İnce Memed öksüz kaldı | YAŞAM | DW | 28.02.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

İnce Memed öksüz kaldı

Usta kalem Yaşar Kemal 92 yaşında hayatını kaybetti. Türk edebiyatı denince akla gelen ilk isimlerden olan Kemal, öykü, deneme ve roman gibi türlerde sayısız eser verdi.

Son günlerde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan Yaşar Kemal, durumunun ağırlaşması üzerine solunum destek cihazına bağlanmıştı. 14 Ocak'tan bu yana yoğun bakımda tutulan Kemal'in hayata gözlerini yumduğunu Prof. Dr. Mehmet Akif Karan açıkladı.

Asıl adı Kemal Sağlık Gökçeli olan Yaşar Kemal, 1926 yılında Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Hamite köyünde doğdu. Küçük yaşlarda bir kaza sonucu gözlerinden birini kaybeden yazarın edebiyata olan ilgisi ortaokul sıralarında başladı. 1940’lı yıllarda yazdığı şiirler çeşitli dergilerde yayımlandı. Öğrenim hayatını ortaokul sonunda sonlandırmak zorunda kalan yazar, ırgatlıktan, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğuna kadar birçok farklı işte çalıştı. 1950’de komünizm propogandası yaptığı iddiasıyla tutuklanan Kemal, 1951’de serbest kaldıktan sonra sonra İstanbul’a gitti. 1951 yılında Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başlayan yazar, 1963 yılına kadar gazetede fıkra ve röportajlar kaleme aldı.

KulturForum 2009

Yaşar Kemal, 2010 yılında Günter Grass'la bir araya gelmişti

İnce Memed serüveni

Yaşar Kemal’in ilk kitabı öykülerden oluşan Sarı Sıcak 1952 yılında yayımlandı. Türk edebiyatında olduğu kadar dünya edebiyatında da büyük bir yere sahip olan, bir eşkıyanın ağalık sistemine karşı mücadelesinin anlatıldığı “İnce Memed”in ilk cildi 1955 yılında okuyucuyla buluştu. Dört ciltten oluşan “İnce Memed”, bugüne kadar 40’tan fazla dile çevrildi. Kemal’in 1955-1984 yılları arasında öykü, roman, röportaj ile makalelerinden oluşan 33 kitabı yayımlandı. Betimlemeleri ile kendine özgü, destansı bir dil yaratan Yaşar Kemal, Çukurova’nın doğası ve inasınını bölgeyi hiç görmemiş okurlara bile yakın hale getirmeyi başardı. Öyle ki yakın dostu Nobel ödüllü Alman yazar Günter Grass, 1997 yılında Yaşar Kemal Alman Yayıncıları Birliği’nin Barış Ödülü’ne layık görüldüğünde yaptığı konuşmada, Kemal’in kitaplarına atıfta bulunarak, Anadolu’da hiç bulunmamış olmasına karşın, bölgeyi ve bölge sorunlarını iyi tanıdığını söylemiş ve Kemal’in tasvir gücüne övgüler sıralamıştı. Grass, Yaşar Kemal’in bir “insan hakları avukatı” olarak yazdığını vurgulamıştı. Yaşar Kemal, kitaplarında yoksulların, köylülerin, toprak ağalığı baskısı altındaki, geleneklerin kıskacındaki insanların, göç ettirilenlerin, ezilenlerin hikayelerini anlatmayı sürdürdü. Yapıtları 40'tan fazla dile çevrildi. Kemal, 1998 yılında kurulan PEN Yazarlar Derneği’nin ilk başkanı oldu. 1995’te Der Spiegel dergisindeki Türkiye’deki Kürt ve insan hakları sorunları konusundaki yazısı nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, aklandı. Aynı yıl Index on Cencorship’teki yazısı nedeniyle 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı, cezası tecil edildi.

Yaşar Kemal, Türk edebiyatının en üretken yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Edebiyatın denemeden öyküye, röportajdan romana kadar pek çok türünde eserler veren Yaşar Kemal’in en ünlü eserleri arasında “Binboğalar Efsanesi”, “Yer Demir Gök Bakır”, dört ciltten oluşan, mübadelenin konu edildiği “Bir Ada Hikayesi” gibi romanları yer alıyor. Yaşar Kemal’in son romanı olan “Tek Kanatlı Kuş” 2013 yılında yayımlanmıştı.

“Sanatın birinci işi başkaldırıdır”

Nobel Edebiyat Ödülü'ne Türkiye'den aday gösterilen ilk yazar olan Kemal son olarak 2014 yılında her yıl Norveç Edebiyat ve İfade Özgürlüğü Akademisi'nin (Bjornson Akademi) Norveç'in ünlü milli şairi Bjornstjerne Bjornson adına verdiği 'Bjornson Ödülü'ne layık görülen yazar, törende yaptığı konuşmada, "Sa­nat in­san­la­rın dün­ya­ya bağ­lı­lı­ğı­nın, se­vin­ci­nin bü­yük tür­kü­sü­dür. Gerçek sanat yalanın, tüketici oburluğunun zulmün, şiddetin, bitip tükenmeyen anlamsız savaşların, bütün kötülüklerin karşısındadır. O, her çağ­da­ki çarpıklıkla­ra kar­şı sa­va­şım ver­miş­tir. Çünkü, ne olursa olsun, her biçim sanatın birinci işi başkaldırıdır” diye konuşmuştu.

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Özay

Reklam