1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Auslandsinvestitionen: Schwellenländer auf dem Vormarsch

27 Temmuz 2011

Finans krizi küresel yatırım faaliyetlerinin de yavaşlamasına yol açtı. Yurtdışı sermaye yatırımlarında ağırlık genç sanayi ülkelerine kayıyor.

https://p.dw.com/p/1257G
Fotoğraf: Fotolia/Okea

Yurtdışı sermaye yatırımları küreselleşmenin en önemli itici güçlerinden biridir. Merkezi yabancı bir ülkede bulunan şirketler diğer ülkelerde üretim tesisleri kurar, oradaki şirketleri satın alır ya da o ülkenin şirketleriyle birleşir, ortaklık kurar. Finans krizi yurtdışı sermaye yatırımlarının da önemli oranda gerilemesine neden oldu. Doğrudan yatırım sermayesi transferinin krizden bu yana nasıl bir gelişme gösterdiği ve yatırımların geleceğiyle ilgili beklentiler Birleşmiş Milletlerin (BM) Dünya Yatırım Raporu’nda yer aldı.

Kalkınma halindeki ve kalkınmışlığın eşiğindeki ülkeler, doğrudan yurtdışı sermaye yatırımlarında da ağırlığını hissettiriyor. 2010 yılında sınır ötesi yatırımların ilk kez yarıdan fazlası sanayileşmekteki ülkelerde yapıldı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı UNCTAD bu rakamların sadece büyük resmi gösterdiğine ve yatırımların aslında son derece dengesiz dağıldığına dikkat çekiyor. UNCTAD temsilcisi Joachim Karl, Çin, Hindistan ve Brezilya’nın yatırım yeri olma cazibesi artarken, diğer ülkelerde yabancı sermaye yatırımlarının düştüğüne dikkat çekti. Joachim Karl, başta Afrika olmak üzere dünyanın diğer bölgelerinde yabancı yatırımların azaldığını, en az kalkınmış ülkelerle denizi olmayan ve küçük adalardan oluşan ülkelerde de aynı durumun söz konusu olduğunu söyledi.

Kalkınmaktaki ülkeler sermaye ihraç ediyor

Genç sanayi ülkeleri ise, yatırım sermayesi girdisi kadar sermaye ihracı, yani yurtdışı yatırımları açısından da son derece faaller. Bu ülkelerin yurtdışı sermaye yatırımlarının dünya yatırım pastasındaki payı %30’un üzerinde. 2010 yılında yurtdışında toplam 1,24 trilyon dolarlık doğrudan yatırım yapıldı. UNCTAD temsilcisi Karl bu rakamın artışa işaret ettiğini ancak yatırım faaliyetlerindeki toparlanmanın arzulanan hıza ulaşmadığını dile getirdi. UNCTAD, işler yolunda gittiği takdirde toparlanmanın hız kazanacağını ve iki yıla kadar kriz öncesi düzeye gelineceğini, yani yurtdışı sermaye yatırımlarının iki trilyon dolara çıkacağını tahmin ediyor.

2010 yılının yabancı sermaye yatırımları açısından en kârlı Avrupa ülkesi Almanya oldu.

UNCTAD dünya yatırım raporu, yurtdışındaki yatırımsız imalat bağlantılarının sıçrama göstermesini bekliyor. Non-Equity Modes adıyla istatistiklere geçen bu işbirliği, sanayi ülkelerindeki şirketlerin kalkınma halindeki ortaklarına, o ülkede yatırım yapmaksızın otomobil ve elektronik parçalarıyla, tekstil, ayakkabı ya da tarım ürünleri sipariş etmesi anlamına geliyor. Sermaye temelli olmayan ortaklıklarda yaklaşık 15 milyon kişi istihdam ediliyor ve bu branşın küresel iş hacmi yılda iki trilyon doları buluyor.

Sermaye temelli olmayan ortaklıklar

UNCTAD Almanya temsilcisi Joachim Karl bu modelin sadece nimetlerini saymanın doğru olmadığını ve bu bazda üretim yapılan çoğu yerdeki çalışma şartlarının modern standartlara uymadığını söyledi.

Elektronik yan sanayinin önde gelen ismi Tayvanlı Foxconn bu tarzda üretim yapan şirketlerin en büyüğü. Foxconn aynı zamanda, elemanları arasında intihar oranının da en yüksek olduğu şirket. Bu şirketin çalıştırdığı elemanların çalışma şartlarının kötülüğü yüzünden dile getirdikleri şikayetler Foxconn tarafından ret ediliyor.

UNCTAD sermaye temelli olmayan stratejik sınai ortaklıkların sayısız yarar sağladığı görüşünde ve hükümetlere bu işbirliği modelinin teşvik programlarına dahil edilmesini öneriyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Bernd Graessler/Ahmet Günaltay

Editör: Nihat Halıcı