Gut hastalığından kaçınmak mümkün! | YAŞAM | DW | 19.07.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Gut hastalığından kaçınmak mümkün!

Eski bir Alman atasözü şöyle der: "Aşk, ateş, öksürük, uyuz ve gut saklanamaz." Şişmiş ve iltihaplanmış eklemlerinizde duyduğunuz acıdan kaçınmak zor olsa da, hastalıktan kaçınmanız pekala mümkün.

Gut hastalığı, halk arasında uzun bir süre boyunca zengin hastalığı olarak bilindi. Çünkü şatafatlı ziyafetlere parası yeten bir onlar vardı. Bugünlerde ise durum farklı çünkü et ve alkol çok daha fazla kişi tarafından tüketilebiliyor. Peki bu hastalıktan nasıl sakınabilirsiniz?

Eğer gut hastalığından korunmak istiyorsanız, "pürin" terimini aklınızda tutmanızda fayda var. Bedenimiz pürini kendi başına üretiyor. Hayvanlar olarak, cildin yanı sıra iç organlarımızda da bolca pürin mevcut.

Pürin oranı yüksek yemekler yediğimizde vücudumuz bu pürinleri ürik aside çeviriyor. Yüksek dozda ürik asit ise gut hastalığına yol açan şeyin ta kendisi. Kanda artış göstermiş ürik asit konsantrasyonlarına, kanda üre fazlalığı anlamına gelen "hiperürisemi" adı veriliyor. Bu yüzden gut hastalığı riski taşıyan kişilerin düşük oranda pürine sahip gıdalar tüketmeleri ve pürinle dolu gıdalardan ise kaçınmaları gerekiyor.

Gelgelelim diğer birçok hastalığın çözümü olduğu söylenen "bol bol sebze-meyve ye" tavsiyesinin gut hastalığı için pek işe yaradığı söylenemez. Örneğin ıspanak ve kuşkonmaz oldukça yüksek oranda pürin içeriyor. Nohut, fasulye ya da mercimek gibi baklagiller de aynı şekilde bol miktarda pürin barındırıyor. Bu baklagillerin 100 gramı kabaca 150 ila 200 miligram pürin içeriyor.

Temel Reis muhtemelen ıspanağın yüksek miktarda pürin içerdiğini bilmiyordu

Temel Reis muhtemelen ıspanağın yüksek miktarda pürin içerdiğini bilmiyordu

Beslenme düzeninizden tamamıyla çıkarmanız gereken diğer yemekler ise kızarmış piliç, dana ciğeri, dana bonfile, salam ve domuz kotlet. Aynı şekilde ringa balığı, alabalık ve hamsinin de alışveriş listenizde olmaması gerekiyor. 100 gramı 360 miligram pürin içeren sığır ciğeri ise kara listenin başında geliyor.

Bira ve şaraba veda!

Ancak yapabileceğiniz ve yapmanız gereken şey, durum buğdayı irmiği denilen şeyi yemeniz. Bu gıdada çok az miktarda pürin bulunuyor. Pirinç, patates ve karışık tanelerden yapılma ekmeklerin yanı sıra havuç, domates, elma, yoğurt, peynir ve karnabaharda da aynı şekilde yok denilecek seviyede az pürin var.

Örneğin domates ve elmanın 100 gramında yalnızca yaklaşık 15 miligram pürin bulunuyor. Karnabahar ve mantardaki oran da buna epey yakın.

Eğer mümkünse işten sonra bira keyfini hayatınızdan çıkarmanız da yerinde olacaktır. Çünkü bira demek maya demek. Akşam buz gibi bir bardak bira ya da bir kadeh şarabı midenize indirdiğinizde, alkol kanınızdaki ürik asit konsantrasyonunu artırıyor. Uzun vadede de alkol tüketimi tek başına gut ataklarına yol açabiliyor. Bu nedenle şarabı da kara listenize eklenmesi gereken gıdalar arasında sayabiliriz. Üzgünüz, beyaz ya da kırmızı fark etmiyor!

Peki ya meyve suyu? Çoğu meyve suyu aslında birer tabu çünkü çok fazla şeker içeriyorlar ve şeker de gut hastalığını tetikliyor.

Aman dikkat!

Aman dikkat!

E ne içeceksiniz o zaman? Su elbette, ve de çay. Dünyada yüzlerce çeşit çay var, eminiz ki siz de damak tadınıza göre bir çay çeşidi bulabilirsiniz. Bitki ve meyve çayları vücudunuzun pürinden daha hızlı bir biçimde arınmasına yardımcı dahi oluyor. O yüzden günde yaklaşık iki litre içmeniz yerinde olacaktır.

Engelleme tedaviden daha iyi

Gut atakları aşırı derecede acı vericidir. Düşmanınızın bile başına gelmesini istemezsiniz. O yüzden hastalığa henüz ortaya çıkmamışken engel olmak, yani en azından ortaya çıkma ihtimalini azaltmak, en doğru tercih.

Bir tüyo daha: Bunu mümkün olduğu kadar yağsız bir biçimde yapın. Yağ, vücudunuzun böbrekleriniz vasıtasıyla ürik asitten kurtulmasını zorlaştırıyor ve böylece ürik asit seviyesini artırıyor. Yemeklerinizi ne kadar yağsız pişirirseniz o kadar iyi. Yağ kullanmadan yemek pişirmenin birçok yolu var!

Ve son tavsiyemiz: Düzenli olarak spor yapın. Yürüyüşe çıkın, yüzün ya da bisiklete binin. Halihazırda hoşunuza giden atletik bir aktivitede bulunun. Mesele öyle ya da böyle hareket etmeniz!

Spor yapmanız, eklemlerinize besin maddeleri sağlamanızı sağlar. Eğer 25'in üzerinde bir vücut kütle indeksi (body mass index, BMI) varsa, kilolu sayılıyorsunuz. Eğer BMI'niz 30'ün üzerindeyse de "obez" kategorisine dahilsiniz demektir. Ne kadar erken kilo verirseniz o kadar iyi.

Spor, diğer birçok hastalıkta olduğu gibi gut hastalığıyla mücadelede de sihirli bir faktör. Profesyonel bir sporcu gibi çalışmanıza ya da spor salonunda yatıp kalkmanıza gerek yok! İşe yürüyerek ya da bisikletle gitmeyi deneyin mesela. Ya da trekkinge gidin ya da yüzün. Bu tavsiyemiz yalnızca gut hastalığı çekenlere değil, herkese… Spor iyidir!

Gudrun Heise

© Deutsche Welle Türkçe

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam