1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

FAZ: Riyad'ın Washington ile arası soğuyor

18 Aralık 2018

Riyad – Washington ilişkileri, mülteci politikası ve Alman polisindeki aşırı sağcılık skandalı, gazetelerin öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

https://p.dw.com/p/3AHio
Washington Protest Vermisster Journalist Khashoggi
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/J. Martin

18.12.2018 - Alman basınından özetler

Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) Kaşıkçı cinayetinden sonra ABD ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerde baş gösteren gerginliği konu alan yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Riyad yönetimi Amerikan Senatosu'nun aldığı iki kararı içişlerine müdahale gerekçesiyle geri çevirdi. Sanki Yemen'deki savaş ile bir gazetecinin üçüncü bir ülkede öldürülmesi sadece Suudi Arabistan'ı ilgilendirirmiş gibi. Suudi Arabistan silah alımlarında ve nükleer programında ABD'ye bağımlı bir ülke. İkili ilişkileri taşıyan ortak zemin şimdi daralmaya başladı. Suudi Arabistan, Hamas'ın terör örgütü olarak tanımlanması için ABD tarafından hazırlanan Birleşmiş Milletler karar tasarısına destek vermedi. Suudi Arabistan ile Rusya arasındaki işbirliği de sadece petrol politikası ile sınırlı değil. Suudi hanedanı Washington ile ilişkilerin bozulabileceği ihtimaline karşı şimdiden tedbir alıyor. Riyad, kendi liderliğinde Arap askeri ittifakı kurma planları yapıyor. Yemen'deki savaşı da planladığı ittifakın provası olarak kullanıyor.”

Berliner Morgenpost gazetesi mültecilerin Alman toplumuna intibaklarını konu alan bir yorum yayımlamış:

"Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin ortak iltica politikası üretemeyecekleri anlaşılıyor. Ancak AB ülkelerini yönetenlerin beceriksizlik ve isteksizliklerine rağmen ilerleme sağlanabiliyor. Suriye, Irak ve Afganistan'dan gelenler komşularının yardımıyla Alman hayatına alışıyorlar. Göç ve Mülteciler Dairesi iltica talebinde bulunanların kalıp kalamayacaklarına daha çabuk karar verilebilmesi için personelini eğitiyor. Almanya'ya gelenler de kendi gayretleriyle çok şey başardılar. Çoğu Almanca öğrendi, bir kısmı kendine iş buldu. Kriz henüz atlatılmadı. Kimi asıl problemin entegrasyon olduğunu söylüyor. Ancak ara bilanço çıkarılırken sadece olumsuz manşetlere takılmamak gerekir. Önemli olan günlük hayatta yapılanlardır.”

Frankfurt emniyetinde görevli beş polis memurunun aşırı sağcılık şüphesiyle açığa alınması Almanya'da geniş yankı buldu. Frankfurter Rundschau gazetesinin yorumu:

"Alman polisi geçmişte de benzer skandallarla manşet oldu. Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) cinayetlerinde sadece maktul aileleri mercek altına alındı. Saksonya'daki özel polis birliklerinde Nasyonal Sosyalizmi çağrıştıran semboller kullanıldı. Polis teşkilatı gibi kuvvet kullanma tekelini elinde bulunduran hiyerarşik yapıdaki bir kurumun nasıl olup da otoriter düşünce, sınıf bilinci ve ırkçılığı bünyesinde taşıyabileceğini insan merak ediyor. Polis eğitimi sırasında eleştiri, çelişki ve benlik yansımasına ağırlık verilmelidir. Aynı zamanda emniyet birimlerinin, her polisin fark ettiği tehlikeli gelişmeleri gizliliğine güvenerek bildirebileceği ombudsmanı olmalıdır. Frankfurt'ta ortaya çıkarılan skandal için söylenebilecek tek şey olayın en ince ayrıntısına kadar aydınlatılması olabilir.”

Hannoverısche Allgemeine Zeitung'un aynı konudaki yorumu ise özetle şöyle:

"Güvenlik makamlarındaki aşırı sağcı düşünce sadece Almanya'da rastlanan bir fenomen değildir. ABD'deki duruma bakmak yeter. Bu olumsuzluğa çare bulunmalıdır. Demokratik hukuk devletinin, değerlerini özümsemiş güvenlik görevlilerine ihtiyacı vardır. Devlet sağcı ya da solcu değil, bütün yasaların kendisi de dahil olmak üzere herkes için geçerli olduğunu benimsemiş polis ister.”

DW, dpa, afp/AG, BÖ

© Deutsche Welle Türkçe