Dündar ve Gül üçüncü kez hakim karşısında | TÜRKİYE | DW | 22.04.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Dündar ve Gül üçüncü kez hakim karşısında

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dündar ve Ankara Temsilcisi Gül'ün yargılandıkları davanın üçüncü duruşmasında, davanın MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin davayla birleştirilmesi talebi reddedildi.

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün, MİT'e ait yardım TIR'larının durdurulması olayına ilişkin bilgi ve fotoğrafları haber yaptıkları gerekçesiyle 'casusluk' suçlaması ile yargılandıkları davanın üçüncü duruşmasına İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.

Mahkeme, 1 Nisan’da görülen ikinci duruşmada tutuksuz yargılanmalarına karar verdiği Dündar ve Gül’ün davasının Yargıtay'daki MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin davayla birleştirilmesi talebini reddetti. Savcılığın, esas hakkındaki mütaalasını hazırlamak için süre talep ettiği duruşma 6 Mayıs'a ertelendi.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen duruşmada, MİT Müsteşarlığı adına Hazine ve davanın müştekisi olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları da müdahil olarak hazır bulundu. Dündar ve Gül’ü ise 100'e yakın avukat temsil etti. Adliyeye Dündar ve Gül’e destek olmak amacıyla çok sayıda gazeteci, akademisyen katılırken, CHP milletvekilleri Enis Berberoğlu, Sezgin Tanrıkulu ve Mahmut Tanal ile HDP'li Garo Paylan, Dündar ve Gül’e destek vermek için Çağlayan Adliyesi’ne geldi.

Yaklaşık üç saat süren duruşma, gazeteci Emre Erciş'in tanık olarak dinlenmesi ile başladı. Ardından Cumhuriyet Savcısı Evliya Çalışkan dava dosyasının Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde MİT TIR’larının durdurulması ile ilgili olarak asker ve savcıların yargılandığı dava ile birleştirilmesini talep etti. Ancak mahkeme, bu talebi reddetti. Mahkeme heyeti, Savcı Çalışkan’ın esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için bir sonraki duruşmayı 6 Mayıs tarihine erteledi.

“Yargılanmak istenen gazetecilik”

Duruşma sonrasında Çağlayan Adliyesi önünde bir açıklama yapan Can Dündar, iki davanın birleştirilmesi talebinin mahkeme heyeti tarafından reddedilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Dündar, "Çünkü biliyorsunuz şöyle bir oyun oynanıyor uzun zamandır. Benzesin benzemesin bazı davaları bir araya koyup, onları aynı torba içinde yargılama gibi, Ergenekon'da bir örneğini gördüğümüz ve asında nasıl bir fiyaskoyla sonuçlandığını gözlemlediğimiz bir olayı bizde denemek istediler. Bizi de ilgisiz bir davanın içine atıp, belki uzun süre yargılamayı planlıyorlardı. Bu plan çöktü. O açıdan ben bunu çok önemsiyorum” diye konuştu.

Mahkemenin kararı ile beraatlerine ilişkin umutlarının arttığını dile getiren Erdem Gül ise “Yargılanmak istenenin gazetecilik olduğu şeklindeki görüşümüzün, mahkemece de bugün biraz daha kabullenilmiş olduğu bizim açımızdan çıkan sonuçtur. Bu karar sonrası biraz daha umutlu bakıyoruz” dedi. Dündar ve Gül, yargılandıkları Çağlayan Adliyesi’nde bugün ilk duruşmalarına çıkacak tutuklu akademisyenlere de destek verdiklerini belirttiler.

Tutuklu akademisyenler de Çağlayan’da

Öte yandan  Dündar ve Gül'ün duruşmasının olduğu saatlerde Çağlayan Adliyesi önünde biraraya gelen gruplar hem gazetecilerin yargılanmasını hem de "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiriyi imzaladıkları için ilk kez hakim karşısına çıkacak tutuklu akademisyenlere özgürlük talebi ile eylem yaptı.

Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Doç. Dr. Kıvanç Ersoy, Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı ve Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya “Barış İçin Akademisyenler” grubunun İstanbul’daki üyelerinin düzenlediği basın toplantısında ‘Tüm tehditlere rağmen geri adım atmayacağız’ başlıklı açıklamayı okudukları için tutuklanmışlardı. Bugün Çağlayan Adliyesi’nde Dündar ve Gül ile birlikte akademisyenler de ilk kez hakim karşısında çıktı.

İki davanın aynı güne denk gelmesi nedeni ile akademisyenler ve gazetecilere destek için gelenler sabah erken saatlerden itibaren adliye binası önünde toplandı. “Bu suça ortak olmayacağız” yazılı pankartlar taşıyan grup, zaman zaman halaylar ve sloganlar eşliğinde yargılamayı protesto etti.

Adliye önünde bir açıklama yapan CHP İstanbul milletvekili Gamze İlgezdi, AKP’nin toplumun tüm değerlerine saldırdığını belirterek, "Burada yargılanan akademisyenler değil aslında, burada yargılanan MÖ 4000 yılında Platon'un kurduğu okul. Platon'un kurduğu bu okulda toplumu çevreleyen siyaset, sosyoloji, antropoloji yargılanıyor” dedi.

© Deutsche Welle Türkçe

Aram Ekin Duran / İstanbul

Önerdiğimiz linkler

Reklam