Erasmus’un ülkesine ırkçılık eleştirisi | AVRUPA | DW | 15.10.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Erasmus’un ülkesine ırkçılık eleştirisi

Avrupa Konseyi Hollanda’yı etnik ve dinsel ırkçılık ile yabancı düşmanlığına karşı ivedi önlem almaya çağırdı.

Daha birkaç yıl öncesine kadar Avrupa genelinde “hoşgörü” sembolü olan Hollanda, artık ırkçılık, yabancı düşmancılığı ve ayrımcılıkla anılmaya başlandı. Hümanist filozof Erasmus’un ülkesinde popülist ve Müslüman karşıtı söylemlerin yükselişe geçmesi Avrupa Konseyi tarafından bugün açıklanan bir raporla “kaygı verici” olarak nitelenip eleştirildi.

Avrupa Konseyi, Hollanda’yı etnik ve dinsel ırkçılık ile yabancı düşmanlığına karşı ivedi önlem almaya çağırdı. Raporda, Polonya, Romanya ve Bulgaristan gibi AB ülkelerinden gelenlere yönelik ırkçılık ve ayrımcılığa da vurgu var.

"Endişe verici boyuta ulaştı"

Strasbourg merkezli Avrupa Konseyi’nin ırkçılık, hoşgörüsüzlük, Yahudi düşmanlığı ve yabancı düşmanlığıyla mücadele birimi olan ECRI tarafından yayımlanan raporda, Hollandalı popülist politikacı Geert Wilders’in liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV) başta olmak üzere siyasi partiler içinde ve kamuoyundaki ırkçı söylemin endişe verici boyuta ulaştığı gözlemine yer verildi.

Hollanda’daki tüm siyasi parti sorumlularını “ırkçı ve yabancı düşmanı görüşlerin ifadesine karşı tavır almaya” çağıran ECRI’nin raporunda, “Avrupa’nın tarihi, dini, kültürel ve kültürel önyargılar ve kine teşvik eden siyasi söylemlerin sosyal barış ve siyasi istikrar için tehdit oluşturduğunu göstermektedir” ifadeleri kullanıldı.

Raporda, bu kapsamda Hollanda Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün “etnik” Hollandalılar ile başını Faslılar, Türkler, Karayipliler ve Surinamlıların çektiği yabancı kökenlilerle ilgili yaptığı bir araştırmanın sonuçlarının, ülkede etnik gruplar arasındaki sosyal temasın son 17 yılda azaldığını gösterdiği de hatırlatılıyor.

"Çok kültürlülükten uzaklaşılıyor"

Hollanda’nın “çok kültürlü toplum modelinden uzaklaştığının” not edildiği raporda, son yıllarda yabancı göçmenlerin Hollanda’ya girişleriyle ilgili koşulların yasalarla sertleştirilmesi eleştiriliyor. Hollanda’da ikamet amacıyla edinilmesi gereken resmi belgeye 2012 yılına kadar 188 ile 830 Euro arasında ödenirken, bu rakamın, Avrupa Adalet Divanı’nın “AB yasalarıyla uyumsuz” kararına rağmen şu anda 1250 Euro olduğu hatırlatılıyor.

ECRI, aile birleşimi öncesinde şart koşulan sözlü sınava 2011 yılından itibaren bir de okuma sınavı eklenmesini ve sınavı geçmek için alınması gereken notun yükseltilmiş olmasını da sosyo-ekonomik açıdan “adilane olmayan bir uygulama” olarak tanımlıyor. Okuma sınavı ve not yükseltiminden vazgeçilmesini ve ikamet belgesi için talep edilen para miktarının azaltılmasını istiyor.

ECRI’nin işaret ettiği bir diğer konu da nüfusla ilgili “coğrafi” bazda veri toplanması. Raporda, Hollanda İstatistik Dairesi'nin (CBC) “yerliler” ve “yabancı kökenliler” şeklinde ülke nüfusunu sınıflandırdığı, “yabancı kökenliler” bölümünde de “Batılı” ve “Batılı olmayan” şeklinde alt sınıflandırma yaptığı aktarılıyor. Bu tür veri toplamanın bireylerin rızası olmaksızın yapıldığına dikkat çeken ECRI, eğer veri toplanacaksa, kişilerin rızasıyla tüm ilgili aktörlerin işbirliğiyle ve veriler tamamen gizli kalacak şekilde yapılmasını konusunda Hollanda’yı uyarıyor.

ECRI, geçtiğimiz yıllardaki raporlarında olduğu gibi bu yıl da ülkede yaşayan yaklaşık 900 bin Müslümanı bir kez daha “ırkçılık hedefi kitle” sınıfında gösteriyor. Kamu binaları, eğitim kurumları, hastaneler ve toplu ulaşımda peçeli Müslüman kadınlara yasak getirilmesini öngören yasa tasarısının “kaygı verici” olduğunu belirtiyor.

Müslümanlara ait camilere yönelik saldırıların devam ettiği kaydediliyor. Amsterdam Üniversitesi tarafından 2012 yılında gerçekleştirilen bir araştırma, 2005-2010 yılları arasında ülke genelinde 117 camiye yönelik yağmalama, yangın, tehdit ve camiye ölü koyun asma gibi saldırının gerçekleştirildiğini göstermişti.

Sporda ırkçılık

Raporun ilginç bir diğer bölümü ise sporda ırkçılıkla ilgili.

Hollanda’yı özellikle futbolda ırkçılıkla mücade etmesi için uyaran ECRI, örnek olarak Ajax taraftarlarının ülkedeki diğer futbol takımlarının taraftarlarınca “Yahudiler” olarak adlandırılmasını gösteriyor. Ajax’ın maçları öncesinde bazı rakip takım taraftarlarının Yahudi karşıtı sloganlar kullandığı belirtiliyor. ECRI, Hollanda makamlarının bu konuda önlem aldıklarını ancak esas önlem alması gereknelerin futbol kulüpleri olduğunu söylediklerini aktarıyor.

Doğu Avrupalılar da ayrımcılık kurbanı

Raporun belki de en şaşırtan yanı ise AB üyesi Polonya, Romanya ve Bulgaristan vatandaşlarına yönelik ırkçılık ve ayrımcılığın şaşılacak düzeyde artışta olduğu gözlemi. Ülkede yaşayan ve sayılarının 150 bini aştığı söylenen Polonyalılara karşı “ırkçı ayrımcılık” yapıldığını belirten ECRI, Polonyalıların ülkede internet üzerinde “en fazla hakarete uğrayan üçüncü topluluk” konumunda olduğuna işaret ediyor. Geçici işçi çalıştıran ajansların Polonya’dan getirdikleri işçileri kentlerin dışında “getto koşullarında ve hijyenden yoksun” barındırdıklarını vurgulayan ECRI, terk edilmiş bazı eski binaların “Polonyalı Oteli” olarak anılmaya başlandığını da belirtip, Hollanda hükümetinden gerekli kontrolleri gerçekleştirmesini istiyor.

Avrupa Konseyi’ne bağlı çalışan ECRI, aralarında Türkiye’nin de olduğu tüm Avrupa ülkelerindeki ırkçılık, hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı ve antisemitizm hakkında içinde tavsiyeler bulunan periyodik raporlar hazırlıyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Kayhan Karaca/Strasbourg

Editör: Hülya Schenk

Reklam