Fırat′ın doğusundaki harekatın kapsamı ne olacak? | TÜRKİYE | DW | 13.12.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

Fırat'ın doğusundaki harekatın kapsamı ne olacak?

Türkiye Fırat'ın doğusuna birkaç gün içinde askeri harekat düzenleyeceğini ilan etti. Harekat hangi alanı kapsayacak, ABD askerleriyle çatışma riski var mı, hükümetin amacı ne? Uzmanlar DW Türkçe'ye değerlendirdi.

Türkiye, Suriye topraklarına üçüncü askeri harekatını yapmaya hazırlanıyor. Fırat Kalkanı ve Afrin'e yönelik Zeytin Dalı operasyonlarının ardından Türkiye, ABD'nin "kırmızı çizgisi" olarak görülen ve YPG silahlı gücünün bulunduğu Fırat'ın doğusuna hava destekli kara harekatı için gün sayıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uzun süredir "bir gece ansızın gelebiliriz" dediği harekat, Cumhurbaşkanı'nın kendi ağzından dün ilan edildi. Erdoğan, "Hedefimiz asla Amreikan askerleri değildir, bölgede faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarıdır" açıklamasını yaptı.

"ABD askeri etkilenmez"

Terör ve güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, Fırat'ın doğusunda 50 bin kilometrekarelik alanda ABD'nin 23 adet askeri üssü bulunduğuna dikkat çekti. "Bu kadar büyük bir alanda ABD'nin üslerinin yüzölçümünün toplu iğne başı kadar olduğunu" söyleyen Ağar, "Türkiye orada ABD'lilerin etkilenmeyeceği bir harekat icra edebilir. Fırat Kalkanı'nda da ABD ve Fransız özel kuvvetleri vardı. Onların olduğu alana da harekat düzenlendi ama onlara bir zarar gelmedi. Bir de askeri mekanizmalar devreye girdiğinde bir sorun olmaz. Operasyon yapılacak alan ifade edildiği an sorun kendiliğinden çözülür” diye konuştu. Ağar, Türk uçaklarıyla ABD uçaklarının karşı karşıya kalmasının da söz konusu olmayacağı görüşünde.

Eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu da, harekatın önceden ilan edilmesini karşıdakine hazırlık için zaman tanıma olarak nitelendirdi. Loğoğlu, “Fırat’ın doğusu çok büyük ve kritik bir alan, çok geniş çaplı bir operasyona girişilmesinin bütün sonuçlarını öngörmek çok kolay değil” dedi.

Hedef neresi?

Abdullah Ağar, harekatın kapsamının Irak'ın batısına kadar uzanabileceğini belirterek "Burası Sincar ekseninden başlayıp Fırat'a kadar uzanan alan. Kısaca Suriye'nin kuzeydoğusu ve Irak'ın batısı, Sincar'ı dahil ettiğiniz tarihi adı Ayn el Cezire olan bir ada. Buranın terör örgütlerinden arındırılması hedefi var.”

Aynı görüşü paylaşan uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. İlhan Uzgel de, harekatın güneye ve içeriye değil, daha doğu-batı eksenli ve Kuzey Irak'a doğru giden bir hatta yapılabileceğini söyledi. Uzgel, operasyonu "ABD ile anlaşmalı ve uzlaşmalı şekilde oradaki PYD varlığına kalıcı bir zarar vermeyen ama iç kamuoyuna da Fırat'ın doğusuna operasyon yapmış görüntüsü veren, sınırlı, PYD'nin çok fazla bulunmadığı ve büyük çatışmaların olmadığı bölgelere yönelik bir ara formül" olarak nitelendirdi.

"Ekonomi olmadı Fırat'ın doğusunu verelim"

"ABD'nin bir tane Suriye politikası varsa, o da Fırat'ın doğusunda bir özerk bölge elde edebilmek ve askeri varlığını orada bulundurmak" diyen Uzgel, Türkiye'nin burada PYD varlığını süpüren bir operasyon yapması halinde, ABD'nin siyasi ve askeri yatırımının hiçbir anlamı kalmayacağını söyledi.

Uzgel, "ABD ve PYD'ye karşı topyekun bir süpürme harekatı olmayıp, ABD ile detayları çalışılmış bir operasyon olma ihtimali çok yüksek. Erdoğan seçim öncesi, seçmene ekonomi olmadı, Fırat'ın doğusunu verelim diyecek” diye konuştu.

ABD ile pazarlık yapıldı mı?

Eski Washington büyükelçisi Faruk Loğoğlu ise operasyonun ABD ile ön pazarlığın ürünü olduğunu düşünmediğini belirterek, " Menbiç'de bile çok gecikerek bölük pörçük uygulanan anlaşmanın yarattığı sıkıntılar gayet net ve açık. ABD'nin PYD/YPG konusunda ve gözlem noktalarının işlevi konusunda yaptığı açıklamalar, iki ülkenin çok ayrı frekanslarda bulunduğunu gösteriyor. Perde arkasında bir anlaşmaya varmış olmalarını güçlü bir ihtimal olarak görmüyorum” yorumunu yaptı.

Menbiç mutabakatı ile bile terör unsurlarının temizlenemediğini belirten Loğoğlu, bu kadar geniş bir bölgedeki operasyonun sonuçlarını öngörmenin mümkün olmadığını söyledi.

Loğoğlu, ABD'nin böyle bir operasyonu gerekli kılmayacak netlikte adımlar atması gerektiğini belirterek "Türkiye'nin çatışmaları yeni savaşlarla değil, diplomasiyle çözmesi lazım. Bunun için Suriye hükümeti ve Suriye Kürtleriyle temasa geçmesi lazım” dedi.

Eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu ise, harekatın önceden ilan edilmesini karşıdakine hazırlık için zaman tanıma olarak nitelendirirken “Fırat’ın doğusu çok büyük ve kritik bir alan, çok geniş çaplı bir operasyona girişilmesinin bütün sonuçlarını öngörmek çok kolay değil” dedi.

Aslı Işık

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler