1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Korkutan tahmin: 3,2 milyon kişi işsiz kalabilir

14 Nisan 2020

Koronavirüs salgını nedeniyle kapanan on binlerce işletme, Türkiye’de zaten yüksek olan işsizlikte patlama yaratabilir. IstanPol’un araştırmasına göre, salgın nedeniyle 3,2 milyon kişi işini kaybedebilir.

https://p.dw.com/p/3augh
Fotoğraf: DW/U. Danisman

Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olan yüksek işsizliğin, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını ile birlikte tarihi seviyelere çıkmasından endişe ediliyor. Başta turizm ve eğlence sektörü olmak üzere on binlerce şirketin faaliyetlerini durdurduğu bu dönemde, işsiz kalanların sayısı da çığ gibi artıyor. Bağımsız kuruluşların yaptığı son hesaplamalara göre, Türkiye’de sayıları 4,3 milyon olan işsiz sayısına, 3,2 milyon yeni işsiz eklenebilir.

İşsizlik yüzde 13,8 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 10 Nisan’da açıklanan son işsizlik verilerine göre Ocak döneminde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 306 bin kişi azalarak 4 milyon 362 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,9 puanlık azalış ile yüzde 13,8 seviyesinde gerçekleşirken, genç işsizlikte ise bu oran yüzde 24,5 oldu. Ancak işsizlikteki bu veriler, Türkiye’nin koronavirüs salgınından etkilenmeye başladığı Mart ayından önceye ait. TÜİK tarafından açıklanan işsizlik verileri, üç ay geriden geldiği için Mart ve Nisan aylarına ait resmi istihdam kaybı ancak Haziran ve Temmuz aylarında ortaya çıkacak. Bu süreçte işten çıkarmaların üç aylığına yasaklanması nedeni ile işsizlikte dramatik bir artış beklenmiyor. Ancak yılın ikinci yarısında salgının işsizlik üzerindeki ağır etkisinin ortaya çıkacağı öngörülüyor.

Korona krizinde işsizlerin sayısı çığ gibi artıyor

IstanPol’dan işsizlik araştırması

İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü (IstanPol) için hazırlanan bir araştırma ise koronavirüs salgınının Türkiye’deki iş hayatına vuracağı tahmin edilen ağır darbeyi gözler önüne seriyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) Prof. Dr. Öner Günçavdı ve Doç. Dr. Ayşe Aylin Bayar ile Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Haluk Levent tarafından kaleme alınan araştırmaya göre, salgının ekonomiye etkileri uzun bir döneme yayılacak ve işsizlikte büyük bir artışa neden olacak. Ekonomistlerin ortaya koyduğu en iyimser senaryoda bile, işsizlik oranının yüzde 20’ye dayanacağı öngörülüyor. Yani çalışabilir durumdaki her beş kişiden biri, işsiz kalma tehlikesi ile karşı karşıya. Kötümser senaryoda ise işsizlik neredeyse ikiye katlanacak ve 3 milyon 200 bin kişi işini kaybedecek.

“3,2 milyon kişi işsiz kalabilir”

Raporun ayrıntılarını ilk kez DW Türkçe ile paylaşan Prof. Dr. Öner Günçavdı, yaptıkları çalışmada Türkiye’de istihdam sağlayan 18 büyük sektörü mercek altına aldıklarını söylüyor. İşsizliğin en fazla yaşanacağı sektörlerin inşaat, konaklama, yiyecek ve kültür-sanat sektörleri olduğunu ifade eden Günçavdı, “Mevcut durumda bir tane iyimser, bir tane de kötümser senaryo hazırladık. Buna göre iyimser senaryoda işsizlik yüzde 19,8’e, kötümser senaryoda ise yüzde 25,9’a çıkacak. Yani en olumsuz senaryoda istihdam kayıpları 3,2 milyona kadar çıkabilecek. Gelir kayıpları ise en kötü etkilenen sektörlerde yüzde 75’e ulaşacak” diye konuşuyor.

 Prof. Dr. Öner Günçavdı
Prof. Dr. Öner GünçavdıFotoğraf: Privat

"Yoksulun geliri yüzde 14 eriyecek”

Salgın nedeniyle istihdam edilenlerin ortalama bakmakla yükümlü oldukları kişi sayısının da arttığını dile getiren Prof. Günçavdı, bunun sonucu olarak da yoksul kesimlerindeki gelir kaybının arttığına işaret ediyor. İşsizliğin artmasıyla birlikte istihdam edilen nüfusun da azalacağını vurgulayan Günçavdı, şöyle konuşuyor: “İstihdam oranı baz senaryoya göre yüzde 45,6’dan 1. ve 2. senaryolarda sırasıyla yüzde 44 ve yüzde 40,8’e kadar gerilemektedir. En kötü senaryoda, çalışabilecek yaştaki her 10 kişiden ancak dördü istihdam edilebilecek.”

Çalışmaya göre, salgının sona ermesi sonrasında gelir dağılımındaki bozulma da artacak. En fazla gelir kaybı ise toplumun en yoksul kesimlerinde yaşanacak. Prof. Günçavdı, yaptıkları hesaplamalara göre toplumun en yoksul yüzde 20’sinin toplam gelirden aldığı payın salgın öncesindeki değeri olan yüzde 6,5’ten yüzde 5,6’ya kadar gerileyeceğini söylüyor. Bunun da yoksul kesimlerin aylık gelirinde yaklaşık yüzde 14 erime olacağı anlamına geldiğini ifade eden Günçavdı, “En zengin yüzde 20’nin toplam gelirden aldığı pay ise, neredeyse toplam gelirin yarısına denk düşecek şekilde yüzde 47,5’ten, senaryolara göre sırasıyla birinci senaryoda yüzde 48, ikinci senaryoda yüzde 48,2’ye kadar yükselecek” şeklinde konuşuyor. 

DİSK-AR: İşsiz sayısı ikiye katlanacak

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından yapılan istihdam araştırmasında da Covid-19 nedeniyle işsiz sayısının en az ikiye katlanacağı tahmininde bulunuldu. Araştırmaya göre, ümitsiz işsizler olarak tanımlanan, iş aramaktan vazgeçmiş kişilerin sayısı Ocak 2019’da 618 bin iken, Ocak 2020’de 328 bin artarak 946 bine yükseldi. Başka bir deyişle son bir yılda ümitsiz işsizlerin oranı yüzde 53 arttı ve 946 bine ulaştı.

Ağustos 2018’deki Rahip Brunson krizinden bu yana istihdam edilenlerin sayısında 2 milyon 52 binlik düşüş olduğuna işaret edilen araştırmada, “Küresel salgın Covid-19’un yıkıcı etkilerinin henüz görülmediği düşünülecek olursa, istihdamdaki azalışın süreceğini söylemek yanlış olmayacaktır” denildi.

“Çalışmayan ama işsiz sayılmayan 2,8 milyon kişi var”

Ancak, koronavirüs salgını nedeniyle milyonlarca insan işsiz kalsa da, Türkiye’de işsizliği hesaplamada kullanılan yöntemler nedeniyle ‘işsizlik oranı’ yerinde sayabilir.

Dr. M. Murat Kubilay
Dr. M. Murat KubilayFotoğraf: Privat

DW Türkçe’ye konuşan Genç İşsizler Platformu Sözcüsü Dr. M. Murat Kubilay, TÜİK’in işsizlik istatistiklerini hazırlarken iş aramayanları ‘işsiz’ saymadığına dikkat çekiyor. Kubilay, bu durumda olan yani işsiz olan ama çalışabilir nüfus içinde sayılmayan yaklaşık 2,8 milyon kişi olduğunu vurguluyor. Bununla birlikte, hükümetin bu dönemde yaptığı bazı düzenlemelerle işsizlik verilerini düşük tutacağını belirten Kubilay, “Kısa çalışma ödeneği ile artık haftada 1 saat çalışan da iş sahibi sayılacak. Çalışanlar ciddi gelir kaybı yaşasa da işsiz olarak kayda geçirilmeyecek” diye konuşuyor. Kubilay, bu düzenlemelerin etkilerinden bağımsız olarak değerlendirildiğinde ise işsizliğin yüzde 20’ye çıkacağını söylüyor.

Aram Ekin Duran

© Deutsche Welle Türkçe