İspanya′da bıçak kemikte | AVRUPA | DW | 13.11.2012
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

İspanya'da bıçak kemikte

Halkın bir kesimi, ülkenin durumunun Yunanistan’a benzemesinden endişe ederken, bir kesimi de İspanya’nın acilen radikal adımlarla yeni bir başlangıç yapması gerektiğine inanıyor.

Emekli tarih hocası Alberto López bugünlerin geleceğini tahmin ediyordu. 40 yıl boyunca öğrencilerine İspanya’daki demokrasinin ne kadar nazik olduğunu anlatmaya çalışan López, Diktatör Franco döneminden sonra insanların hâlâ demokrasinin değerini tam olarak bilmediğini söylüyor ve “Devletimizi tamamıyla yeniden düzenlemek ve baştan başlamak zorundayız.” şeklinde konuşuyor.

"Grev her zamankinden önemli"

Bugünlerde ülkenin dört bir yanında yapılan protesto gösterilerinde dile getirilen ana taleplerden biri de bu. Kamu kurumlarında çalışanların bile önemli bir bölümü daha fazla şeffaflık ve adalet istiyor. Mesleği film yapımcılığı olan Oscar Vigiola, yarınki protesto gösterisine katılacak olan nadir iyi hallilerden. Vigiola, "Hükümet programında yapılan vaatlerin büyük bölümünün yerine getirilmemesi nedeniyle, grev yapma hakkı her zamankinden daha da önemli. Önceden haber verilmeden ve halkın onayı olmadan alınan kararları protesto ederek, bu kararların değiştirilmesini sağlamaya çalışmak herkesin hakkı.” diyor.

Örneğin Başbakan Mariano Rajoy kamu sağlık sisteminde ciddi kesintilere giderek, belli muayenelerin ve ilaçların ek ücrete tabi olmasını hedefliyor. Hastane yönetiminin özelleştirilmesi öngörülüyor. Eğitimde de kemerler sıkılıyor. Bugüne kadar yaklaşık 40 bin öğretmen işini kaybetti.

Hükümetten acı reçete

Muhafazakâr görüşlü Halk Partisi ayrıca, Brüksel’in de baskısıyla birçok kamu işletmesini özelleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca memur maaşları ve sosyal güvenlik harcamalarında da kesintiye gidildi. Katma değer vergisinin yüzde 18’den yüzde 21’e yükseltilmesinin ardından, başka vergilere de zam yapılması planlanıyor. Ticari müşavirlik yapan Ignacio de Benito, birçok önlemin yerinde olduğunu savunuyor ve "Krizin birçok nedeni var. Sosyal hoşnutsuzluğu anlıyorum, ancak grev çözüm değil. Krizden çıkabilmek için küçük ve orta ölçekli işletmelere personel alımında daha fazla esneklik tanınması gerek. Tedirginliğin çok yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz. İşveren bu kadar yüksek tazminat ödeyebilecek durumda değil. Öncelikle yapmamız gereken, daha çok ve daha iyi çalışmak. Verimliliği arttırmamız gerekiyor. Şirketlerimiz ancak o zaman daha üretken ve daha uluslararası bir konuma gelebilir.” diyor.

Sendikalar radikal değişiklik istiyor

İspanya’nın önde gelen işçi sendikaları doğal olarak bu görüşe katılmıyor. Komşu ülke Portekiz’in sendikaları ile ilk kez ortaklaşa genel grev düzenleyen İspanyol sendikaları, sosyal mücadeyi, çalışan kesimin gözünde giderek azalan inandırıcılıklarını tekrar kazanmak için bir fırsat olarak da görüyor. Ülkenin en büyük sendikası olan İşçi Komisyonları Sendikalar Konfederasyonu’nun (CCOO) sözcüsü Fernando Lazcano, "Avrupa’daki siyasetin radikal biçimde değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Borç vadelerinin uzatılması ve ekonomik büyümeyi canlandırıcı adımların atılması gerekiyor. Ayrıca, krizden çıkışın, kriz yüzünden en fazla ezilenlerin sosyal güvenliği sağlanarak gerçekleşmesini talep ediyoruz.” şeklinde konuşuyor.

Sayılar ürkütücü. İşsizlik oranı yüzde 24’ün üzerinde. Her 10 haneden birinde hem anne, hem baba işsiz. Gençler arasındaki işsizlik ise yüzde 50’yi aşmış.

İntiharlar geri adım attırdı

İspanyol bankaları hafta başında aldıkları bir kararla, konut kredisi taksitlerini ödeyemeyenlerin zorla evlerinden çıkarılması şeklindeki uygulamanın iki yıl boyunca yumuşatılacağını ve tahliyelerin çok ağır durumlarda uygulanmayacağını duyurdu. Her gün yaklaşık 500 kişinin evini kaybettiği ülkede, sokakta kaldığı için intihar edenlerin artması, kamuoyunda yoğun tepkiye yol açmıştı.

"Asıl sorun yolsuzluk"

Ülkenin nasıl böyle bir ekonomik çıkmaza girdiğini pek kimse açıklayamıyor. Zira İspanyol iktisatçı José María Gay gibi dobra dobra konuşanların sayısı az. "Sistemimizin darda oluşunun nedeni, kemerleri sıkmak zorunda olmamız değil. Sorun yolsuzluğun her yeri sarmış olması.” diyor iktisat uzmanı.

© Deutsche Welle Türkçe

Stefanie Müller / Çeviri: Aydın Üstünel

Editör: Ahmet Günaltay

Reklam