve dünyadaki kuzey-güney ayrımına son verilmesi hedefi doğrultusunda kalkınmanın eşiğindeki ve kalkınmakta olan ülkelere de daha fazla görev düşeceğine dikkat çekiyor.

Sajdik, “O zaman kalkınma politikaları için para hep gelişmiş ülke bütçelerinden gelmeyecek. Gelişmiş ülkeler paranın gelişmekte olan ülkelerden çıkmamasına yardım edebilir… Bu ülkelerden yasadışı para transferleri konusunda da aynayı yüzümüze tutmamız gerekiyor. Ülke içinde yaratılmış paranın o ülkeye yarar sağlaması gerekiyor. Bu ülkelerin elitleri paralarını yurtdışındaki güvenli malî limanlara çıkaramamalı” diyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Mirjam Gehrke, BK

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam