Hükümeti kızdıran ifşa | AVRUPA | DW | 30.10.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Hükümeti kızdıran ifşa

İngiliz 'Guardian' gazetesi, Snowden’ın sızdırdığı bilgileri kamuoyuna açıkladığı için hükümetin eleştiri oklarının hedefinde. Uzmanlar, Almanya’da ise basına böyle bir baskının olamayacağı görüşünde.

İngiliz hükümeti için iyi ile kötü arasındaki fark çok açık: Gizli servisler terörle mücadelede önemli işler yapıyor ve bunların ayrıntılarını kamuoyuna sızdıranlar ise birer düşman. İngiltere Başbakanı David Cameron'ın “düşman“ ifadesiyle kastettiği kişi ise Edward Snowden. Cameron, "Guardian" gibi medya organlarını açık bir şekilde karşıtı olarak görüyor. En azından son açıklamaları bu yönde. Cameron bazı İngiliz yayın organları hakkında yaptığı açıklamada, “Eğer onlar toplumsal sorumluluğu hissetmiyorlarsa, hükümet için geride durup müdahale etmemek zor olacaktır“ şeklinde konuştu. Cameron özellikle "Guardian"ı gizli servislere ait önemli bilgileri saklamak yerine kamuoyuna açıklamakla suçladı. "Guardian" çalışanlarından gazeteci Glenn Greenwald, 2013 yılının haziran ayında Edward Snowden'dan ABD Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA) faaliyetlerine ait ilk verileri almış, gazetesi de bu konudaki ilk haberleri yayınlamıştı.

Daha önce pek çok skandalı ortaya çıkaran Alman gazetelerinden "Süddeutsche Zeitung"dan araştırmacı - gazeteci Hans Leyendecker, Almanya'da başbakanların bir gazeteye yönelik bu tarz tehditlerde bulunmasının düşünülemeyeceğini bile kaydediyor. "Süddeutsche Zeitung", Almanya'da eski CIA çalışanı Snowden'ın verilerini yayınlayan ilk gazete olmuştu. Alman medyasında da siyasetçilerin nüfuzunu kullanma çabalarının olduğunu kaydeden Leyendecker, ancak bunun hoşa gitmeyen bir haber yayınlandıktan sonra söz konusu olduğunu belirtiyor. Leyendecker, ayrıca gelecekte daha fazla bilgi akışı sağlamaktan kaçınmak ya da söz konusu haberi yapan gazeteciyi görüşmelerden uzak tutmak gibi yaptırımlar uygulanmaya çalışıldığını da ifade ediyor: “Ekonomi alanında skandal bir haber söz konusu olduğunda yayınların avukatlar tarafından uyarılması çok sık yaşanıyor. Haberin televizyonda yer almasının kesinlikle önlenmesi isteniyor ve daha sonra hukuki yollara başvuruluyor.“

Almanya'daki Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nden Michael Rediske, ülkedeki siyasi etkinin özellikle kamu yayın kurumlarında göze çarptığını vurguluyor. Rediske, “Almanya'da partilerin tek taraflı baskısı çok az rastlanan bir olay. Bizim, içinde toplumsal grupların da temsil edildiği bir kamu yayın sistemimiz var. Ancak bu kurumların denetleme kurullarında çok fazla bakan ve siyasetçinin dâhil olması eleştiriliyor. Bu, siyasetin bulunduğu bir alan. Ancak İngiltere'ye kıyasla etkileri çok az“ diyor.

Almanya'da durum nasıl?

Rediske, yine de Almanya'daki kamu yayın kuruluşlarının daha iyi durumda olduğunu söylüyor. Örneğin eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, tartışmalı ev kredisi konusundaki haberin yayınlanmasını engellemek için "Bild" gazetesi genel yayın yönetmenini telefonla arayıp tehdit etmişti. Ancak söz konusu haberin ardından yaşanan gelişmeler Wulff'un makamından ayrılmasına yol açtı. Rediske, “Ancak genel olarak kamu yayın kuruluşları ve gazeteler doğrudan etkiye karşı koymada çok iyi durumda. Röportajlarda baskı yapılmıyor, siyasetçiler tarafından yapılan telefon konuşmaları açıklanıyor. Örneğin Hrıstiyan Sosyal Birlik Sözcüsü, ZDF üstünde nüfuzunu kullanmaya çalışınca işinden olmuştu. Bunlar Almanya'da bir skandal olarak görülüyor ve siyasete olumsuz olarak geri dönüyor. İngiltere'de durum çok başka“ şeklinde konuşuyor.

İngiltere'de "Guardian" gazetesini eleştiren sadece Cameron değil. Önde gelen İngiliz gazeteleri de "Guardian"ı sert biçimde eleştiriyor. "Daily Mail", “düşmanlarımıza yardım eden gazete” ifadelerini kullanırken, "Sun" da muhafazakâr bir siyasetçinin "Guardian'a teröristleri desteklediği gerekçesiyle soruşturma açılması gerektiği” ifadelerini manşete taşıdı. Satır aralarında ise ulusal güvenlik tartışmasına yönelik ifadeler göze çarpıyor. Ancak Rediske, Almanya'da Nasyonal Sosyalizm döneminde yanlış kullanımı nedeniyle “devlet çıkarı” ve “devlet sırrı” gibi ifadelere şüpheyle yaklaşıldığını vurguluyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Regina Mennig / Başak Sezen

Editör: Hülya Schenk

Reklam