Cumhuriyet gazetesi davasında tahliye kararı çıkmadı | TÜRKİYE | DW | 31.10.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Cumhuriyet gazetesi davasında tahliye kararı çıkmadı

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri dahil 20 sanığın yargılandığı davanın 4. duruşmasında Akın Atalay, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Emre İper ve Ahmet Kemal Aydoğdu'nun tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri dahil 20 sanığın yargılandığı davaya bugün devam edildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava kapsamında tutuklu bulunan Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, muhabir Ahmet Şık ve muhasebe çalışanı Emre İper bir saat gecikmeli olarak duruşma salonuna getirildi.

Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonunun birinci yıldönümünde görülen duruşmayı, Alman gazeteci Günter Wallraff'ın yanı sıra, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Başkanı John Yearwood, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Barış Yarkadaş, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş ile Ankara Yüksel Caddesi'nde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden edildiğinden beri eylem yapan Veli Saçılık da takip etti.

Tanıklar gelmedi

Duruşmada tanık olarak dinlenmesi beklenen Aydınlık yazarı Mehmet Faraç ile gazeteci Leyla Tavşanoğlu mahkemeye gelmedi.

Mahkeme başkanı, gazetenin eski yayın danışmanı Doğan Satmış'ın MİT tırları ile ilgili bir internet sitesinde çıkan röportajının dosyaya delil olarak girdiğini söyledi. Sanık avukatları, tanıkların dinlenmesine gerek olmadığını belirtti ve Satmış röportajının delil olarak kullanılamayacağını ifade ederek dosyaya girmesine itiraz etti ancak bu talepler mahkeme tarafından reddedildi.

Kavala ile mesajlaşmalar okundu

Avukat Tora Pekin, Emre İper hakkında beklenen bilirkişi raporunun mahkemeye gelmemesi nedeniyle müvekkilinin mağduriyet yaşadığını belirtti. Öğle arasının ardından Adli Bilişim Mühendisi Tuncay Beşikçi tanık olarak dinlendi. Beşikçi, İper'in telefonunda Bylock olduğuna dair herhangi bir emareye rastlamadığını söyledi. Emre İper'in telefonuna yüklediği bir müzik programında yer alan kod üzerinden Bylock sunucusuna bilgisi dışında yönlendirildiğini dile getirdi.

Mahkeme başkanı, sivil toplum alanındaki çalışmalarıyla tanınan ve halen gözaltında bulunan iş insanı Osman Kavala'nın Cumhuriyet yazarı Aydın Engin ve gazetenin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar ile yaptığı WhatsApp mesajlaşmalarını okudu. Başkan, Kavala'nın soruşturması kapsamında cep telefonu inceleme tutanağının dosyaya girdiğini açıkladı. Avukat Fikret İlkiz, yazışmaların okunmasına itiraz ederek, "Soruşturma gizliliği söz konusuyken bu yazı gönderilerek gizliliği ihlal etmiyor mu?” diye sordu.

Avukat Ergin Cinmen ise terör savcılığının iktidara yakın medyayla ilginç bir ilişki kurduğunu ve bunun görevi kötüye kullanmak olduğunu söyleyerek, "Ben buna kumpas diyorum artık” dedi.

Ahmet Sik

Gazeteci Ahmet Şık

Tutuklu gazeteci Ahmet Şık, söz konusu basın kuruluşları hakkında suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatarak, "Sosyal medya iletilerinde, manşetlerde terör örgütü arıyorsunuz. Örgüt bu binanın içinde, işbirlikçileri de medyada” diye konuştu.

Savcı mütalaasında, kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve delillerin toplanamamış olması nedeniyle tutuklu sanıkların tutuklululuk hallerinin devamını talep etti.

"Yargıya güvenmiyorum”

Avukat Akın Atalay, tutuklululuk hallerine ilişkin herhangi bir yasal gerekçe bulunmadığını belirterek, tutukluluklarının bir siyasi plana ve karara dayalı olduğunu savundu. Atalay, "Çoğunluk gibi ben de yargıya güvenmiyorum. Adalet, özgürlük ve demokrasi değerlerinin yanında saf tutmak onurdur. Vicdanım rahat ve huzurluyum” diye konuştu.

Tutuklu yayın yönetmeni Murat Sabuncu ise özgürlüklerini kaybedişlerinin üzerinden bir sene geçtiğini belirterek, bu süre içinde değişen hiçbir şey olmadığını söyledi. Sabuncu, "Ara karar aynı, savcı mütalaası aynı. Cumhuriyet kimseden emir almaz. Gazeteciliği savcılardan mı öğreneceğiz?” dedi.

"Bu dosyada delil yok”

Avukat Duygun Yarsuvat, tutukluluk devamına gerekçe olarak delillerin karartılma ihtimalinin belirtildiğini hatırlatarak, "Evvela bir delilin olması lazım. Bakıyoruz, bu dosyanın içinde delil yok” dedi ve tahliye talep etti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Cumhuriyet davası ile ilgili olarak savunmasını vermesi için Türkiye'ye 7 Kasım'a kadar ek süre tanıdığını söyleyen Yarsuvat, "Tahliye ediniz, böylece mahkemeniz de rahatlasın. ‘Bu davada tutuklu kalmadı' desin” diye konuştu.

Tutuklu bulunan gazeteci ve yöneticiler için tahliye talep eden avukat Fikret İlkiz, tahliye kararının Türkiye hükümetinin işini de kolaylaştıracağını vurgulayarak, "Bir yanda Adalet Bakanlığı, bir yanda bakanlığın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne göndermediği başvuru dosyası, bir yanda bekleyen Anayasa Mahkemesi var ve ortasında biz varız. Siz varsınız, sanıklar var. Kişi hürriyeti ve özgürlüğü ilkesinin uygulamamanız için nasıl bir sebep var?” dedi.

Ara karar açıklandı

Mahkeme heyeti; Atalay, Sabuncu, Şık ve İper'in yanı sıra "JeansBiri" Twitter hesabının sahibi olduğu iddia edilen ve davanın Cumhuriyet çalışanı olmayan tek tutuklu sanığı konumunda bulunan Ahmet Kemal Aydoğdu'nun tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma, 25-26 Aralık'a ertelendi.

25 Eylül'de yapılan son duruşmada mahkeme, gazeteci Kadri Gürsel'in tahliyesine hükmetmişti.

Burcu Karakaş

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam