Köln saldırısı kurbanlarına destek | ALMANYA | DW | 07.10.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

ALMANYA

Köln saldırısı kurbanlarına destek

Münih’teki NSU davasında yakında Köln’de 2004 yılında yaşanan saldırılar ele alınacak. Köln’de açılan yeni bir danışma merkezinde kurbanlara psikolojik ya da diğer sorunlarda destek olunması hedefleniyor.

Köln'de Keup Caddesi… Tarih 9 Haziran 2004. Günlerden çarşamba ve hava güzel… Ancak saat 16:00 civarında daha çok Türk kökenli göçmenlerin yaşadığı cadde, meydana gelen patlamayla sarsılıyor. Bir kuaför dükkânının yanına bırakılan bisiklete yerleştirilen bombanın patlaması sonucu, 5‘i ağır olmak üzere 22 kişi yaralanıyor.

Dönemin İçişleri Bakanı Otto Schily, olay sonrası bunun bir terör saldırısı olmadığı konusunda acele bir değerlendirmede bulundu. Bakan, inceleme sonuçlarına göre, olayda organize suç şebekelerinin parmağının bulunduğunu açıkladı. Ancak bu yanlış bir değerlendirmeydi. Çünkü yıllar sonra saldırının altından aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü çıktı.

Bölge sakinleri dokuz yıl önce yaşanan saldırının yol açtığı travmadan hala kurtulamadı. Köln Belediye Başkanı Jürgen Roters, kurbanların yetkililer tarafından şüpheli konuma düşürülmesinin insanları daha fazla yaraladığını kaydetti. Köln Belediyesi, temmuz ayında, Alman Protestan Kilisesi Sosyal Çalışmalar Derneği (Diakonie) ile birlikte, kurbanlara sosyal, hukuki ya da psikolojik sorunlarda ücretsiz yardım sunacak bir danışma merkezi kurdu.

Diakonie Köln'den Martina Hille, geçen mayıs ayında başlayan NSU davasının, eski yaraları yeniden kanattığını söyledi: “Şu ana kadar beni ziyaret eden neredeyse herkes aynı şeyi söyledi; Davanın Münih'te yapılıyor olması ve basının ilgisi, çoğu kişinin psikolojik durumun daha da kötüleştirdi ve kötü anıları canlandırdı. Psikolojik destek almamış olanlar da şimdi almaya başladı.“

Münih'teki Yüksek Mahkeme, yakında Keup Caddesi'nde yaşanan olayları ele almayı planlıyor. Psikolojik baskının o zaman daha da artacağı ifade ediliyor. Olaydan etkilenen kişiler, uykusuzluk, panik atak, depresyon ve psikosomatik şikâyet gibi pek çok sorun yaşıyor.

Hille'nin ofisi, Köln'de. İhtiyaç halinde ev ziyaretleri de yapılıyor. Sosyal görevli Hille, 10 yıldan uzun süredir mültecilere destek oluyor ve travma yaşayan insanlar konusunda tecrübeli olduğunu kaydediyor. Hille, bilinen kurbanlara mektup yazıp onlara ulaşmaya çalışmış. Şu ana dek yedi kişinin başvurduğunu kaydediyor.

Danışma merkezine başvuran kişiler daha önce terapi merkezi bulma ya da başlamış bir tedavinin devam ettirilmesi gibi pek çok bürokratik engel yaşamış. Hille, onlara bir yer bulması konusunda destek olmaya çalışıyor. Yetkililerle konuşuyor, uzmanlarla ihtiyaç duyanlara aracılık ediyor.

Dükkânlarını ya kapattılar ya da taşındılar

Kurbanlardan biri 2004 yılındaki saldırıda ağır yaralanmış ve artık çalışamayacak durumda. Federal İstihdam Dairesi, söz konusu kişinin neden çalışamadığını bildiği halde ona meslek eğitimi imkanlarından yararlandırmaktan kaçınıyor. Hille buna da çözüm arıyor.

Patlamanın yaşandığı bölgeye yakın bir yerde muhasebe ofisi bulunan Ali Demir saldırıdan sonra dükkânını başka bir caddeye taşımış: “Danışma merkezi kurmakta geç kalındı. Ekonomik açıdan çok geç, sosyal açıdan ise daha da geç. Keup Caddesi'ndeki saldırıda zarar görenlerin çoğu burayı terketti. Ya dükkânlarını devrettiler ya da benim gibi başka yerlerde dükkân açtılar.“

Demir, saldırı sonrası dükkân sahiplerinin kazançlarının önemli oranda azaldığını ve çoğu esnafının kirasını bile ödeyemez duruma düştüğünü söylüyor. Bu nedenle olayın ekonomik açıdan olumsuz etkilerini gidermek için geç olduğu görüşünü dile getiriyor. Çoğu kişinin psikolojik sorunlarıyla bizzat başa çıkmaya çalıştığını belirten Demir, sorunları geride bıraktıklarını kaydediyor.

Ali Demir Münih'teki mahkemede müdahil olmayacak. Ancak dava Keup Caddesi'nde yaşayan çoğu kişi için menfur hadisenin izlerini silip huzura kavuşma fırsatı sunuyor.

Davada Keup Caddesi'ndeki saldırıda iş yeri zarar gören bir Türk'ün avukatlığını yapan Mustafa Kaplan, şöyle konuşuyor: “Gerçekten çok fazla zarara yol açtı. Söz konusu olan da bu. Neler olduğu ortaya çıkarılacak. Terör üçlüsünün gerçekten sorumlu olup olmadığı anlaşılacak. En başta önemli olan olayların açıklığa kavuşturulması; devletten birkaç bin ya da birkaç yüz euro para almak değil. Bu aslında ikincil bir konu.”

©Deutsche Welle Türkçe

Ulrike Hummel/ Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay

Reklam