Enerji dönüşümü tekliyor | GÜNDEM | DW | 10.10.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

GÜNDEM

Enerji dönüşümü tekliyor

Almanya’da karbondioksit emisyonu azalmadığı gibi enerji fiyatları da artıyor. Enerji dönüşümü için verilen sözler ne zaman yerine getirilecek? Danışmanlık şirketi McKinsey’in araştırması.

Almanya hükümeti enerji dönüşümünün maliyetini sınırlama sözü vermişti. Ev ve işyerlerinin elektrik faturası Avrupa Birliği (AB) ortalamasını aşmayacaktı. Aynı zamanda yeşil enerjiye geçiş karbondioksit emisyonunu azaltacaktı. Almanya'nın fosil ve nükleer enerji üretimini gittikçe azaltarak çevre dostu enerji kaynaklarına geçilmesine karar veren Berlin yönetimi vaatlerini yerine getirebildi mi?

Enerji dönüşümü için saptanan hedeflerin çoğuna ulaşılamadı. İleride ulaşılacağı da sanılmıyor. Enerji maliyeti artmaya devam ediyor.

Bu sonuca varan danışmanlık şirketi McKinsey, beş yıldır enerji dönüşümünde atılan adımları mercek altına alıyor. Şirket her altı ayda bir göstergelerin hangilerine el atıldığını ve 2020 yılına kadar varılması kararlaştırılan hedeflerin gerçekleştirilme derecesini ölçüyor. McKinsey'in hafta başında açıkladığı rapor enerji dönüşümüyle ilgili 14 hedeften dokuzuna ulaşılamadığını gösteriyor. AB ülkeleri arasındaki sınır aşırı enerji ticaretinde arzulanan işbirliğine yaklaşıldığı, sekiz dönüşüm hedefine varılmasının ise gerçekçi bir beklenti olmadığı da raporda yer alıyor.

Karbondioksit emisyonu

Örneğin karbon emisyonu azalacağına artıyor. 2016'da yıllık emisyon 916 megatona çıktı. Artışın 812 megatonla sınırlandırılması öngörülmüştü. Almanya hükümeti karbondioksit emisyonunu 2020 yılına kadar 1990 düzeyinin yüzde 60'ına (739 megaton) indirmeyi planlamaktaydı. Araştırma, elektrik üretimindeki emisyonda azalma olmasına karşılık, ulaştırma, ısıtma ve sınai üretimde emisyon artışı kaydedildiğini ortaya koydu.

Uzmanlar karbondioksit salınımının azaltılabilmesi için enerjinin daha verimli kullanılmasını tavsiye ediyorlar. Şimdiye kadar petrol ve gaz gibi fosil enerji kaynaklarının kullanıldığı motorlu araçlarla ısıtmada elektrik enerjisine geçilmesinin sağlayacağı avantajlara işaret edilen araştırmada, ancak gerekli elektriğin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesinin önemi de vurgulanıyor.

Isıtma ve ulaştırmaya zorunluluk getirmek şart

Adı geçen branşların elektrifikasyonunda arzulanan ilerleme kaydedilemedi. 2016 yılında satılan otomobillerin sadece yüzde biri salt elektrikle çalışıyor. Fransa, Avusturya ve İskandinav ülkeleri bu alanda çok daha başarılılar.

Isıtmada da Almanya diğer ülkelere yetişemedi. Ev ve işyerleri yenilenebilir enerjiler yerine petrol ve doğalgazla ısıtılıyor.

Aynı zamanda enerji verimliliğinin arttırılması da önemli rol oynuyor. Yeni binalarda izolasyon sayesinde enerji maliyeti düşerken eski yapıların ‘göğü ısıtmaması' için atılan adımlar yetersiz kalıyor.

Hükümetin ısıtma ve ulaştırmada zorunlu hedefler saptaması gerektiğine işaret eden McKinsey, Almanya'da böyle bir uygulama olmaması nedeniyle kıyaslama yapılamayacağına işaret ediyor.

Enerji dönüşümünün faturası kabarıyor

Federal hükümetin en önemli hedeflerinden biri de enerji dönüşümü maliyetinin dondurulması idi. Oysa elektrik fiyatı kilovat başına 30 senti aşarak AB ortalamasının üçte bir oranında üzerine çıktı. Avrupa ortalaması ile Almanya arasındaki fark kısa zamanda ikiye katlandı.

Sanayi sektörü ise düşük enerji fiyatından yararlanıyor. Sanayi elektriği Avrupa genelinde yüzde 2,4, Almanya'da ise yüzde 5,5 oranında geriledi. Yine de Almanya'daki sanayi işletmelerinin elektrik faturası Avrupa ortalamasının yüzde 13 üzerinde seyrediyor.

Enerji fiyatları artacak

MCKinsey danışmanlık şirketine göre, elektrik faturası önümüzdeki yıllarda kabarmaya devam edecek. Maliyeti arttıran faktörlerin başında elektrik nakil hatları geliyor. Yenilenebilir türler artarken fosil enerji kullanımının azalması, şebekenin genişletilmesini gerektiriyor. Yenilenebilir Enerjiler Yasası'nda öngörülen ek ödemeler elektrik fiyatını arttıracak. 2020 yılına kadar şebekeye 3 bin 588 kilometrelik ilave yapılması öngörülmüşken tamamlanan nakil hatlarının uzunluğu 816 kilometreyi geçmiyor.

Faturalardaki ek kesintiyle birincil enerji tüketiminin azaltılması da enerji dönüşümünün ana ögeleri arasında yer alacaktı. McKinsey bu hedefe varılmasının mümkün olmayacağı görüşünde. Toplam elektrik sarfiyatında hedeflenen 2020 rakamlarına ulaşılmasını da uzmanlar aşırı iyimser bir beklenti olarak nitelendiriyor.

Kaydedilen başarılar

Almanya hükümeti 12 hedeften beşini ise başardı. Yenilenebilir enerji ve bu sektöre bağlı branşlarda istihdam arttı. Elektrik kesintileri azaldı, enerji santrallerinin rezerv kapasiteleri arttı. Elektrik sıkıntısı tehlike olmaktan çıktı ve elektrik üretimindeki yenilenebilir kaynakların payı öngörüldüğü gibi yüzde 35'e çıktı.

Hükümete iş düşüyor

Danışmanlık şirketi McKinsey'in araştırmasında Almanya hükümetinin enerji politikasında "ufkunu genişletmek" zorunda olduğu ve planlama güvenliği olmadığından enerji dönüşümünde rol oynayan aktörlerin zamanında gerekli adımları atamadıkları belirtiliyor. Güvensizliğin elektrik aboneleri ve vergi mükellefleri üzerindeki yükü arttırdığına ve iklimi koruma hedeflerine varılmasını geciktirdiğine de araştırmada yer veriliyor. Uzmanlar enerji dönüşümünün yeni ve kapsamlı bir yol haritasının çıkarılıp yatırımcıya perspektif sunulmasını tavsiye ediyorlar.

Insa Wrede

© Deutsche Welle Türkçe

 LINK: http://www.dw.com/a-40875969

Önerdiğimiz linkler