1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

HDP'de hedef Türkiye partisi olmak

24 Şubat 2020

Sancar ve Buldan'ı yeni eş genel başkanı olarak seçen HDP, parti içindeki tartışmalarla birlikte yeni bir değişik sürecine giriyor. Hedef, kapsamlı bir çözüm sürecinin başlatılması.

https://p.dw.com/p/3YJqP
Pervin Buldan ve Mithat Sancar, HDP'nin yeni genel başkanları
Pervin Buldan ve Mithat Sancar, HDP'nin yeni genel başkanları Fotoğraf: Imago/Depo Photos

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 4. Olağan Kongresi'ni parti içinden ve dışından gelen "tabandan koptuğu ve statükoya teslim olduğu" yönündeki eleştirilerin gölgesinde Pazar günü gerçekleştirdi. Değişim mesajının verildiği kongrede Mithat Sancar ve Pervin Buldan partinin yeni eş genel başkanları olarak seçildi. Parti çevrelerinde 2013-2015 yılları arasında AKP ile yürütülen çözüm sürecinde aktif rol oynayan her iki ismin de parti tabanından yükselen "değişim" beklentisine uygun olduğu değerlendiriliyor.

Milletvekili seçilmeden önce çözüm sürecinde kurulan “Akil İnsanlar Heyeti”nde yer alan Sancar, milletvekili olduktan sonra da mecliste anayasa komisyonu üyeliği yapmıştı. Hukukçu Sancar’ın HDP’de eş genel başkanlığa seçilmesi de HDP’nin tutuklu eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’la birlikte en çok konuşulan “Türkiye partisi hedefi”nin yenilenmesi olarak görülüyor.

"Birbirimizi mazur görelim”

Kongrede ayrıca HDP’nin 100 kişilik parti meclisinde 80 kişi değişti. HDP'nin yenilenen parti meclisinde ikinci kez görev alan Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, partide kendini gösteren değişim sürecini DW Türkçe’ye “HDP bugüne kadar hep mücadele eden ve direnen bir parti olarak görüldü. Bileşenlerimiz de öyle. Doğru, ama biz yalnızca bir insan hakları örgütü gibi çalışamayız. İktidar hedefini ele almalı ve ona göre yapılanmalıyız. Kongrede de bu ortaya çıktı” şeklinde değerlendirdi.

Paylan, İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın dillendirdiği “Niyet beyanlarıyla, temennilerle yol almak mümkün değil” gibi parti içinden yükselen eleştirilerin ve HDP ile ilgili demokratikleşme tartışmalarının olağan ve normal sayılmasını gerektiğini söyledi. "Olağanüstü bir saldırı dönemindeyiz ve bu dönemde birbirimizi mazur görmeliyiz” diyen Paylan, HDP’nin yeni dönemde tabandan yükselen değişim mesajını yüzde yüz değerlendireceğini de sözlerine ekledi.

“Boşluklar dolacak, siyaset yapılacak”

Olağanüstü hal döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden olan ve daha sonra işine dönmek için yaptığı tek kişilik eylemlerle gündeme gelen Veli Saçılık da HDP parti meclisine yeni giren isimlerden.

DW Türkçe’ye Mithat Sancar için “Herkes için sıcak bir isim” tanımlamasını yapan Saçılık, HDP’nin 4. Olağan Kongresi’ni “Demokratik Türkiye için atılmış büyük adım” olarak yorumladı. Saçılık, partideki değişim rüzgarını “HDP, örgütüyle ve kendisine oy verenler arasında boşluk yaşıyordu. Aslında yüzde 13 -14 oranında bir kitleye hitap eden parti, siyasetsiz kalıyordu. Ama şu da unutulmasın ki, Türkiye değişmiyor. HDP de şimdi daha güçlü bir şekilde Türkiye’yi değiştirmek istiyor” sözleriyle anlattı.

Saçılık, HDP’yi eleştirenlerin, Türkiye’nin içinde bulunduğu ve HDP’nin hedef olarak gösterildiği baskı sürecini de dikkate almalarını istedi. “Başka bir partinin 7 bin kişilik kadrosu kriminalize edilseydi ayakta kalamazdı” diyen Saçılık, herkesin kendi kimliğiyle var olacağı, kimsenin birbirinin benzeri olmasının istenmeyeceği bir politika yürütülmesi için HDP’ye destek vereceğini söyledi. Saçılık, yeni dönemde HDP’ye düşman görünen ya da bilinen tüm toplum kesimleriyle de iletişimde olacaklarını da sözlerine ekledi.

Yeni çözüm süreci mi?

HDP’de eş genel başkanlığa seçilen Buldan ile Sancar’ın kongre konuşmalarında barış sürecine ve AKP hükümeti ile 2015’te yapılan Dolmabahçe Mutabakatı'na gönderme yapmaları “HDP’de yeni bir çözüm süreci hazırlığı mı var?” sorularını beraberinde getirdi.

Bu sorular karşısında parti yönetimindekiler, sadece Kürt sorununun çözümüne dönük bir hazırlıktan ziyade Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye’deki tüm sorunlu alanlar için bir çözüm süreci yaratmanın zamanının geldiğini savunuyor.

HDP’li Garo Paylan, “Bütün siyaset kurumuna ve topluma çağrı yapıyoruz. Türkiye’deki ekonomik krizin, toplumsal sorunların temelinde de barış sıkıntısı var. Barış için topyekün bir çözüm süreci istiyoruz. Tüm sorunları hep birlikte ele almalıyız. HDP de bunun öncülüğünü, iktidar diliyle yapmalı” diyor. Paylan, önümüzdeki süreçte HDP’nin bu mesajı topluma anlatacağını söylüyor.

HDP’de eş genel başkanlık ve parti meclisinde yaşanan değişimin parti yönetim kurulu ve sözcülüğüne de yansıması bekleniyor.

Hilal Köylü / Ankara

©Deutsche Welle Türkçe