Ergenekon’da tahliye dalgası | AVRUPA | DW | 10.03.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Ergenekon’da tahliye dalgası

Ergenekon sanıkları için alınan tahliye kararları Türk hukuk sisteminin sorgulanmasına yol açıyor. Hilal Köylü'nün notları…

13. Ağır Ceza Mahkemesi, Ergenekon davasının 33 sanığının tahliye taleplerini reddederken, diğer ağır ceza mahkemelerinin kararlarıyla Ergenekon sanıkları tek tek tahliye edilmeye başlandı. Tahliyeler arasında eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur, Gazeteci Tuncay Özkan, Albay Levent Göktaş, Doğu Perinçek, Yazar Yalçın Küçük, Avukat Kemal Kerinçsiz isimleri dikkat çekti.

Özel yetkili mahkemeleri kaldıran ve tutukluluk süresini 7.5 yıldan 5 yıla indiren yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Ergenekon sanıklarından 5 yıldan fazla cezaevinde bulunan tutuklulara tahliye yolu açılmıştı. Ancak beklentilerin aksine, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden sürpriz bir karar çıktı. Mahkeme; Veli Küçük, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Sedat Peker ve Levent Göktaş’ın da aralarında bulunduğu Ergenekon sanığı 33 tutuklunun tahliye taleplerini reddetti. 13. Ağır Ceza’dan “Özel Yetkili Mahkemeleri kaldıran yasa, Anayasa’ya aykırıdır. Bu konuyla ilgili karar HSYK tarafından verilmelidir. Konuyla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne de başvurduk” açıklaması geldi.

13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına ilk tepkiler sanık avukatlardan geldi. Avukat Hüseyin Ersöz, “13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ne yazık ki kendini meclisin üstünde görmeye başlamıştır. Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir ama Anayasa Mahkemesi yürütmeyi durdurma verene kadar kanun yürürlükte ve onu uygulamak durumundadır” dedi. Karar, sosyal medyanın en popüler sitesi Twitter'da da tepkilerin hedefi oldu.

Dalga dalga tahliye

13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tepki çeken kararına karşın 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nden tahliye kararları gelmeye başladı. İlk olarak Tuncay Ökan, Levent Göktaş ve Sedat Peker için tahliye kararı açıklandı. Arkasından, 2. Ağır Ceza Mahkemesi’den Avukat Kemal Kerinçsiz, 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nden Danıştay saldırısı sanığı Alpaslan Aslan, Albay Dursun Çiçek ve Eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbahim Şahin için tahliye kararı geldi. Bu tahliyelerin ardından Yalçın Küçük, Teğmen Mehmet Ali Çelebi, Jandarma Eski Genel Komutanı Şener Eruygur, Emekli Orgeneral Hasan Iğsız, Alaaddin Sevim ve Gazeteci Merdan Yanardağ için de tahliye kararı çıktı. Dursun Çiçek; Balyoz davasından hüküm giydiği için, Alpaslan Aslan da 3 davadan kesinleşmiş cezası olduğu için cezaevinden çıkamayacak. Tahliye dalgasında bir dikkat çekici isim de Doğu Perinçek oldu.

Tahliye kararlarının ardından ilk serbest kalan isim Gazeteci Tuncay Özkan oldu. Özkan, çıkışta cezaevinde 6 yıl kaldığına gönderme yaparak, “Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, bizim yaşadıklarımızdan daha ağır. Bugün çıkarken dahi aldıkları tavır ibretliktir. Şeytanla yatağa girdiler, çarpıtılarak çıktılar” dedi.

Adalet Bakanı HSYK’yı göreve çağırdı

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin kaldırılmış bir mahkeme olduğunu hatırlatarak, “Burada görevli hakim ve savcıların görevleri sona ermiştir. Karar verme yetkileri yoktur. HSYK’yı göreve çağırıyorum” dedi. HSYK da, tahliye taleplerini reddeden 13.Ağır Ceza Mahkemesi hakkında inceleme başlattı.

Yargıtay Eski Başkanı Sami Selçuk, “Artık kendimizi düzeltmemiz gerekir” derken, mahkemeler arasındaki görüş farklılıklarının “Hukuk nasıl işliyor?” endişelerini haklı kıldığını söyledi. Ortada açıklanması zor bir durum olduğunu belirten Selçuk, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye taleplerini reddederken nasıl hareket ettiğinin açıklanması gerektiğini söyledi. Eski Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Mete Göktürk de, mahkemeler arasındaki görüş farklılığını ‘tam bir hukuk karmaşası’ diye niteledi. Göktürk, “Bu kararlara itiraz etmek halen mümkün. Tahliye kararı verilenler çıkacaktır, asıl mağdur olanlar tahliye kararı verilmeyenler” dedi.

Başbuğ’la başlamıştı

Ergenekon davası sanıklarının avukatları, Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ için verilen kararı dikkate almıştı. Avukatlar, dilekçelerinde Başbuğ için verilen “Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği” yönündeki yüksek mahkeme kararının tüm sanıkları ilgilendirdiğini, Başbuğ için verilen tahliye gerekçelerinin kendileri için de geçerli olduğunu belirtmişti.

Ergenekon davasından cezaevinde olan Danıştay cinayetinin faili Alparslan Aslan da tahliye bulundu. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilen dilekçede, Anayasa Mahkemesi’nin İlker Başbuğ için verdiği karar örnek gösterildi. Eşitlik ilkesi gereği mahkeme kararının tüm tutuklu sanıklar için uygulanması gerektiği belirtilen dilekçede tüm sanıkların tahliyesine karar verilmemesinin sorunlu olduğu iddia edildi. Tutukluluk süresini 5 yıla indiren yasanın yürürlüğe girmesinin ardından, ilk tahliye olan isim Hrant Dink cinayeti davası sanığı Erhan Tuncel’di.

Ergenekon nedir ?

2000’li yıllarda Türkiye’de faaliyet gösterdiği ileri sürülen gizli-silahlı örgüte Ergenekon denildi ve bu örgüt Türk yargısı tarafından terörizmle suçlandı. Ergenekon’un devletin güvenlik güçleri içerisinde örgütlendiği, bünyesinde asker, polis, gazeteci, akademisyen üyeleri olduğu iddia edildi. Ergenekon’a atfedilen eylemler arasında 2003-2004 yıllarında AKP hükümetini devirmeye yönelik darbe planları, 2006’da bir yüksek yargıcın öldürüldüğü Danıştay saldırısı, 2007’de Malatya’da üç Hıristiyan’ın öldürüldüğü Zirve Yayınevi katliamı da yer aldı. Ergenekon Davası da 2007’de başlamıştı. TSK’nın en üst düzey komutanları, çok sayıda gazeteci, avukat bu dava kapsamında tutuklandı.

© Deutsche Welle Türkçe

Hazırlayan: Hilal Köylü

Editör: A. Günaltay

Reklam