İyi bir cadı nasıl olunur? | YAŞAM | DW | 15.08.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

İyi bir cadı nasıl olunur?

Alman yazar Ottfried Preußler 60 yıl önce yazdığı “Küçük Cadı” romanıyla milyonlarca çocuğun kalbini fethetti. Türkçe dahil 47 dile tercüme edilen eserin ilham kaynağı ise bizzat yazarın cadılardan korkan kızları olmuş.

Almanya’da “Die Kleine Hexe”, Türkiye’de “Küçük Cadı”, Fransa’da “Petite Sorciere” ve Hollanda’da “Kleine Heks”… 1923-2013 yılları arasında yaşamış Alman çocuk kitapları yazarı Ottfried Preußler'in ünlü kitabı 60 yaşında. Stuttgart merkezli Thienemann Yayınevi’nin verilerine göre kitap tam 47 dile çevrildi. "Haydut Haytazot” ile birlikte yazarın en önemli kitabı olan "Küçük Cadı”, 127 yaşındaki “genç” bir cadının maceralarını anlatıyor. Walburga Gecesi’nde diğer cadılarla birlikte uçabilmesi için onun bir yıl boyunca “iyi bir cadı” olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Kahramanımız da “Madem iyi bir cadı olmam gerekiyor, o halde ben de kötülere savaş açarım” diyerek maceradan maceraya atılır. Ancak bir yılın sonunda yapılan değerlendirmede “iyi cadı” olmaktan iki tarafın da farklı şeyler kastettiği anlaşılır. Cadılar için “iyi” olmanın yolu bol bol kötülük yapmaktan geçmektedir. Oysa Küçük Cadı, bunu doğrudan kelime anlamıyla değerlendirmiş ve sihirli güçlerini gerçekten de iyilik yapma yolunda kullanmıştır.

Üç kız babası olan Ottfried Preußler, kızlarının cadılardan korktuğunu görünce bir “iyi cadı” karakteri uydurmaya karar vermiş. Kızlarından Susanne Preußler-Bitsch "Babam, hikayeyi önce bize masal gibi anlatıyordu. Bizim verdiğimiz tepkiye göre de o macerayı kitaba alıyor ya da almıyordu. Yani Küçük Cadı bir bakıma bizimle yaşıyordu ve maceralarını da biz şekillendiriyorduk” diye konuşuyor. Preußler-Bitsch’e göre babasının sevimli karakterinin bu kadar çok ülkede birden sevilmesinin nedeni çok basit: "Bütün çocuklar bilir: Bir an önce büyümek, sözünü büyüklere geçirebilmek, yetişkinlerin dünyasını keşfetmeye çalışmak, hiyerarşik düzene başkaldırmak, bir konuda başarısız olsalar da tekrar tekrar aynı şeyi denemek isterler. Hemen hemen bütün kültürlerde, bütün ülkelerde çocuklar aynı şeyleri düşünür. İşte Küçük Cadı da bu yüzden çok sevildi. Çünkü çocuklar onu çok iyi anladı ve maceralarında kendilerini buldu.”

Anti-otoriter bir kitap

Pedagojik açıdan bakıldığında da Küçük Cadı önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. 1958’de Yılın Alman Gençlik Kitabı Ödülü’ne layık görülen eser, çocuk kitapları arasında ilk “anti-otoriter” kitaplardan biri olma özelliğine sahip. Bibliyograf (kitap bilimci) ve gençlik kitapları uzmanı Susanne Helene Becker, kitabın bu özelliğini şöyle açıklıyor: “Yazar, çocuklara ‘çocukluğunu yaşama’ fırsatı veriyor. Aynı zamanda okuyucusunu da son derece ciddiye alıyor. İyi ve kötünün ne demek olduğunu örneklerle açıklayarak, kıssadan hisse çıkartma işini çocuklara bırakıyor.”

Ottfried Preußler

Ottfried Preußler

Yazarın okuyucularını ne denli ciddiye aldığının örneklerinden biri de son baskıda “küçük zenci” gibi bazı ifadelerin kitaptan çıkarılmasıydı. Kitabın yazıldığı yıllarda bu ve benzeri kelimeleri kullanmanın yaygın olduğunu ve hakaret olarak kabul edilmediğini anlatan Ottfried Preußler’in kızı, “Babamın ölmeden önceki son isteklerinden biri de buydu. Çünkü okuyucularına karşı kendini sorumlu hissediyordu” diye konuşuyor.

1923 yılında bugünkü Çekya topraklarında olan Liberec (Almanca: Reichenberg) kentinde doğan Alman yazar Ottfried Preußler, 2013 yılındaki ölümüne kadar 60’a yakın çocuk ve gençlik kitabı yazdı. Çok sayıda ödül alan, eserleri 55’den fazla dile çevrilen Preußler'in Haydut Haytazot, Krabat, Kuşkaçıran Thomas ve Küçük Hayalet gibi kitapları Türkiye'de de yayımlandı.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa/MÇ,BK

 

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam