Die Welt: ′Made in Germany′ imajı zedelenecek | BASIN | DW | 30.01.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

Die Welt: 'Made in Germany' imajı zedelenecek

Otomotiv sektöründe egzoz gazlarının hayvanlar ve insanlar üzerinde test edilmesi sonrası VW’nin ilk “suçluyu” bulması ve koalisyon görüşmelerinde aile birleşimi konusunda uzlaşılması Alman basınında öne çıkan konular.

Ses dosyasını dinle 04:52
Şimdi canlı
04:52 dk

31.01.2018 - Alman basınından özetler

Otomotiv sektöründe egzoz gazlarının hayvanlar ve insanlar üzerinde test edildiğinin ortaya çıkması Almanya'da büyük tepki topladı. Volkswagen artık deneylerde hayvanların kullanılmayacağını duyurdu. Die Welt gazetesi skandalın daha önemli başka bir boyutuna dikkat çekiyor:   

"Maymunlar skandalı dalga dalga yayılıyor. Siyasetçiler Alman otomobil üreticilerine -artık içselleştirdikleri- bir öfke ile karşılık veriyorlar. Ama bunun aslında çok Almanvarî bir reçete olduğu bu heyecanlı ortamda tamamen göz ardı ediliyor. Bu çerçevede bir husus önem kazanıyor. O da Volkswagen holdinginin laboratuvar testleri sırasında bile yazılım programlarını manipüle etmiş olmasıdır. İleriki tarihlerde gelmesi muhtemel tazminat taleplerinde skandalın bu yönü sonuçta daha fazla önem kazanacaktır. Bu tepki belki kanunsuz işlere ışık tutacak, belki de hayvanların korunmasına hizmet edecek. Ama aslında işin özüne, yani Almanya'nın endüstri politikaları alanındaki çıkarlarına, VW çalışanlarına ve hissedarlarına, 'Made in Germany' imajına sonuçta çok fazla getirisi olmayacak.” 

Landeszeitung gazetesi de yorumunda skandal kapsamında tazminat ödenmesinin gündeme gelebileceğini ve bunun aslında kimlerin cebini yakacağını irdeliyor: 

"Bir suçlunun bulunması gerekiyordu. Hem de hızlıca. VW, hedefine Dış İlişkiler Şefi Steg'i koyarak çok da yanlış bir şey yapmadı. Ama bu girişimiyle işletmeyi de temize çıkarmış olmadı. Bu yapılan sadece bir kurban verilmiş gibi bir izlenim bırakıyor. Olayları aydınlatma ve şeffaflık, Almanya'nın merkezî öneme sahip bu branşı için hâlâ boş sözler olarak kalıyor. Artık müşterilere tazminat ödemelerinin zamanının çoktan geldiğini görmek için lobici olmak gerekmiyor. Araçların trafiğe çıkmaktan men edilmesi ve buna ek olarak dolaylı yoldan para cezalarının gündeme gelmesi tehlikesi de bulunuyor. AB Komisyonu hava kirliliği yönetmenliklerine aykırı davrandığı gerekçesiyle Almanya'yı dava da edebilir. Muhtemel para cezası günde 100 bin Euro'ya kadar varabilir, bu da yılda 36,5 milyon Euro eder. VW için bu meblağ büyük bir şey değil ama vergi mükellefleri ve otomobil müşterileri açısından sınırı aşan bir fatura.”

Hristiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokratlar, koalisyon görüşmelerinde geçici koruma statüsüne sahip sığınmacıların aile birleşimi konusunda uzlaştı. Buna göre, geçici koruma statüsündeki sığınmacıların aile birleşimine izin vermeyen yasal düzenleme 31 Temmuz'a kadar geçerli olacak. 1 Ağustos'tan itibaren geçerli olacak yeni yasal düzenleme ile ayda bin kişinin Almanya'ya gelmesine izin verilmesi öngörülüyor. Bunun yanı sıra ağır mağduriyet durumlarında istisna yapılarak aile birleşimine olanak sağlanacak. Bonn'da yayımlanan General-Anzeiger gazetesinin konuya ilişkin yorumu:

"Sosyal Demokrat Parti (SPD) bu uzlaşma ile aile birleşimi konusuna ve şu anda geçerli olan ama mutabakat metninde yer almayan istisnai kurallar düzenlemesine teğet geçmediğini göstermiş oluyor. Hristiyan Birlik partileri ise 1 Ağustos'tan itibaren Almanya'ya gelecek ailelerin sayısının bin olarak sınırlandırılmasını kendi hanesine puan olarak yazabilir. Klasik bir uzlaşma bu. Verilen bir taviz ve koalisyon sözleşmesine konulan hedef, SPD üyelerinin onayını kazanabilmek için parti lideri Martin Schulz'a yeterli olur mu, bu soru açık kalıyor.”     

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesi de aynı konuyu yorum sütununa taşımış:

"Hristiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokrat Parti aile birleşiminde istisnai durumlar konusunda vardıkları uzlaşma ile elbette ki sorunların çözümüne katkıda bulunmuş oluyorlar. Ama sadece kendi sorunlarının çözümüne katkıda bulunmuş oluyorlar. Sığınmacılar açısından büyük bir değişim yok. Oysa ki aile yakınlarının birleşememesi uyum sürecine ve sonuçta tüm topluma zarar veriyor. Yakınları yanlarında olan yabancıların toplumda gerçekten kabul görmesi ve buradaki yaşama ayak uydurması çok daha kolay mümkün olabilir. Ve işte bu fırsat şimdi elden kaçırılıyor.” 

ÇA,CÖ

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam