Diyarbakır′da kayyım tartışması gölgesinde seçim | 2019 Türkiye Yerel Seçimleri | DW | 20.03.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

2019 Türkiye Yerel Seçimleri

Diyarbakır'da kayyım tartışması gölgesinde seçim

Yerel seçimlerin kilit noktalarından Diyarbakır’da HDP, kayyım atanan belediyeleri geri almak, AKP oylarını artırmak istiyor. Ancak Erdoğan’ın "kayyım atarız" sözleri kentte seçim sonuçlarına yönelik endişe yaratıyor.

Türkiye’de yerel seçimler için geri sayım sürerken, Diyarbakır'daki öne çıkan iki parti olan AKP ve HDP’nin yer aldığı seçim yarışında öncekilere kıyasla sönük geçen bir seçim atmosferi hâkim. AKP, hendek ve barikatların bölgeye verdiği zarar ile kayyımların belediye hizmetleri etrafında şekillenen bir seçim kampanyası yürütüyor. HDP ise belediyelerin halk iradesiyle geri alınacağı söylemi ile kararsız seçmenleri de kazanmaya çalışıyor.

HDP yerelde iktidar olduğu günlerin aksine artık daha az imkânla yarışı sürdürmeye çalışıyor. AKP ise toplu açılış törenleri, büyük sahneler ve ses sistemleri ile bakanların, milletvekillerinin, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla görkemli mitingler düzenliyor. Her iki partinin seçim çalışmaları da güvenlik önlemleri altında yapılıyor. Ancak bu önlemler AKP açısından güvenlik, HDP açısından ise olası olayları önleme amacı taşıyor.

HDP’nin seçim çalışmalarında gündemde tutmaya çalıştığı konulardan biri de açlık grevleri. Milletvekili Leyla Güven’in, PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı açlık grevi dört ayı aşkın bir süredir devam ediyor. Cezaevlerindeki bazı tutuklu ve hükümlülerin de katıldığı grev, HDP kanadında yerel seçimin önemli başlıklarından birini oluşturuyor.

AKP’li ve kimi HDP’li seçmenler Kayyım olarak atanan Cumali Atilla’nın 2 yıldır iyi bir belediyecilik performansı sergilediği konusunda neredeyse hemfikir. Ancak isimlerinin açıklanmasını istemeyen HDP’li seçmenler, seçtikleri yerel yöneticilerin tutuklanmasını kabul etmedikleri için ne hizmet yaparsa yapsın, kayyıma oy vermeyeceklerini söylüyor. Her iki partinin seçmenleri de seçimi HDP’nin kazanacağına inanıyor. Bunun gerekçesini de şöyle açıklıyorlar: "Diyarbakır HDP’nin kalesi"

Diyarbakır’da Kaymakam ve Doktor yarışacak

Diyarbakır'da seçim yarışı AKP ile HDP arasında geçiyor

Diyarbakır'da seçim yarışı AKP ile HDP arasında geçiyor

Belediye Başkanlığı görevini 2 yıldır vekâleten yürüten Cumali Atilla, 31 Mart seçimlerinde AKP'nin Diyarbakır adayı olarak gösterildi. HDP’nin adayı ise Diyarbakır Milletvekili Doktor Selçuk Mızraklı oldu. HDP'nin hayata geçirdiği ancak resmi karşılığı bulunmayan eş başkanlık sistemine göre, diğer adayı ise KHK ile görevinden ihraç edilen eski hemşire ve sendikacı Hülya Alökmen Uyanık.

Beş yıl önceki yerel seçimlere Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adıyla katılan HDP, Doğu ve Güneydoğu'da 110 belediyeyi kazanmıştı. Diyarbakır'da BDP yaklaşık yüzde 55 almıştı.Bu nedenleHDP, 31 Mart'ta bölgede kayyım atanan belediyelerin tamamını geri almak istiyor. Önceki seçimde yüzde 35 oy alan AKP ise oylarını artırmayı ve kayyım atanan bazı belediyeleri seçimle almaya çalışıyor.

HDP’li seçmenlere göre seçim çalışmalarında adaletsizlik var. AKP’nin devletin imkânları ile kampanya yürüttüğü, HDP'ninse güvenlik güçlerince engellenmeye çalışıldığı yönünde bir kanı hakim.

HDP de tüm seçim çalışmalarının engellemelerle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Eş Genel Başkan Sezai Temelli, televizyonlarda yer alamadıklarını, hatta bütçe ayırdıkları reklamları bile yayınlatamadıklarını söylüyor. Temelli’ye göre, asıl engellemeler sahada.

Temelli, "Mitinglerimiz, halk buluşmaları güvenlik güçlerince engelleniyor. İnsanlar bizimle buluşacağı meydana geldiğinde sürekli polis kameraları ile fişleniyor, tehdit ediliyor, suçlanıyor, müdahale ediliyor, çocukları taciz ediyorlar, şiddet uyguluyorlar, küfrediyorlar, hakaret ediyorlar. Bu denli baskı, şiddet ve müdahale ile seçimlere gidiyoruz" diyor.

110 belediyenin 97'si kayyımda

Adil ortamda yarış olmadığına yönelik kanının çıkış noktası ise HDP ile paralel siyaset yapan DBP’nin 110 belediyesinden 97’sine kayyım atanması.

15 Ağustos 2015’ten itibaren yapılan özerklik ilanları ve akabinde PKK’lıların yerleşim yerlerinde hendek kazıp, devlet görevlilerinin girişine engel olması, bölgedeki gerilimi artırdı. Bu süreçte hükumet yetkililerince hendek olaylarına destek vermekle suçlanan 97 DBP'li belediyeye kayyım atandı. Görevden alınan ve tutuklanan 60 belediye başkanından 40’ı halâ cezaevinde bulunuyor. Bunların arasında 14 yıl hapis cezasına çarptırılan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak da var.

Üstelik Cumhurbaşkanı Erdoğan Yozgat mitinginde 31 Mart sonrası için de kayyıma işaret etti. Erdoğan'ın söylediği "Devletin imkânlarını Kandil’e gönderecek olursanız yine kayyımlarımızı atarız” sözleri, AKP’nin bölgedeki belediyeleri seçimle alamaması durumunda yeniden kayyım atanacağı konusunda endişe yaratıyor.

HDP kayyım atanan belediyeleri geri almak istiyor

HDP kayyım atanan belediyeleri geri almak istiyor

"Önceliğimiz geçim kaygısı"

Diyarbakır’da AKP'ye de HDP’ye de oy vereceklerini söyleyenler seçimle ilgili konuşmak istemiyor. Kayıt alınmaması ve fotoğraf çekilmemesi şartıyla konuşanların çoğu seçimi HDP'nin kazanacağını düşünüyor. Kentteki seçim büroları çoğunlukla sessiz. Asılan afişler ve kırlangıç bayraklar dışında seçim olacağına dair emare yok.

Nihat Kuş Sur ilçesinde 45 yıldan beri esnaflık yapıyor. Seçimlerden beklentisi yok, hangi partiye oy vereceğini de belirtmek istemiyor. Seçimlerin bir an önce bitmesini istiyor, çünkü ona göre insanların önceliği geçim kaygısı.

"İnsanların derdi akşam evine nasıl ekmek götüreceğidir. Kimse bunu düşünmüyor. Son 1-2 yıldır hizmet vardı. Bunların devamını bekliyoruz. Muhtemelen HDP birinci parti olacaktır. AK Parti de oyunu yükseltmiş gibi görünüyor bu bölgede"

"İşsizlikle uğraşsınlar"

38 yaşındaki Mehmet Tufan, Gazi Caddesi’nde çiçek satıyor. Kayyımın atanma şekline tepkili, ancak hizmetlerinden memnun. Kime oy vereceği konusunda konuşmuyor, HDP’nin tekrar kazanacağını düşünüyor. 

"Sadece yolları, kaldırımları yapıp, çiçek dikmekle halkın derdine derman olunmaz. Öncelikle işsizlikle uğraşsınlar. HDP tekrar kazanır ve bu hizmeti yapmazsa, kimse HDP'ye de oy vermez. Zaten hendek barikattan sonra HDP bitti. Kim seçilirse seçilsin kayyım atanmasın, halkın seçtikleri yönetsin."

"Oy tercihim değişmez"

Konuşmayı kabul edenler genelde esnaflar oluyor. Nizamettin Özbek 49 yaşında, 33 yıldır eski yoğurt pazarında çaycılık yapıyor. Kayyımın hizmetlerinden memnun, ancak gönlü HDP’den yana ve oy tercihinin değişmeyeceğini söylüyor.

"İnsanların seçtiğine kimsenin karışmaması lazım. Eşit bir ülkede eşit bir yurttaşlık, eşit bir seçim, dileyen dilediğini seçsin. Seçimin sonucu değişmeyecek. Her zamanki gibi yine HDP birinci partidir."

Ayşe Çelik bir lokantada asgari ücretle çalışıyor. Siyasi partiler ve vaatlerine inanmıyor. Bu nedenle sandığa gitmeyi de düşünmüyor.

"Kayyım atanması yanlış bir şey. Sonuçta halk seçti onları. İktidarın kendi çıkarı için halkın seçtiği kişilere kayyım atması çok yanlış."

Seçim çalışmalarına ilgi halkta yeterince karşılık bulamasa da, herkes sonuçları merak ediyor. Merak edilen diğer konu ise belediyelere yeniden kayyım atanıp, atanmayacağı.

Felat Bozarslan/Diyarbakır

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler