İranlı muhafazakarların umudu: Trump | TÜRKİYE | DW | 06.01.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

İranlı muhafazakarların umudu: Trump

Trump, İran'la yapılan nükleer anlaşmayı feshetmek istediğini söylüyor. İranlı muhafazakarların da Trump'ın arzusunu desteklemesi nedeniyle İran hükümeti baskı altında.

“Eğer Hasan Ruhani Mayıs 2017`deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tekrar seçilecek olursa, İran beş, altı seneye daha farklı bir yer haline dönüşür.” 

İsrail askeri istihbarat başkanı Tümgeneral Herzi Halevi bu tahminini kasım ayı sonunda Tel Aviv`de bir üniversitede öğrencilerin önünde yapmış olduğu bir konuşmada dile getirdi. Halevi, Ruhani`nin halkının ihtiyaçlarını diğer politikacılardan daha iyi anladığını ifade etti.

Ruhani'nin tekrar seçilip seçilmeyeceği kesin değil, çünkü İran cumhurbaşkanı iç politikada sert eleştirilerle karşı karşıya. Buna bir de dış politika alanındaki en büyük başarısı olan nükleer anlaşma ve buna bağlı olarak kaldırılan uluslararası amborgoların kaygan bir zemin üzerinde olması ekleniyor. 

Trump ülkedeki muhafazakarları cesaretlendiriyor

Hala başkanlık koltuğunda oturan ABD Başkanı Barack Obama, nükleer anlaşmanın öncülerinden biri. Obama'ya göre bu anlaşma ile dünya daha güvenli bir yer haline geldi. Halefi Donald Trump ise aksine defalarca anlaşmayı feshetmek istediğini beyan etti. Trump anlaşmanın “şimdiye kadar yapılmış en kötü anlaşma” olduğunu savunuyor.

İran`daki muhafazakâr kanat da Trump`la aynı görüşü paylaşıyor. Tahran`ın muhafazakar gazetelerinden Keyhan'ın genel yayın yönetmeni Hüseyin Shariatmadari, Trump`a atfen "Kurtarın bizi bu anlaşmadan" diyerek seslendi. Dini lider Ayetullah Humeyni`nin danışmanlarından biri olarak kabul edilen Shariatmadari, “Bu anlaşmadan hiçbir kazancımız yok” görüşünü dile getiriyor. Shariatmadari ve İran`daki onun gibi düşünen diğer muhafazakârlar Trump`ın ABD'deki seçim zaferini olumlu karşılamışlardı.

Reform yanlısı hükümet baskı altında

Muhafazakarların baskısı Ruhani'yi de ülke içinde baskı altına alıyor. Trump söylediği gibi nükleer anlaşmayı feshedecek olursa, bu durum Ruhani için mayıstaki seçimlere kadar zorluklarla karşı karşıya kalacağı anlamına geliyor. Muhafazakâr iktidar odakları Ruhani'nin tekrar seçilmesini engellemek istiyor. Özellikle İran Devrim Muhafızları Ruhani'ye karşı. Zira bu kesim otuz yıldan uzun bir süredir, İran`a karşı uygulanan yaptırımlar sonucu 'gelişen' kayıt dışı ekonomiden çıkar sağlıyor. Yol yapımından petrol üretimine bütün ekonomi sektörlerinde aktifler. İran ve ABD ilişkilerinin normale dönmesi de yerel ekonomiyi en hızlı şekilde liberalleştirmeyi planlayan Ruhani'nin planları da bu grubun çıkarlarına aynı oranda zarar verebilir.

İmzalanan nükleer anlaşma İran`ın dışa açılması için bir anahtar rolünde. Bu anlaşmayla İran`ın yüksek seviyelerdeki uranyum zenginleştirmesi ciddi oranda azaltılmıştı. Uluslararası Atom Enerji Kurumu `nun tahminlerine göre İran geçtiğimiz yıllarda kısa süre içerisinde nükleer silah üretebilmeye yetecek kadar ayrılabilir maddeler üretmişti. Ve Batı`nın korktuğu gibi bu anlaşma feshedilirse eğer, İran nükleer programına hız verebilir. Bu yüzden de dünyanın 30 saygın bilim insanı Donald Trump`a yazmış oldukları mektupta anlaşmanın bozulmaması yönünde uyarıda bulundu.

İran toplumu dialog arayışında

Trump`ın beyanları İran toplumunda da kaygı uyandırıyor. Deutsche Welle`ye konuşan Nasrin Sotoudeh anlaşmayı savaş istemedikleri için desteklediklerini söylüyor. Tanınmış insan hakları aktivisti, diğer 27 tanınmış muhalif gibi, konuya ilişkin pazarlıkların başarıya ulaşmasını dilediğini belirtti. Bu kişilerin çoğu çok defa hapse girmiş. Avukat Sotoudeh, “Elbette pazarlıkların başarıya ulaşmasının İran`daki insan hakları ihlâllerinde otomatik olarak bir iyileşme sağlayacağına inanmıyoruz” dedi ve ekledi:

Iran Nasrin Sotudeh Menschenrechtsaktivistin

İranlı avukat Nasrin Sotudeh

“Bu gerçekleşmedi zaten. Ama artık bir savaşın içinde de değiliz. Ve ben hala umuyorum ki, İran hükümeti pazarlıkların başarıya ulaşmasından sonra kendi ülkesindeki muhaliflerle de dialog içine girecektir.”

Yaptırımlardan duyulan korku

Sürgünde yaşayan rejim muhalifleri ise durumu farklı yorumluyor. Onlara göre Ruhani`nin uzlaşmacı politikası bir engel teşkil ettiği için İran`daki problemin çözümü  ancak bir rejim değişikliği ile mümkün olabilir. Sürgünde yaşamını sürdüren İranlı 30 muhalif yakın zamanda Donald Trump`a bir açık bir mektup yazarak nükleer anlaşmanın feshedilmesini ve İran`a yönelik yaptırımların tekrar yürürlüğe konulmasını talep ettiler.

Fakat bu grubun görüşleri İran toplumunda neredeyse hiç destek bulmuyor. Mektup yayınlanmasından sadece saatler sonra 5 binin üzerinde Tweet üstünden sert eleştirilere maruz kaldı. Bunların dörtte üçü İran sınırları içinden gönderildi. Tweetlerin çoğu kişilerin yaptırımların hakim olduğu dönemdeki deneyimlerine, özellikle hayati önem taşıyan ilaçlara ilişkin deneyimlerine atıfta bulunuyordu. Yaptırımlar başta kanser hastaları olmak üzere hasta olan insanların yaşam koşullarını oldukça kötüleştirmişti.

Washington merkezli İran-Amerikan Ulusal Konseyi (NIAC) Başkanı Trita Parsi de Deutsche Welle'ye yaptığı değerlendirmede, “Biz, seneler süren müzakereler sonucunda imzalanan bu anlaşmayı gelecekte de savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

NIAC nükleer konusundaki müzakerelerin en etkin destekçilerinden biri olarak kabul ediliyor. "2015 yılı bizim için ya savaş ya da barış yılıydı” diyen Parsi “Bu konuda bir değişiklik olmadı” şeklinde sözlerini sürdürdü.

© Deutsche Welle Türkçe

Shabnam von Hein

Önerdiğimiz linkler