″İntikam bir seçenek olamaz″ | BASIN | DW | 23.03.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

"İntikam bir seçenek olamaz"

Brüksel’deki terör saldırılarının yankıları Alman gazetelerinin yorum sütunlarında öne çıkan konu.

Ses dosyasını dinle 03:08
Şimdi canlı
03:08 dk

24.03.2016 - Alman basınından özetler

Nürnberger Nachrichten gazetesi, Brüksel'deki saldırıların ardından tüm Müslümanların zan altında bırakılması tehlikesine dikkat çekiyor:

"Teröristler eylemleriyle Avrupa’daki Müslümanlara karşı düşmanlık ve güvensizlik yaratıyor. Bazıları tarafından İslam dininin ve Müslümanların genel zan altında bırakılması da yine teröristlerin ekmeğine yağ sürüyor. Örneğin Almanya’daki sağ popülist Almanya İçin Alternatif partisinin genç isimleri Brüksel saldırılarının ardından genel olarak tüm Müslümanlara Avrupa’ya girişin yasaklanması talebinde bulundu. Çoğu Müslümanın sözde din kardeşlerinin teröründen kaçtığı için sığınmacı konumuna düştüğü gerçeği ise görmezden geliniyor. Ayrıca Paris veya Brüksel’deki çoğu saldırganın son sığınmacı akınıyla Avrupa’ya gelmediği, aksine Fransa’da, Belçika’da büyüdüğü, hatta bu ülkelerin vatandaşı olduğu gerçeğini de unutmamak gerek.”

Bielefeld’de yayımlanan Neue Westfälische adlı gazete de şu yorumu sunuyor okurlarına:

"Avrupa Birliği üyesi ülkelerin hükümetleri, sığınmacı krizinde olsun, mali ve ekonomik krizde olsun daha fazla ortak hareket etmeye kafa yormalı. Saldırılar ne kadar korkunç olursa olsun, bu yüreksiz cinayetler Avrupa’yı uyandırıp harekete geçirecek bir çağrı olabilir. Bu, işlenen suçlara verilecek doğru yanıt olacaktır.”

Brüksel’deki saldırıların ardından alınacak güvenlik önlemleri de tartışmaların odağında. Frankfurter Allgemeine Zeitung istihbarat teşkilatlarının işbirliğine ilişkin şu satırlara yer veriyor yorum sütununda:

"İstihbarat birimlerinin sınır ötesi işbirliğini iyileştirmesi ve terör ile mücadelede önemli bilgilerin değiş tokuşunun rutin hale getirilmesi yönündeki çağrı gayet makul. Hatta zorunlu. Her kim bu işbirliğine yanaşmazsa, şu anki terör tehdidi karşısında ihmalkar davranmış olur, hatta en kötü durumda pratikte katillere destek vermiş sayılır. Avrupa çapında konulması gereken hedefler, ülkelerin ulusal sınırları içinde de tabu olarak görülemez. Güvenlik ve istihbarat birimlerini birbirinden ayıran bürokratik duvarlar, sonuçta bu suçluların işine yarıyor. Ortalıkta bu kadar cihatçı dolaşırken güvenlik yetkililerinin birbirini karanlıkta bırakması kabul edilemez.”

Başkent Berlin’de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesinin yorumu da şöyle:

"Yanlışlar gün ışığına çıkıyor. Avrupa ülkeleri güçlerini birleştirerek buna reaksiyon gösterebilir. Tüm istihbarat teşkilatları, polis güçleri partnerlerine destek olabilir, 28 ülke bu alanda birlikte gelişebilir. Hem olayların önlenmesinde, hem de suçların aydınlatılmasında. Peki, vereceğimiz cevap ne olacak? Tabii ki, gurur duyduğumuz özgürlüklerin kısıtlanmasına izin vermeyeceğiz. Aksine, bu özgürlükleri kararlı bir şekilde dünyaya taşıyacağız. Ama kibirli bir şekilde değil, ağırbaşlı ve olgun bir tavırla. Bu da, bir anlamda kalkınma alanında işbirliği hamlesi anlamına geliyor. Tam da barışçıl ve demokratik kalkınmanın düşmanlarının yuvasında. Bu tabii ki para ve zaman istiyor. Ancak ucuz ve çabuk çözümler yok artık. İntikam bir seçenek olamaz.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Aydın Üstünel

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam