İran ve Türkiye ‘yeni sayfa’ açabilir mi? | DÜNYA | DW | 09.06.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İran ve Türkiye ‘yeni sayfa’ açabilir mi?

Dünya kamuoyunun ‘reformist’ olarak nitelediği İran Cumhurbaşkanı Ruhani, iç siyasete kilitlendiği bir dönemde Türkiye’yi ziyaret ediyor. Siyaset bilimciler, Ruhani’nin Ankara temaslarını DW Türkçe’ye değerlendirdi.

18 yıllık bir aradan sonra Türkiye’yi resmi düzeyde ziyaret eden ilk İran Cumhurbaşkanı olan Hasan Ruhani, Ankara’daki temaslarına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le görüşerek başladı. Ruhani, Ankara’ya iner inmez sosyal medyanın popüler adresi Twitter’e yazdığı mesajla, 7 bakanla birlikte gerçekleştirdiği ziyaretin hedefinin İran ile Türkiye arasındaki işbirliğini artırmak olduğunu duyurdu. İran geleneğini bozmayıp Anıtkabir’e gitmeyen Ruhani, Çankaya Köşkü’nde Cumhurbaşkanı Gül’le yaptığı ortak açıklamada Türkiye’ye “Görüş ayrılıklarından çok işbirliğine odaklanalım” mesajı verdi.

Ruhani, Ankara ziyaretinin ikili ilişkilerde ‘yeni bir dönemi’ başlatacağını söylese de özellikle Suriye konusunda verdiği mesajla İran ile Türkiye arasındaki görüş ayrılığının süreceğine de işaret etti. “Bölgemizde güvenlik ve istikrar istiyoruz. Halkların oyları belirleyicidir. Biz de savaşın bitmesini istiyoruz” diyen Ruhani, Ankara’nın Suriye’deki devlet başkanlığı seçimine duyduğu tepkiye katılmadığını bir kez daha dile getirmiş oldu. Ruhani, seçimi demokratik bulmayıp Beşar Esad’ın üçüncü kez devlet başkanı olmasına tepki koyan Ankara’nın tersine, Esad’ı tebrik etmişti.

Suriye'deki seçimin ötesinde özellikle Ankara ile ‘bölgedeki aşırılıklar ve terörle mücadele’ konusunda işbirliği yapacaklarını söyleyen Ruhani’yle, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün mesajları da örtüştü. “İran-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor” derken, özellikle nükleer programın şeffaflaşması konusunda Batı’yla yakınlaşan Tahran’a Ankara desteğinin artacağını vurguladı.

Peki Ruhani’nin ziyareti Türkiye ile İran arasında yeni bir dönemi başlatma potansiyeline sahip mi?

Ruhani ziyareti büyük fırsat

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi Başkanı Sinan Ülgen, İran ile Türkiye arasında Suriye ve Irak konusu başta olmak üzere kaydadeğer görüş ayrılıkları yaşandığını hatırlatırken, bu görüş ayrılıklarının ikili ilişkiler üzerindeki gölgesini Ahmedinejad döneminden kalma yolsuzluklarla ilgili yapılan soruşturmaların daha da kararttığına dikkat çekiyor. “O yolsuzlukların, Türkiye’ye uzanabileceği konuşuluyor” diyen Ülgen, ancak Türkiye ile İran’ın özellikle Ruhani’nin cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte Suriye’deki aşırı güçlerle mücadele ve nükleer programın şeffaflığı konusunda daha çok anlaştığına da vurgu yapıyor.

Ülgen, nükleer programın şeffaflığı konusunda Batı’yla geçici bir anlaşma imzalayan Ruhani’ye Ankara’nın bu konuda ‘daha çok diplomatik çaba’ teşviğinin de önümüzdeki günlerde süreceğini söylüyor. Ruhani’nin “daha farklı bir İran, daha liberal bir ülke” imajıyla Türkiye’yle daha yakın çalışmaktan yana olduğunu göstermek istediğini de belirten Ülgen, “Ruhani ziyareti, dış politikada Türkiye için yeni ve büyük bir fırsat olabilir. Yeter ki bu, Erdoğan hükümetince görülsün. Eğer İran’la bölgesel bir yakınlaşma olursa, Türkiye İran’la yeni bir sayfa açabilir. Bu ziyareti Türkiye’nin nasıl değerlendireceği uluslararası uzmanlar tarafından yakından izlenecektir” diyor.

Erdoğan için ‘güven testi'

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Prof. Baskın Oran ise Ruhani’nin ziyaretinin ne kadar önemli olursa olsun Erdoğan hükümetinin ‘iç siyasete odaklanmaktan’ kurtulamayacağından yakınıyor. “Ne yazık ki, Türkiye’nin gündeminde bölgesel işbirliğinden ya da uluslararası ilişkilerden çok, iç siyaset var. Erdoğan, bölge ülkeleri açısından sadece cumhurbaşkanlığına odaklanmış bir lider olarak görünüyor” diyen Oran, Türkiye-İran ilişkilerinde yeni bir dönemin başlamasının ancak Erdoğan’ın bölge ülkelerine ‘güven vermesiyle’ söz konusu olabileceğini belirtiyor.

Baskın Oran, “Bu anlamda ziyaret ciddi bir güven testi olarak görülüyor. Erdoğan hükümeti, onlarca işbirliği anlaşması imzaladığı İran’a uzun vadeli güven verebilmiş midir, bunu zaman gösterecek ancak gün geçtikçe iç siyasete daha çok ağırlık veren Erdoğan hükümetinin bunu başaramayacağına dönük endişeler artmaktadır” diyor.

“Potansiyel yüksek”

Hasan Ruhani, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le görüştükten sonra Başbakan Tayyip Erdoğan’la da biraraya geldi. Cumhurbaşkanı Gül’le olduğu gibi Başbakan Erdoğan’la da Türkiye - İran ikili ticaret hacmini 15 milyar dolardan 30 milyar dolara çıkarma konusunda anlaşan Ruhani, Türk ve İranlı işadamlarının daha kolay ortak yatırımlarda bulunmasını sağlayacak Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi anlaşmasına da imza koydu.

İlk aşamada siyasi, ekonomi ve kültür alanlarında 6 işbirliği anlaşmasına imza koyan taraflar, İran gazının Avrupa’ya taşınması konusunda da ortak işbirliğinin kapısını araladı. Tarafların, Türkiye’nin uluslararası tahkime gitmek zorunda kaldığı doğalgaz pürüzünü aşmak için de iyi niyet beyanlarında bulunduğu belirtiliyor.

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Şaban Kardaş da Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin İran-Türkiye arasında kurulmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha verimli olacağını belirtirken, “Siyasi konularda da gelişme potansiyeli yüksek bir anlaşma düzeyine geldiğini görülüyor ancak hemen sonuç beklemek yanlış olur” diyor.

Kardaş, Ruhani’nin özellikle Suriye’de Esad’ın da içinde yeraldığı bir çözümden yana tavrını değiştirmesi gerektiğini belirtirken, “Ankara Esad’dan uzaklaşmışken, Ruhani’nin Esad’la işbirliğine gitmesi Türkiye-İran ilişkilerindeki açılımı engelleyecektir. Önümüzdeki süreçte Türkiye, Ruhani’nin Esad konusunda daha dikkatli davranmasını isteyecektir” değerlendirmesi yapıyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara

Önerdiğimiz linkler