Demirtaş ″Soylu’ya hakaret″ davasında beraat etti | TÜRKİYE | DW | 17.01.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Demirtaş "Soylu’ya hakaret" davasında beraat etti

Süleyman Soylu’nun AKP Genel Başkan Yardımcısı olduğu dönemde “seçim hilesi yapmak için 3 bin 500 kişilik bir ekip kurduğunu” öne süren Selahattin Demirtaş’ın bu iddialarının hakaret suçu oluşturmadığına karar verildi.

"Terör örgütü kurma ve yönetme” suçlamasıyla tutuklandığı 4 Kasım 2016'dan beri tutulduğu Edirne Cezaevi'nden getirildiği Ankara'da hâkim karşısına çıkarılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hakaret davasından beraat etti.

Sincan Cezaevi Kampüsü'nde yer alan salonda yapılan duruşmaya; aralarında Ahmet Türk, Sırrı Sakık, Meral Danış Beştaş, Ahmet Yıldırım’ın da bulunduğu 20’nin üzerinde HDP’li ile Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş da izleyici olarak katıldı.

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, 7 Haziran 2015 seçimleri öncesi AKP’nin Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Süleyman Soylu'nun "seçim hilesi yapmak için 3 bin 500 kişilik bir ekip kurduğunu” iddia ettiği için 10'uncu Asliye Hukuk Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıktı.

Demirtaş, öncelikle dokunulmazlığı devam ettiği için mahkemenin kendisini yargılayamayacağını belirterek, iddianamenin okunmasına itiraz etti. İtirazı kabul edilmeyen Demirtaş, Anayasa’nın dokunulmazlığı düzenleyen 83/2 maddesinin geçici bir maddeyle askıya alınmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu vurguladı. Demirtaş, mahkemeden söz konusu düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gitmesini talep etti.

"Vekilliğim bitince yargılayabilirsiniz”

Parlamentoda ve dışarıda yaptığı her konuşma için hakkında fezleke hazırlandığını belirten Demirtaş, “Attığım her adım, yaptığım her konuşma suç sayıldı. 102 konuşmam fezlekeye dönüştürüldü. Havuz medyasında gece gündüz duruşmalarım yapıldı. Şu anda infazı çekiyoruz. Eş başkanım haksız ve usulsüz suçlamalarla siyaset dışı bırakıldı. Parlamentoya yazı yazarak, dokunulmazlığımın dönem sonunda kaldırılmasını isteyebilirsiniz. Yargıdan kaçmıyorum. Vekilliğim bitince yargılayabilirsiniz. Bu politik bir dava. Keşke hukuki bir dava olsaydı” diye konuştu.

Böyle bir iddianameye karşı savunma yapıp kendini yormak istemediğini ve bunun da "tenezzül" meselesi olduğunu söyleyen Demirtaş, sanık konumuna düşürülmesinin hak ihlali olduğunu belirterek şöyle devam etti:

Türkei Ankara Innenminister Süleyman Soylu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu

"HDP'li vekiller ile 6 binden fazla yönetici ve üyemiz içeride. HDP sistematik bir biçimde yok edilmek isteniyor. Şu birkaç cümleden dolayı savunma yapmak zorunda bırakılıyorum. Mecliste, hırsızlık ve yolsuzluktan fezlekeleri düzenlenmiş onlarca vekil var. Tek birinin sanık koltuğuna oturduğunu gördünüz mü? MHP Genel Başkanı’nın hakkında onlarca soruşturma vardı. İfade verdiğini gördünüz mü? Bir konuşma yapmakla bu ülkenin zencileri mi olduk? Bu devlet kişilerin, bir partinin devleti değil, tüm toplumun devletidir. Fikirlerimizi beğenmiyorsunuz diye bize düşman hukuku uygulayamazsınız.”

"Soylu'nun sanık sandalyesine oturmasını istemem”

Duruşmada söz alan Soylu’nun avukatı Uğur Kızılca ise müvekkilinin "HDP Güneydoğu’da baskı ve silahla oy topluyor” ifadelerini tekrarlayınca Demirtaş tepki göstererek, “Burada partimin itham edilmesini kabul edemem” diyerek şunları söyledi:

"Soylu'nun, şahsıma ‘hain', ‘silahla oy topluyor', ‘adam değil' gibi sözleri oldu. Bunlar ağır şeyler ama suç değildir. Soylu’nun sanık sandalyesine oturmasını istemem. Ben sanığım, o bakan. Ben sanık olacaksam ikimiz de olalım. Seçim öncesi  60 parti binamız yakıldı. Ben girmeden dakikalar önce Mersin il teşkilatımız havaya uçuruldu. Zorla oy topladığımız doğru değil.”

Hakaret yok

Mahkeme, davanın seçim dönemiyle ilgili olduğunu ve Soylu ile Demirtaş arasında ticari ve şahsi bir ilişki olmadığını belirterek, ‘beraat’ kararını şöyle gerekçelendirdi:

“Davalının sarf ettiği sözler, katılanın vakar, onur ve haysiyetini zedeleyen, itibarını kıran bir fiil olmayıp, seçim rekabeti nedeniyle basın yayın organları önünde görüşlerinin haklılığını iddia etmiştir. Bu sözler seçim tartışmasından ibarettir. Katılanın kişiliğine ve kimliğine yönelik bir sövme yoktur. Bu sözler ağır eleştiri ve tenkit kapsamında değerlendirilip hakaret suçunu oluşturmaz.”

Yargılandığı diğer dava 18 Nisan'a ertelendi

Demirtaş, 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde düzenlenen ve 100'den fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırı üzerine yaptığı konuşma nedeniyle, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve kurumlarını aşağılama” suçlamasıyla aynı gün ikinci kez hâkim karşısına çıktı. Bu davada da dokunulmazlığın kaldırılmasının Anayasa’nın amir hükmüne aykırı olduğunu, dokunulmazlığının kaldırılması için hakkında bir Meclis kararı bulunmadığını belirten Demirtaş, soruşturma konularının çoğunun parlamentoda yaptığı konuşmalar olduğunu vurguladı.

25'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada hâkim, Demirtaş’ın taleplerinin incelenmesi yönünde ara karar vererek, bir sonraki duruşmayı 18 Nisan 2018 tarihine erteledi.

Aslı Işık / Ankara

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler

Reklam