1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

"Grönland dikkatleri gerçek sorunlardan uzaklaştırıyor"

22 Ağustos 2019

ABD Başkanı Trump'ın Grönland konusunda Danimarka'ya yönelik tutumu, İngiltere Başbakanı Johnson'un Berlin temasları ve Almanya'daki göçmenler bugünkü Alman basınının yorum köşelerinde ele alınan konular arasında.

https://p.dw.com/p/3OIcX
Trump'ın Grönland'ı satın almak istemesi Danimarka ile ABD arasında krize yol açtıFotoğraf: Reuters/L. Jackson

22.08.2019 - Alman basınından özetler

ABD Başkanı Donald Trump’ın Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ı satın almak istemesine Danimarka hükümetinden “Topraklarımız satılık değil” yanıtı gelmişti. Danimarka’nın yanıtı üzerine de ABD Başkanı Danimarka’ya yapacağı ziyareti iptal etmişti. Trump’ın bu tutumu Oberndorf’ta yayımlanan Schwarzwälder Bote gazetesinde şu sözlerle yorumlanıyor:

“Trump, ‘Grönland'ı satın alamayacaksam oraya gitmem’ diyerek çocuksu bir davranış sergiledi. Twitter’dan Danimarkalılara dilini çıkarıp, tepinerek, ‘Siz artık benim arkadaşım değilsiniz’ demediği kaldı. Bu tür çocuksu hareketler Trump’a yarıyor. Çünkü yetişkinlerin dünyasında bu tür utanç verici teklifler diplomasiye yakışmayan, saygısızca ve  değersiz girişimler olarak görülür. Belki artık danışmanlarından biri kulağına eğilip, ‘Devlet Başkanları, karşılıklı yanlış anlaşılmaları, güvensizlikleri ortadan kaldrmak ve ülkelerinin dostluğunu derinleştirmek için birbirlerini ziyaret ederler’ diye fısıldamalı. Dünyayı ucuz bir pazarlığa indirgemek ancak ‘reality show’ adı verilen kötü televizyon programlarına yakışır.“

Weiden’da yayımlanan Der neue Tag gazetesi Trump’ın Grönland girişimi ile suni gündem oluşturma niyetinde olduğunu yazıyor:

“Kızıl Erik adlı İzlandalı göçmen 982 yılında Grönland'a göç ettiğinde aklında bir pazarlama fikri vardı. Adaya otlak anlamında (Grönland) adını verdi. Böylece sadece buzdan çiçeklerin açtığı, tarıma elverişsiz adaya diğer göçmenleri de çekti. Ama göçmen Erik, adada buzların altında zengin maden yataklarının olduğunu bilmiyordu. Buna karşın işadamı  Trump bunun farkında. Ve şimdi atılan manşetler her halükarda Trump’a kazandırıyor. Manşetler, dikkatleri ABD’nin gerçek sorunlarından uzak tutuyor.”

İngiltere Başbakanı Boris Johnson dün Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüştü. Gündemde Brexit vardı.  Augsburger Allgemeine gazetesi görüşmeden çıkan sonucun Johnson’ın beklentilerine yanıt vermediği görüşünde:

“Brexit anlaşmasında düğümleri çözmek mümkün olmayacak. Aynı durum iç savaşın yeniden alevlenebileceği Kuzey İrlanda’nın sınırlarına yönelik istisnai kuralların yeniden müzakere edilmesi için de geçerli. Johnson’un bir müzakere önerisi de yok. Siyasi kumarbaz, kendisinin razı olduğu sert bir Brexit’den Avrupalıları sorumlu göstermek için  mümkün olmayanı istiyor.“

Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre, Almanya’da nüfusun yaklaşık dörtte birini göçmen kökenliler oluşturuyor. Darmstädter Echo gazetesi göçmenlerin Alman toplumu için önemine vurgu yaparken, uyum konusunun hassasiyetine de dikkat çekiyor: 

“Göçmenler sadece göçmen değil. Birçoğu uzun yıllardır topluma büyük destek sağlıyor. Sağlık sektörü, inşaat ve el sanatları gibi bir çok sektörü göçmensiz düşünmek mümkün değil. Batı, o insanlar nedeniyle batmaz, bilakis onlar olmazsa yok olur. Eğer bazıları uyum sağlamak istemezse o zaman durum zorlaşır… Bu durumda devletin görevi, dil öğrenimi, anayasaya sadakat ve insan haklarına saygıdan gibi kurallara uymayanların geçmişe kıyasla daha etkin yöntemlerle bu kurallara uymalarını sağlamaktır. Ama burada yine istisnalardan söz etmeye başlıyoruz. Kontrollü göç sürekli küreselleşen dünyada aslında çok normal ve iyi bir olgudur.”

dpa/TY,JD

© Deutsche Welle Türkçe