FAZ: AKP′ye sadık seçmen beklentisi | BASIN | DW | 04.07.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

FAZ: AKP'ye sadık seçmen beklentisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriyelilere vatandaşlık açıklaması ile Türkiye ve dünyada artan terör tehdidi, bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları...

Ses dosyasını dinle 03:23
Şimdi canlı
03:23 dk

04.07.2016 - Alman basınından özetler

‘Frankfurter Allgemeine Zeitung' Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriyeli mültecilerin Türk vatandaşlığına geçişinin kolaylaştırılmasıyla ilgili açıklamasını şöyle yorumluyor:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mültecilere empati duyduğu için böyle davrandığı tartışılmaz. Ancak, vatandaşlık önerisinde Türk vatandaşlığına geçen Suriyelilerin sadık seçmenler olarak AKP'nin mutlak çoğunluğunun garantisi olmaları yolundaki beklentinin hesabı da yatıyor. Ayrıca Suriyeliler yaşadıkları Güneydoğu Anadolu illerinin nüfus yapısını da değiştirip Kürtlerin oranını düşürüyorlar. Erdoğan Türk vatandaşlığına geçme önerisiyle hem İslam dünyasının cömert lideri olduğunu göstermek, hem de Kürt siyasi hareketine bir darbe daha indirmek istiyor.”

‘Frankfurter Rundschau' gazetesinin yorumunda ise Türkiye'nin terör ile mücadelesine değiniliyor:

“Türkiye'nin terör ile mücadele gücü azaldı. Aynı zamanda personel sıkıntısı da çekiyor. Hükümet Türkiye'nin tıpkı Mali, Tunus, Bangladeş ve Irak gibi cihatçıların hedefinde olduğunu anlayamıyor. Terörü tezgâhlayanların amacı ‘dönekleri' cezalandırmak ve ‘kâfir' yabancıları öldürmektir. Türkiye'de her iki hedefe birlikte varıp, rahat hareket edebiliyorlar. Erdoğan yanlış cephelerde mücadele etmekle cihatçıların elini güçlendirmiş oluyor. Bunu görmezden gelmesi işini kolaylaştırmaz. Dış politikada olduğu gibi iç politikada da pragmacı davranması gerekir. Kürtlerle barış yapma zamanı çoktan gelmiştir. Aksi takdirde Türkiye kaosa sürüklenebilir.”

‘Schwäbische Zeitung' Bağdat, Dakka ve İstanbul'daki terör saldırılarını konu alan yorumunda şu satırlara yer vermiş:

“Batı toplumlarının kazanımlarından biri de üzüntüsünü açıkça gösterebilmesidir. Ancak vahşet arttıkça acıma yeteneği azalıyor. Terör saldırılarının artması karşısında acıma hissi köreliyor ya da algılama seçicileşiyor. İstanbul Atatürk havalimanının hedef seçildiği terör saldırısından sonra ‘Je suis İstanbul' benzeri dayanışma eylemleri yapılmamasının nedeni bu olabilir mi? Kimse bütün vaktini yas tutarak geçiremez. Ancak İstanbul, Bağdat ve Dakka'dan gelen vahşet haberlerine omuz silkmek de olmaz. Küresel terör hepimizi ilgilendirir.”

‘Süddeutsche Zeitung' Bangladeş başkentindeki terör eyleminin düşündürdüklerini şöyle özetlemiş:

“İslamcı terör tahripkâr etkisini sadece tatil beldelerinde göstermiyor. Terör iş seyahatlerini de tehdit ediyor. Korku ortamında yurtdışına eleman göndermek zorlaştığından şirketlerin masrafları artıyor. Birçok ülkede güvenlik makamları kendi vatandaşlarını korumaktan bile aciz kalıyor. Bangladeş bu ülkelere bir örnektir. Terör yabancılar üzerinde yoğunlaşırsa şirketler yurtdışında çalıştıracak eleman bulamaz ve yurtdışı iş seyahatlerinin sorumluluğuna katlanamaz. Kestirilmesi mümkün olmayan şiddet ticaret ve küreselleşmenin motoru olan işletmecilik ruhunu felç edebilir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam