Cumhuriyet davası: Tahliye talebine ret | TÜRKİYE | DW | 25.12.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

Cumhuriyet davası: Tahliye talebine ret

Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının yargılandığı davada yine tahliye çıkmadı. Gelecek duruşma 9 Mart’a ertelendi.

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri dahil 20 sanığın yargılandığı davaya bugün devam edildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu bulunan Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, muhabir Ahmet Şık ve muhasebe çalışanı Emre İper getirildi.

Avukat Bahri Belen, dosyada yer alan bütün tanıkların dinlenmesi gerektiğini ama gerekçe gösterilmeden bu taleplerinin reddedildiğini ifade etti. Duruşmada, Cumhuriyet'in eski Genel Yayın Yönetmen Danışmanı Doğan Satmış tanık olarak dinlendi. Satmış'ın, yazılı bir metin okuyacağını söylemesi üzerine sanık avukatları buna itiraz etti. Avukatlar, "Önceden hazırladığı metni tanıklık yaparken kullanabilir ama yazılı tanıklık olmaz” diyerek itirazlarını dile getirdiler. Doğan Satmış, Cumhuriyet davası kapsamında yargılanan meslektaşlarının FETÖ bağlantısı olduğuna inanmadığını belirterek, gazeteciliğin ağır ceza mahkemesinde yargılanmasının olumsuz bir durum olduğunu dile getirdi.

cra kurulunun manşetlere etkisi nedir?”

Mahkeme başkanı Doğan Satmış'a, bir gazetede yayın danışmanı olarak görev yapanların hangi görevleri üstlendiğini ve icra kurulunun atılacak manşetlere etkisinin olup olmadığını sordu. Satmış, yayın danışmanının görevlerini sıraladıktan sonra icra kurulunun manşetlere müdahale etmediğini söyledi. Satmış, Cumhuriyet gazetesinin avukatlarından Tora Pekin'in sorularını cevaplarken, tanıklık yapmasına vesile olan röportaj için "Birebir ifadelerde anlamını aşan sözler söylemiş olabilirim” dedi. Satmış ayrıca, avukat Pekin'in Cumhuriyet Vakfı ile ilgili iddialarına ilişkin sorularına, vakıftaki değişiklikleri basından takip ettiğini, o zaman gazetede görev almadığını dile getirerek cevap verdi. Pekin'in, "Vakfı ele geçiren grup demişsiniz. Kim bunlar” demesi üzerine, "Çoğunluğun el değiştirmesi anlamında demiştim. Ele geçirilmesi anlamını aşan bir ifade olmuş” şeklinde yanıt verdi.

Doğan Satmış, Cumhuriyet gazetesinin Ermeni soykırımı ve Kandil haberlerinin eleştirildiğini söyledikten sonra gelen, "Siz o haberler yayımlandığı zaman Cumhuriyet gazetesinde değil miydiniz” sorusuna ise, "Aslında hepsi bunların gazetecilik faaliyeti” diye cevap verdi.

Ahmet Şık: Suç ortaklığı yapan bir medya var

Gazeteci Ahmet Şık, mahkeme başkanının iki saat ara verileceğini söylemesi üzerine beyanda bulunmak istediğini ifade etti. Şık, bunun üzerine söz aldı. Ahmet Şık, konuşmasına hükümet yanlısı medyayı eleştirerek başlayarak, "Hakikati örtbas eden, gizlenen her gerçekle ortak geleceğimizin karartılmasına suç ortaklığı yapan bir medya var. Tamamen zalimliğe adanmış ve kötülüğünü şiddetle besleyen bir dikta rejiminde doğal olarak özgürlüğünün sınırlarını genişleten de sadece kötülük oluyor” dedi ve "sıradan ve organize bir kötülüğün” işlediğini söyledi.

"Bu savunma değil, sanığı dışarı alıyorsunuz”

Ahmet Şık, terörist muamelesinin akıl almaz suçlamalara dönüştürüldüğünü ifade ederek sözlerine, "Çoğulculuğa değil çoğunlukçuluğa sırtını dayayarak memleketin kendinden olmayanlarına değişik biçimlerde ve düzeyde terörist muamelesi yapan bir iktidar var” dedi. Şık, sözlerine hükümet yanlısı medyaya da değinerek, "Bu tablonun ortaya çıkmasında AKP iktidarının en güçlü silahı kuşku yok ki medyası oldu. El koymalar, satın almalar yoluyla iktidar sözcülüğünü üstlenen bir medya inşa edilmişti” şeklinde devam etti.

Ahmet Şık

Ahmet Şık

Mahkeme heyeti protesto edildi

Mahkeme başkanı, Ahmet Şık'a konuşma yaptığı sırada müdahale ederek, sözlerinin savunma kapsamında olmadığını ve "siyasi” olduğunu öne sürerek devam etmesine izin vermedi. Mahkeme salonunda yer alan bir izleyicinin, "Ahmet babanızın oğlu değil. Sen diye hitap edemezsiniz, saygı göstereceksiniz” demesi üzerine ise söz konusu kişi salondan çıkartıldı. "Arkadan kimse müdahale etmesin, burası forum değil” diyen mahkeme başkanı, Şık'ın konuşmasına ilişkin, "Bu savunma değil. Sanığı dışarı alıyorsunuz” dedi. Ahmet Şık, mahkeme başkanının talimatı üzerine duruşma salonundan çıkarıldı. Mahkeme heyeti, avukatlar ve izleyiciler tarafından yuhalandı ve alkışlanarak protesto edildi. Ahmet Şık, salondan çıkarılmadan önce "Gün gelecek siz yargılanacaksınız. Umarım siz kendiniz gibi bir mahkemede yargılanmazsınız” diye tepki gösterdi.

"Bu siyasal bir davadır”

Verilen aranın ardından mahkeme başkanı, Ahmet Şık'ın yargılamanın düzenini bozduğunu söyleyerek duruşmaya katılmasına izin verilmeyeceğini söyledi. Avukat Fikret İlkiz, "Bu davanın siyasal bir dava olduğunu hep söyledik. Bu bizim görüşümüzdür” dedikten sonra Şık'ın siyasi iktidara ilişkin sözleri sırasında susturulduğunu ifade etti. İlkiz, Ahmet Şık'ın salona getirilmesini ve savunmasına devam etmesini talep etti ancak bu talep mahkeme tarafından reddedildi. Mahkeme başkanı, "Şık'ın kendisine yapılan ikaza rağmen savunma içerisinde kalmayarak siyasal temel oluşturan sözleri disiplini bozacağı anlaşılmıştır. Ahmet Şık bugün salonda olmayacaktır” dedi.

"Suç şüphesi bile yok”

"Tahliye isteyen savcılar görevden alındılar, yargının bu haline işaret ederek adil yargılama yürütmesini isteme hakkımız yok mu?” diyen avukat Bahri Belen, mahkeme heyetinin çekilmesi talebinde bulundu. İddia makamının tutukluluğun devamını istemesi üzerine söz alan avukat Duygun Yarsuva ise tahliye taleplerinin aynı cümlelerle reddedildiğini ve dosyada somut delil olmadığını söyleyerek, "Ne delil karartması ne de kaçma şüphesi var. İddianameyi okuduktan sonra davanın ne kadar tutarsız olduğu ortaya çıkmıştır. Suç şüphesi bile yoktur” dedi. Yarsuvat, "Mahkemeniz çok kızdı, Ahmet'i dışarı attı ama bir gerçek var değiştiremeyiz. Bu dava, siyasi bir davadır” diyerek tutukluluk için herhangi bir sebep olmadığını söyledi.

Türkei Istanbul Prozess gegen Cumhuriyet-Mitarbeiter

Cumhuriyet çalışanlarından 4'ünün tutukluluğu sürüyor

"Bugün oğlumun doğum günü”

Duruşmada söz alan tutuklu Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, tutuklulukta 15. aya girdiğini ifade ederek, "Savunma hazırlamıştım ama Ahmet yapamadığı için ben de yapmayacağım. Arkadaşım aşağıda tek başına duruyor, yanına inmek istiyorum” dedi. Sabuncu ayrıca, bugün yurtdışında okuyan oğlunun doğum günü olduğunu ifade ederek, "Onu içeri almadınız. 14 ayda kaç kere gördüm oğlumu, biliyor musunuz?” diye konuştu.

Mahkeme, tutukluluğun devamı yönünde karar verdi. Ayrıca, tutuklu sanıklara üç avukat sınırlaması getiren mahkeme heyeti, değerlendirmesi için reddi hakimin talebini bir üst mahkemeye gönderdi. Gelecek duruşma, 9 Mart 2018 tarihinde Silivri'de görülecek.

Burcu Karakaş / İstanbul

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler