′İslam’ı bilmeyen şekle şemale sığınır′ | AVRUPA | DW | 30.07.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

'İslam’ı bilmeyen şekle şemale sığınır'

İlahiyatçılar Türkiye Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın sözlerinin hadislerde yeri olmadığını belirterek, “Hakayiki bilmeyen, merasimi din zanneder” hadisini hatırlatıyor.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye’de ahlakın geriye gittiğinden yakınırken “İffet çok önemli. İffet sadece bir isim değil, kadın için de bir süstür, erkek için de bir süstür. Kadın; mahrem, namahrem bilecek. Herkesin içinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak” demişti. Deutsche Welle’nin sorularını yanıtlayan ilahiyatçı ve sosyologlar, Arınç’ın sözlerini “Kadını ev içi yaşama hapseden” anlayışının dışa vurumu olarak niteliyor ve “Bu sözlerin İslam’da da, Kuran’da da yeri yok” diyor.

Peygamberimiz de kahkaha atardı

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Nusret Çam, Bülent Arınç’ın sözlerini hadise dayandırdığını hatırlatırken, “Yanılgı burdan başlıyor” çıkışında bulunuyor. Hadislerin, Hazreti Muhammed Peygamberin sözleri ve davranışları olduğunu hatırlatan Çam, “Peygamberimiz, kadınların yanında da kahkaha atmıştır hem de azı dişleri görünene kadar atmıştır. Kahkaha, mutluluktur” diyor. Kadınların nerede, nasıl kahkaha atacağını kendilerinin bileceğini söyleyen Çam’a göre, Bülent Arınç’ın sözleriyle aslında toplum ‘ahlaksızlığa’ itiliyor. Çam, bu durumu şöyle anlatıyor:

“Siz, ne kadar toplumu bastırmaya çalışırsanız, dindar toplum yapacağım diye uğraşırsanız toplum patlar. Toplumda, her türlü ahlaksızlık baş göstermeye başlar. Baskıcı toplumlara bakın, cinsel hastalıklar artmıştır örneğin. Kadını; şekle, şemale sokmak isteyenler çok büyük yanlış içindedirler. Kadın, nasıl kahkaha atacağını, atmayacağını kimseye sormak zorunda değildir. Allah insana duygu, enerji, güç vermişse, bunları kullanması için vermiştir. Kadın da, erkek de gülecek, yiyecek, ağlayacak, sevişecektir. Bütün bu duygular yerine, zamanına, mekanına, ölçüsüne ve niyetine göre şekillenir. İlkeler bunlardır.”

İslam dininde “Hakayiki bilmeyen, merasimi din zanneder” diye bir hadis olduğunu hatırlatan Nusret Çam, “Yani; İslam'ın kurallarını bilmeyenler, gerçekten uzak olanlar şekle, şemale sığınırlar. Şekil 1-A’da, Bülent Arınç’ın yaptığında olduğu gibi” diyor. “Hem neden kontrol mekanizmasını kadına veriyorsunuz” diye soran Nusret Çam, “Ahlakı kadın üzerinden sunmak, her şeyi ondan beklemek ilkellik ve kolaycılıktır. Tamam, erkekten de beklediğinizi söyleyebilirsiniz ama bunu da direktif vererek yapamazsınız” çıkışında bulunuyor.

“Kadını aşağılama zihniyeti

Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Kolları başkanlığında yaptığı çalışmalarla bilinen yazar Ayşe Sucu, “Bülent Arınç’ı çok garipsedim” diyor. İslam’da helaller ile haramların kadın ve erkek için aynı olduğunu hatırlatan Sucu, “Kadın gülmeyecek ki, erkeğin kalbine fitne girmesin. Bu nasıl bir yanılgı ve çarpıtmadır. Kadına ait haram geliştirmenin arkasında erkeği bir adım öne çıkarma zihniyetinden çok, kadını aşağılama zihniyeti vardır” yorumu yapıyor.

“Kahkaha doğaldır, içten gelir. Onu yasaklayan, ona çerçeve çizen hiçbir hadis, ayet yoktur. İnsanın doğasına aykırıdır kahkahaya çerçeve çizmek” diyen Ayşe Sucu, Türkiye’de ahlak anlayışı sorgulanırken konunun sürekli kadın ve erkek kıyaslamasına getirildiği, hatta kadınlar üzerinden değerlendirme yapıldığını hatırlatıyor. Sucu, “İşte bu çok yanlış. Toplumdaki kadın bu sözlerden ne kadar rencide oldu. Acaba kimin umurunda. Erkeğini de, kadınını da düşünmeyen politikacı acaba neyin peşinde” diye soruyor. Sucu, “Bülent Arınç gibi ciddi olduğu düşünülen bir politikacının böyle konuşması doğru değil” derken, “Ahlak; ne kadının kıyafetinde, ne oturuşunda, ne gülüşündedir. Ahlak, bütündür. Ve bunu en iyi de Kuran anlatır” uyarısında bulunuyor.

“İslami kesimdeki kadınlar neden ses çıkarmıyor?”

Peki Arınç’ın sözleri Türk toplumunda neler olduğuna dair nasıl ipuçları içeriyor? Okan Üniversitesi’nden Sosyolog Tayfun Atay, Arınç’ın daha önce de “TV dizilerinde kızlar kısa etekler giyiyorlar, gömleklerinin düğmelerini açıyorlar. Erkekler, dağınık kravat takıyorlar. Böyle olmaz” eleştirisini getirdiğini hatırlatırken, bu söylemin durup durup kendini tekrar edişine özellikle kadınlardan tepki yağdığını ancak “İslami kesim” deki kadınların pek sesinin çıkmadığını söylüyor:

“İslami kesimdeki kadınlar da çok eleştiriyorlar ancak seslerini çıkartmıyorlar. Düşündürücü olan, hüzün veren, insanı kıran budur. Nizam ve edep arayışı içindeki bir otoriteye istemeye istemeye boyun eğen bir toplum kesimi var Türkiye’de artık” diyen Tayfun Atay, Türkiye’de modernliğin nasıl bir karmaşa içinde olduğunun da Arınç’ın sözleriyle anlaşıldığını dile getiriyor. Türkiye’de bugün sokaklarda kahkahalarını hiç sakınmadan atan, son derece bakımlı tesettürlü kadınlar olduğunu anlatan Atay, Arınç’ın sözlerinin kendi partisi içinde de benimsenmediğini herkesin bildiğini söylüyor. Atay, “Toplumun beklentisi artık Arınç’a en büyük tepkiyi İslami kesimdeki kadınların vermesidir. Bu da çok yakındır. Öyle umuyoruz” diyor.

Arınç’ın, Türk toplumunu ‘kadının erkeğin yüzüne bakamadığı, utandığı’ günlere döndürmek niyetinde olduğunu ve bunu açıkça dillendirmekten çekinmediğini vurgulayan Atay, herkesin bir yandan kahkaha atarken, bir yandan da ciddi ciddi düşünmesi gerektiğini söylüyor.

Arınç'tan açıklama

Tepkiler üzerine sözlerine açıklık getirmek için bir açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Faydalı bir konuşma yaptım. Sadece kadınlar kahkaha atmasın demişsem, çok akıl dışı bir iş yapmışımdır. Ama orada görgü ve ahlak kurallarıyla ilgili bir konuşma yaptım" diye konuştu. Arınç'ın bu sözleri de 'anlaşılmaz' bulundu....

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü/Ankara

Reklam