İçişleri Bakanlığı’ndan 3 vekile suç duyurusu | TÜRKİYE | DW | 07.11.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

İçişleri Bakanlığı’ndan 3 vekile suç duyurusu

Türkiye İçişleri Bakanlığı, Hurşit Külter’e ilişkin açıklamaları nedeniyle aralarında HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın da dört kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Türkiye İçişleri Bakanlığı, kendisinden aylar boyunca haber alınamayan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter’in gözaltında kaybolduğu iddialarını propaganda aracı olarak kullandıkları gerekçesiyle Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HPD Grup Başkanvekili İdris Baluken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve Külter’in avukatı Mesut Gerez hakkında suç duyurusunda bulundu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bulunulan suç duyurusunda, Demirtaş, Baluken, Tanrıkulu ve Gerez’in Türk Ceza Kanunu’nun ve Terörle Mücadele Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edildi.

Suç duyurusu için sunulan dilekçede, Hurşit Külter’in kaçırılması olayının “bir mizansen olduğu, hedefin Türkiye Cumhuriyeti’ni zan altında bırakma, vatandaşlar arasında infial oluşturma amacı taşıdığının anlaşıldığı” belirtildi ve devlet ile güvenlik birimlerini hedef alan bir kampanya yürütüldüğü ifade edildi.

Hurşit Külter’e yönelik açıklamalar

DBP Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter’den 27 Mayıs'tan 7 Ekim'e kadar haber alınamamış ve Külter’in “gözaltında kaybedildiği” iddia edilmişti. Ancak Külter, Irak’ın ekim ayının başında Irak’ın Kerkük kentinde ortaya çıkmış ve basına bir açıklama yapmıştı.

Suç duyurusunda Demirtaş, Tanrıkulu ve Baluken’in Külter’den haber alınamadığı dönemde yaptıkları açıklamalara yer verildi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş 19 Haziran’da partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, "24 günden bu yana DBP Şırnak il yöneticisi Hurşit Külter'den haber alınamıyor” diyerek “Kürtler direnişi yükseltmezse Hurşit Külter gibi bir bir kaybettirilecekler” ifadesini kullanmıştı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise Külter’e ilişkin açıklamasında, "Sadece bir siyasetçi olarak değil, bir insan hakları savunucusu olarak da Külter’in akıbetini sormak benim açımdan ahlaki bir sorumluluktu…Külter İsviçre'de değil, sayısız faili meçhul cinayetin yaşandığı Türkiye'de kaybolmuştu. Ailesinin de insan hakları savunucularının da tedirgin olması son derece doğaldı” şeklinde konuşmuştu.

Suç duyurusunda HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’in Külter’in ortaya çıkmasının ardından “Hurşit Külter yürütmüş olduğumuz kampanyaların neticesinde sağ kurtulmuştur. 13 gün boyunca orada bir çete yapılanması tarafından resmi kayıtlara geçmeyecek şekilde gözaltına alınmış, ağır işkencelere maruz kalmıştır. Hurşit Külter yürütülen kampanyalar neticesinde infaz edilememiştir” şeklindeki açıklaması da yer aldı. Suç duyurusunda bu ifadelerin, Külter ile ilgili iddiaların mizansen olduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.
Külter için kampanya başlatılmıştı

133 gün boyunca kendisinden haber alınamayan Hurşit Külter için “Hurşit Külter nerede?” kampanyası başlatılmıştı. 7 Ekim’de Irak’ın Kerkük kentide ortaya çıkan Külter basına yaptığı açıklamada, "13 gün bir binanın bodrumunda gözaltında tutuldum, işkence gördüm. Bir yolunu bulup kaçtım, iki ayda buraya geldim” ifadesini kullanmıştı.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/JD/HS

Önerdiğimiz linkler

Reklam