Eylemciler kızgın! | AVRUPA | DW | 04.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Eylemciler kızgın!

Gezi Parkı eylemcileri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına kızgın. Taksim’i boş bırakmayan gençler, hükümetten uzlaşmacı bir adım atmasını bekliyor.

Demonstrators shout slogans during an anti-government protest in Istanbul June 1, 2013. Turkish Prime Minister Tayyip Erdogan called for an immediate end on Saturday to the fiercest anti-government demonstrations for years, as protesters clashed with riot police in Istanbul for a second day. REUTERS/Murad Sezer (TURKEY - Tags: POLITICS CIVIL UNREST)

Türkei Istanbul Ankara Demonstrationen Mai Juni 2013

İstanbul Taksim Gezi Parkı'ndaki eylemcilere destek vermek amacıyla büyük kentlerdeki protestolar dün de devam etti. Hatay'daki protestolarda kimin tarafından ateşlendiği belli olmayan bir kurşunla başından yaralanan 22 yaşındaki Abdullah Cömert, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Antakya Devlet Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.   

Türk Tabipler Birliği'nin verdiği bilgilere göre daha önce de Mehmet Ayvalıtaş adlı bir genç İstanbul'da hayatını kaybetmişti.

İnsan hakları örgütlerinden yapılan açıklamalara göre protestoların başlangıcından bu yana en az bin 700 kişi yaralandı. Pazar günü yapılan resmi açıklamalarda yaralı sayısı ise 173 olarak açıklanmıştı.

Taksim Meydanı ve Gezi Parkı ise üç gündür adeta başka bir cumhuriyet gibi. Taksim’e girişler polisin çekilmesinin ardından eylemciler tarafından kurulan barikatlarla kapatıldı. Daha önce 1 Mayıs eylemlerinin yapılmasına izin verilmediği ve bu yüzden büyük gürültülerin koptuğu meydan günlerdir Gezi Parkı’nı korumak isteyenlerin evine dönüşmüş durumda. Çimlere yayılan, yanlarında battaniyeleri ve kimileri de şilteleriyle kamp kuran gençler parktan ayrılmaya niyetli görünmüyor.

Hükümetten taleplerine yanıt bekleyen eylemciler, Gezi Parkı’nın korunmasını, kararların demokratik yöntemlerle alınmasını, polis şiddetinin sona erdirilmesini, kararlar alınırken kamu yararının gözetilmesini ve gösterilerde gözaltına alınanların serbest bırakılmasını istiyor. Ancak Gezi Parkı’nda toplananların talepleri sadece bunlar değil. Hükümetin son dönemdeki uygulamalarına, Suriye politikasına, 1 Mayıs’ta Taksim’de gösteri yapılmasına izin verilmemesine ya da alkol tüketimi ile ilgili yeni düzenlemelere tepki gösterenler de Gezi Parkı eylemlerine destek veriyor.

Her kesimden katılımcı

Gezi Parkı’nda başlayan ve hükümet karşıtı eylemlere dönüşerek diğer kentlere de sıçrayan eylemlere AKP tabanından olmayan, farklı kesimlerden katılım var. Polisin şiddet kullanarak göstericileri dağıtmaya çalışması ve Başbakan Erdoğan’dan gelen sert açıklamalar tepkilerin daha da artmasına yol açıyor. Gezi Parkı’ndaki eylemciler, Başbakan’ın özellikle ‘birkaç çapulcu’ ifadesine öfkeli. Tepkilerini dile getirmenin demokratik hakları olduğunu söyleyen eylemciler, hükümetin ılımlı bir adım atmasını umuyor. Ancak dört günlük Fas gezisine çıkan Erdoğan’dan olumlu bir yanıt gelmeyince eylemcilerin gözü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e çevrildi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de “Demokrasi sadece seçim değildir. Barışçıl gösteriler demokrasinin parçasıdır. Herkesin düşünceleri, inançları saygıya değerdir. Kendi ülkesinde herkes kendini özgür hissetmelidir. İyi niyetli mesajlar alındı, gereği yapılacak” şeklinde daha ılımlı bir açıklama yaptı. Ancak Cumhurbaşkanı’ndan daha fazlasını uman İstanbul sokakları ise Gül’ün polise şiddetten vazgeçmesi yönünde çağrı yapmasını bekliyor.

Öte yandan göstericilerin hedefinde basın da bulunuyor. Eylemciler geçen hafta başlayan ve cuma sabahı polisin müdahalesi ile doruğa çıkan olaylara görüntülü basının, özellikle de haber kanallarının yeterince yer vermemesine ve olayları aktüel olarak aktarmamasına öfke duyuyor. Görüntülü basın ise eylemcilerin tepkilerini haber kanallarının önünde protesto gösterileri düzenleyerek dile getirmesinin ardından Gezi Parkı eylemlerine yayınlarında yer vermeye başladı.

'Dikkatli olun'

Ancak sosyal medya yine başlıca haber kaynağı olmayı sürdürürken manipüle edilmiş ve kaynağı belli olmayan haberler de bilgi kirliliğini artırıyor. Bu nedenle sosyal medyadan sık sık uyarılar yapılarak dikkatli olunması isteniyor. Biber gazı ise İstanbul’da artık günlük hayatının bir parçası. İstanbullular, Taksim’de işportaya düşen gaz maskelerini satın alarak biber gazından kendini korumaya çalışıyor. Ancak özellikle çocuk ve yaşlıların da biber gazından kendini koruması ise pek de mümkün olmuyor. Olayların nasıl ve ne zaman yatışacağına dair ise kimse bir öngörüde bulunamıyor.

Taksim’in dört bir yanını ve İstaklal Caddesi’ni kimi zaman gülümseten duvar yazıları ise eylemcilerin bir yandan da eğlendiğini gösteriyor. Başbakan’ın ‘çapulcu’ tanımına “Tencerem var, tavam var, çapulcuyum havam var” diye yanıt veren eylemciler üzerlerine etiket yapıştırmışlar: “Çapulcu 28”, “Çapulcu 52”.

Bir kozmetik mağazasının üzerine “Biber gazı cildi güzelleştirir” yazarken, Taksim’deki yol çalışmaları için koyulan “Taksim’de çalışma var, alternatif yollar kullanınız” tabelasında tek harfi değiştirmişler: “Taksimde çatışma var, alternatif yollar kullanınız”!

“Milyonları topla gel Erdoğan, zaten kafamız bi milyon.”, “O son birayı yasaklamayacaktın”, “Bütün ayyaşlar toplandık”, “Polis kardeş gerçekten gözlerimi yaşartıyorsun!”, “Yeter artık, polis çağıracağım valla” Taksim’i dört bir yanını süsleyen duvar yazılarından birkaçı…

©Deutsche Welle Türkçe

Haber: Hülya Schenk / İstanbul

Editör: Başak Özay

Reklam