FAZ: Tek başına kalmış bir Türkiye Ortadoğu girdabına kapılabilir | ALMANYA | DW | 11.10.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

ALMANYA

FAZ: Tek başına kalmış bir Türkiye Ortadoğu girdabına kapılabilir

Türkiye'nin Suriye'ye yönelik askeri harekâtı ve Almanya'nın Halle kentindeki sinagoga yönelik aşırı sağcı saldırı Alman basınında yorum konusu.

Ses dosyasını dinle 05:25

11.10.2019 - Alman basınından özetler

Frankfurter Allgemeine Zeitung'da yer alan yorumda, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik operasyonunu ülkeyi yalnızlaştırdığı savunuluyor ve bu durumun yarattığı riske dikkat çekiliyor:

"Erdoğan, ne Avrupa'yı ne de ABD'yi kendi tarafına çekmeyi başaramadığı için şimdi tekrar Avrupa'yı kapıları açmak ve Suriye'nin kuzeydoğusuna düzenlenen operasyon sonrası mülteci durumuna düşecekler de dahil, Türkiye'deki milyonlarca mülteciyi göndermekle tehdit ediyor. Erdoğan böylece Avrupa'dan iki şey talep ediyor: Uluslararası hukuka aykırı müdahalenin tanınması ve çoğu Suriye'nin kuzeyinden gelmeyen, iki milyon Suriyeli mültecinin bölgeye yerleştirilmesinin masraflarını üstlenmesini. Avrupa bu ikisine de razı olmayacak. Erdoğan ABD'ye de güvenemez, çünkü ABD Kongresi Türkiye'ye yaptırım tehdidinde bulunuyor. Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bir ay sonra Washington'da bir araya gelmek istiyor. Erdoğan o zamana kadar ne Türkiye, ne de Suriye'ye barış vaadeden "Barış Pınarı Harekâtı'nı” tamamlamak istiyor. Umulan, Ankara hükümetinin, tek başına kalmış bir Türkiye'nin kolaylıkla Ortadoğu'daki girdaba kapılabileceğinin idrak etmesi."

Süddeutsche Zeitung'da yer alan yorumda Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine operasyon düzenlemesi nedeniyle NATO içinde yarattığı krize dikkat çekiliyor. Yorumda, Türkiye'nin zor ancak önemli bir müttefik olduğu değerlendirmesi yapılıyor:

"NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'den neredeyse imkansız bir cambazlık yapması bekleniyor. Stoltenberg, Cuma günü, ittifakın pek çok ülkesinin karşı çıktığı, devletler hukukuna uygunluğu şüpheli bir Suriye operasyonu düzenleyen ülkenin Cumhurbaşkanı ile bir araya geliyor. Fransa, Almanya ve İngiltere Birleşmiş Milletler nezdinde olağanüstü oturum düzenlenmesini talep etti. ABD Başkanı Donald Trump ise hala kararsız ve görünen o ki, Erdoğan'ın Suriye'ye girişine yeşil ışık yaktığı yönündeki imajını ortadan kaldırmaya çalışıyor. Ancak Demokratlar ve Cumhuriyetçiler Türkiye'ye karşı eşine az rastlanır bir uyumla ve Trump'ın bu sefer bir veto ile engelleyemeyeceği yaptırım hazırlıkları yapıyor. NATO Genel Sekreteri olarak Stoltenberg NATO üyesi 29 ülkenin de çıkarlarını göz önüne almalı. Buna Türkiye'nin çıkarları da dahil. Bu yüzden, Çarşamba akşamı Roma'daki toplantıda ifade edilen " Müttefikimiz Türkiye, Suriye krizinin en yakınında duran cephedir ve meşru güvenlik endişeleri vardır: Ülke terör saldırılarının hedefi olmuş ve milyonlarca mülteciyi ülkesine almıştır" gibi açıklamalar duyuyoruz. Bunlar, Türk basınının kamuoyunu inandırmak için kullandığından başkası değil."

Almanya'da haftalık olarak yayınlanan Die Zeit gazetesinde yer alan yorumda Çarşamba günü Halle kentinde aşırı sağçı bir Almanın iki kişiyi öldürmesiyle sonuçlanan sinagog saldırısına ilişkin olarak aşağıdaki değerlendirme yapılıyor:

"Halle'de Yahudi düşmanlığı yeni bir boyuta ulaştı. Ama bizi telaşlandırması gereken sadece bu olay değil, aynı zamanda küçük işaretler. Almanya'nın geçmişine bir sünger çekmesi gerektiğini düşünen insanların sayısı artıyor. Her üç Almandan biri Yahudilerin Holokost'u kendi çıkarları için kullandığını düşünüyor. Kendi atalarının aslında bir direniş içinde olduğunu düşünen Almanların sayısı tahmin edilenden fazla.  Bu durum, pek çok Almanın Yahudi soykırımı faciasına neden olan antisemitik mirasla bilfiil hesaplaşmayı bırakmış olduğunun bir göstergesi. Bunun yerine "Geçmişle hesaplaşma ustası” benzeri gülünç tanımlamalar fosilleşen hatırlama kültürünün sembolü haline geldi. Sanki geçmişin üstesinden gelmeyi en iyi şekilde başarmış ve şimdi de bununla insanlara caka satıyormuşuz gibi duruyor."

Hannoversche Allgemeine Zeitung'da yer alan yorumda Halle saldırısı sonrasında topluma düşen görevin ne olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuluyor:

"Siyasi teröre karşı yürütülen savaş sadece onunla toplumsal olarak mücadele edersek kazanılabilir. Siyaset ve kanaat önderleri eylemlere odaklanmalı. Toplum da, bu durum kimi zaman acı verse de, tartışmaya katılmalı. Liberal demokrasilerde sessiz kalarak ortak olmanın sonu geldi. Herkes kendi alanında liberal demokrasiyi savunmak zorunda. Halle'de yaşananlar bu ödevi oldukça ciddiye almamız gerektiği konusunda bir uyarıydı."

DW,MY/GA

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam