Kırım Tatarları korku içinde | DÜNYA | DW | 10.12.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Kırım Tatarları korku içinde

Kırım’da kaçırma vakaları giderek artıyor. Kaybolan Tatarların yakınları bu olaylardan Rus polisini sorumlu tutuyor. Mücadele için kendi insan hakları örgütlerini kuruyorlar.

Ne yiyor? Saçlarını kestirebildi mi? Ve en önemlisi hâlâ yaşıyor mu? Tatar köyü Sary-Su sakinlerinden Abdurraşid Çeparov, 18 yaşındaki oğlu İslam ortadan kaybolduğundan beri her gün bu soruları soruyor. Çeparov, oğlunun doktor olmak istediğini söylüyor. İslam, 27 Eylül'de dul kız kardeşinin tek başına yetiştirmeye çalıştığı beş yeğenini ziyaret etmek için yola çıkmış. Normalde her gün ziyaret ediyormuş. Ancak o gün 25 yaşındaki kuzeni Cevdet ile birlikte evden ayrılmış.

Çeparov, “Akşam geç vakitte, evin önünde bir otomobil durdu ve kornaya bastı. Bir komşu kadındı. Cevdet ve İslam'ın tanımadığı bir araca zorla sokulduğunu görmüş“ dedi. Görgü tanığı aracın Kırım plakası olduğunu, araçtan inenlerin üstünde de üniforma bulunduğunu söylemiş.

Çeparov hemen polise gitmiş. “Normalde tüm yolları kapatabilirler. Kırım'dan çok fazla uzaklaşamaz” diyen Çeparov'a göre, polis bunu yapmamış. Dolayısıyla olayın arkasında Rus polisinin olduğunu düşünüyor. Çeparov, kendini soruşturma sürecinde kurbandan ziyade sanık olarak hissetmiş.

‘Türkiye'ye gitmek için yola çıktılar'

Bu olay, Abdurraşid Çeparov'un ailesinde yaşanan ilk talihsiz olay değil. 2 yıldan uzun bir süredir büyük oğlu Abdullah'ın da kayıp olduğunu söylüyor. Abdullah önce, Cevdet ile birlikte para kazanmak için Türkiye'ye gitmek istemiş. Ancak Suriye'de çatışma bölgesine girmişler. Cevdet dönse de Abdullah dönmemiş. Gençlerin neden Suriye'de olduğu konusunda ise ailede kimse konuşmak istemiyor. Belki de yanıtı bilmiyorlar. Büyük ihtimalle Özgür Suriye Ordusu safında savaşmış olabilecekleri belirtiliyor.

Bodrum katlarında işkence

Rus İnsan Hakları savunucusu Aleksander Çerkasov, "Bugün Kırım'da neler olduğunu bilmiyoruz. Ancak Kuzey Kafkasya'da durumun nasıl göründüğünü biliyoruz” diyor. Çerkasov, “Orada insanlar günlerce, İslamcı yapılanmaları açıklamaları için bodrumlarda tutulup, işkence ediliyor. Daha sonra çoğunlukla öldürülüyorlar. Bazıları çok ender olarak hayatta kalmayı başarıyor” şeklinde konuşuyor.

Çerkasov'a göre, tüm bunların arkasında Rusya Federal Güvenlik Servisi FSB var. Çerkasov Kırım'ın ilhakından sonra radikalizmle mücadelede bu tür yöntemlerin orada da kullanıldığını olasılık dışı görmüyor.

Üç aktivist art arda kayboldu

2014 yılının bahar aylarından beri kayıp olan Seyran Zinetdinov'un ise daha başka bir hikâyesi var. Zinetdinov, Ukrayna Evi adlı bir sivil toplum örgütünün üyesiydi. Örgüt, aktivistleri arasında yer alan Leonid Korsch ve Timur Şeymardanov'un ortadan kayboluşunu araştırıyordu. İnsan Hakları İçin Kırım Alan Misyonu adlı Rus, Ukrayna ve Kırım'da aktif bir sivil toplum örgütüne göre, Zinetdinov, Rusya yanlısı ayrılıkçıların kaçırma olayında rol olduğunu öğrenmişti.

Seyran, 30 Mayıs'ta Şeymardanov'un eşiyle görüşmek üzere evden ayrılmış. Annesi Elvira Zinetdinova, iki gün sonra oğlunun telefonunun yeniden ulaşılır olduğuna dair otomatik bir mesaj almış ancak arasa da ulaşamamış. Elvira Zinetdinova, “Bunun Kırım Tatarları ile bir alakası yok. Şeymardanov, yarı Tatar, Leonid ise Yahudi. Tüm bunlar Ukrayna Evi'nin araştırmaları nedeniyle oldu” diyor.

Abdurraşid Çeparov, diğer kaçırılan kurbanların aileleriyle birlikte “İnsan Hakları için Kontak Grubu”'nu kurmuş. Kaçırma olayları ve diğer suçlar hakkında bilgi topluyorlar. Tek umutları ise çocuklarının sağ salim geri dönmesi…

© Deutsche Welle Türkçe

Yulia Vishnevetskaya / Markian Ostaptschuk

Reklam