1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Irak’ta "Kürt Baharı" mı yaşanıyor?

11 Aralık 2020

Irak’ta protestoların şiddeti artarken, "Kürt Baharı" benzetmesi yapılıyor. Yerel halk düşen petrol fiyatları ve salgın nedeniyle bu sefer durumun farklı olduğunu belirtiyor.

https://p.dw.com/p/3mawT
Göstericiler Süleymaniye'de siyasilere ait çok sayıda yapıyı kundakladı
Göstericiler Süleymaniye'de siyasilere ait çok sayıda yapıyı kundakladıFotoğraf: Fariq Faraj Mahmood/AA/picture alliance

Geçtiğimiz on gün içinde Irak’ın en güvenli bölgelerinden biri olarak görülen Süleymaniye’de on kişi yaşamını yitirdi, birçok kişi de yaralandı. Binalar yakıldı, sokağa çıkma yasağı ilan edildi, internet kesildi.

Aralık ayının başından bu yana Irak'ın kuzeyindeki özerk Irak Kürdistan Bölgesi'nde yaşayanlar hükümet karşıtı protesto gösterileri yapıyorlar. Protestolar, yerel yönetimin nisan ayından bu yana kamu görevlilerinin maaşını tam olarak ödememesi üzerine başladı. Uygulanan gösteri yasağına rağmen protestolar devam ediyor.

Söz konusu protestoların şiddeti geçen haftadan bu yana arttı. Politikacıları yolsuzluk, görevini kötüye kullanma ve adam kayırmacılıkla suçlayan göstericiler bazı siyasi partilerin merkezlerini de ateşe verdi. Güvenlik güçlerinin protestoculara karşı biber gazı ve plastik merminin yanı sıra gerçek mermi de kullandığı ve birçok kişiyi gözaltına aldığı bildirildi. Çıkan olaylarda, cuma sabahı itibariyle biri 16 yaşında bir çocuk olmak üzere 10 kişinin öldüğü ve 65 kişinin de yaralandığı belirtiliyor. Ayrıca gazetecilerin tacize uğradığı ve sosyal medya sitelerinin engellendiği bildiriliyor.

Barzani "yabancı güçleri" suçladı

Yaşanan olaylar nedeniyle Süleymaniye’de sokağa çıkma yasağı ve seyahat yasağı ilan edilirken, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani yaptığı konuşmada "yabancı güçleri" protestolara sızmakla suçladı. Süleymaniyeli olan Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih ile Birleşmiş Milletler (BM) Irak Misyonu ve Fransa ile İngiltere'nin temsilcileri de gelişmelerle ilgili endişelerini dile getirdi.

Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih
Irak Cumhurbaşkanı Berham SalihFotoğraf: Murtadha Al-Sudani/AA/picture alliance

Maaşların ödenmemesi karmaşık ve uzun süredir devam eden siyasi sorunların bir yansıması. Irak’ın ulusal gelirinin neredeyse tamamı petrol  satışından elde ediliyor. Erbil merkezli bölgesel Kürt yönetiminin petrol satışlarından gelen fonları ulusal hazineye aktarması gerekiyor. Buna karşılık Bağdat merkezi yönetiminin ise Kürtlere ulusal bütçeden pay vermesi ve bununla maaşların ödenmesi öngörülüyor.

Ancak bu anlaşma böyle işlemediği için her iki taraf diğerini suçluyor. Bağdat, Erbil’in petrol anlaşmalarından yan gelir elde ettiğini iddia ederken, Erbil Bağdat’ın fonları siyasi nedenlerle tuttuğunu söyleyerek mevcut ödeme problemlerinden merkezi yönetimin sorumlu olduğunu öne sürüyor.

Kürtler arasındaki anlaşmazlıklar

Öte yandan Kürtler arasında da siyasi güç mücadelesi mevcut. Erbil'deki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Süleymaniye'deki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)’ni kendi askeri gücüne sahip ve bu kuvvetler geçmişte pek çok kez birbirleriyle çatıştı. İki parti arasında derin görüş ayrılıkları mevcut ve Bağdat ile ilişkiler de bunlardan biri.

Çarşamba günü KDP ve KYB üst düzey yetkililerinin dahil olduğu bir heyet Bağdat'a görüşmeye gitti. Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Kürt Kubat Talabani basına yaptığı açıklamada heyetin anlaşma yapmadan dönmeyeceğini söyledi. Ancak Bağdat ve Irak Kürt yönetimi arasındaki anlaşma ve suçlamalar yıllardır devam ediyor. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde protestolar da ilk kez yapılmıyor. Yerel halk ve uzmanlar bu sefer protestoların farklı olduğu görüşünde.

"Gençler iş bulamıyor ve öfkeli"

İş gücüne katılan yeni bir nesil var ve genç erkekler iş bulamıyor. Yerel bir gazeteci olan Zanko Ahmad bu kişilerin protestolara katıldığını belirterek, "Sokaktakilerin çoğunluğu gençler. Birçoğu kamu görevlisi dahi değil. Son seçimlerde gençler kızgınlıklarını sandıkta göstermişti. Ancak şimdi etkili bir muhalefet partisi yok. Öfkelerini siyasi parti merkezlerini ve yetkililerin evlerini yakarak gösteriyorlar" şeklinde konuşuyor.

Irak'ta özel sektöre ait şirketler yok denecek kadar az. Devlet en büyük işveren konumunda. Bağdat hükümetinin bütçesi, yüzde 80 oranında maaşlar ve sosyal yardımların karşılanması için kullanılıyor. Koronavirüs salgını da yerel ekonomilerin üzerindeki baskıyı arttırıyor. Süleymaniye'deki Bölgesel ve Uluslararası Araştırma Enstitüsü'nde görev yapan Zmkan Ali Salim "Protestocular sisteme güvenini kaybediyor. Ebeveynlerinin eve ekmek getirmekte zorlandığını görüyor. Elit kesim ve kendileri arasındaki uçurumu anlıyorlar ve çok çok kızgınlar" diyor.

Kürt Baharı mı?

Bazılarının "Kürt Baharı" diye tanımladığı bu protestolar Bağdat'ta devam eden protestolar gibi daha büyük bir hareketin başlangıcı olabilir mi? Bölgede yaşayanlar şu ana kadar protestoların KYB tarafından kontrol edilen Süleymaniye ile sınırlı kaldığını belirtiyor. Protestoları KDP tarafından kontrol edilen Erbil ve Dohuk'a da genişletme çağrıları yapılıyor. Bu gerçekleşirse etkisinin daha ciddi olacağı belirtiliyor. Salim, "Ancak şimdilik bu hareket spontane ve lidersiz. Genişleyebilir veya ölebilir" diyerek sağlık ve güvenlik birimlerinde çalışanların maaşlarının ödenmeye başladığını belirtiyor. Ancak Salim, protestocuların taleplerinin maaş ödemelerinin artık ötesine geçtiğine de dikkat çekiyor.

Cathrin Schaer

© Deutsche Welle