′Cumhurbaşkanına hakaret edilebilir′ | DÜNYA | DW | 28.03.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

'Cumhurbaşkanına hakaret edilebilir'

Fransa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından hakkında hükmedilen bir karar nedeniyle yaklaşık 132 yıldır yürürlükte olan “Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu” yasasını iptal etmeye hazırlanıyor.

Konu hakkında hazırlanan bir önerge Fransız Millet Meclisi Kanun Komisyonu’nda oy çoğunluğuyla kabul edildi. Önerge 18 Nisan'da Meclis Genel Kurulunda oylamaya sunulacak. Meclis'ten geçmesi beklenen önerge daha sonra parlamentonun üst kanadı olan Senato’ya gönderilecek. Senato’dan da onay alması halinde 29 Temmuz 1881 tarihli Basın Özgürlüğü Kanunu kapsamında yürürlükte olan yasal mevzuat tarihe karışacak.

Fransa’da özellikle son on yıldır sürekli tartışılan yasa, 2000 yılına kadar Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılananların 1 yıl hapis ve 300 bin Fransız frangı cezaya mahkum edilmelerini öngörmekteydi. Ancak 2000 yılında yapılan yasal değişiklikle suçun cezası 45 bin euro paraya dönüştürüldü.

Kullanılmaya kullanılmaya unutulmuştu

Charles de Gaulle yasayı altı kez kullandı.

Charles de Gaulle yasayı altı kez kullandı.

Yasa 1881 yılından bu yana yürürlükte olsa da Fransız toplumunun belleğinde 1959-1969 yıllarında cumhurbaşkanlığı yapan General Charles de Gaulle tarafından kullanılan yasa olarak yer etmiş durumda. De Gaulle’ün, kendisini eleştirenlere karşı yasayı fiilen altı kez kullandığı, en az 500 kere de kullanma tehdidinde bulunduğu belirtiliyor. De Gaulle sonrası sırasıyla iktidara gelen Georges Pompidou, Valery Giscard d’Estaing, François Mitterrand ve Jacques Chirac ise kendilerine yönelik sert eleştirilere rağmen yasaya başvurma gereği hissetmediler. Bu nedenle yasanın varlığı 1960’lı yılların sonlarından 2000’li yıllara kadar Fransız toplumunda neredeyse unutulmuştu.

Sarkozy'ye ‘Defol sefil herif' hicvi

Fakat 2007-2012 yılları arasında cumhurbaşkanlığı yapan ve her yönüyle diğer cumhurbaşkanlarından farklı karaktere sahip olan Nicolas Sarkozy yasayı tozlu raflardan indirip muhaliflere karşı kullanmaya başladı. Başarılı da oldu. Ağustos 2008’de Laval kentini ziyareti sırasında kendisini üzerinde “Defol Sefil Herif” yazılı pankartla karşılayan bir Sol Parti militanından “cumhurbaşkanına hakaret suçu” yasası temelinde davacı oldu. Fransız mahkemeleri militanı suçlu bulup Sarkozy’ye tazminat ödemeye mahkum etti. Halbuki mahkum olan militan aynı yıl şubat ayında Sarkozy'nin Paris Tarım Fuarı’nı gezerken elini sıkmayı reddeden bir vatandaşa kameralar önünde sarf ettiği sözleri tekrarlamaktan başka bir şey yapmamıştı. Cumhurbaşkanı bunları bir vatandaşa söyleyebilir ama bir vatandaş cumhurbaşkanına söyleyemezdi.

Yasa AİHM'ye takıldı

AİHM'den 'hiciv' yorumu

AİHM'den 'hiciv' yorumu

Sarkozy'nin mahkum ettirdiği militan kendi ülkesinde adalet elde edemeyince çareyi Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmakta buldu. Başvuruyu kabul eden ve 13 Mart 2013 tarihinde karara bağlayan AİHM, Fransız mahkemelerinin davacı militanı cumhurbaşkanına hakaret suçuyla ilgili yasa temelinde yargılayıp mahkûm etmesini “demokraside gereksiz bir uygulama” olarak tanımladı ve Fransa’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğüyle ilgili maddesini ihlal ettiğine hükmetti. AİHM, Cumhurbaşkanının kendisi tarafından kullanılan ve medya tarafından geniş biçimde yansıtılan bir deyişin davacı tarafından da kullanılmasını “hiciv” olarak değerlendirdi. Gerekçeli kararda, hicvin “sanatsal ifade ve sosyal yorum biçimi” olduğu hatırlatılıp, davacının protesto biçiminin cezalandırılmasının “toplumsal tartışmalarda hicvi ifadeler üzerinde caydırıcı unsur” olabileceği kaydedildi.

'Türkiye'de de var'

Fransız hükümeti bu davayla ilgili olarak AİHM önünde yaptığı savunmada, cumhurbaşkanına hakaret suçu yasasının sadece Fransa'da yürürlükte olmadığını savunmuş ve İspanya, İtalya, Polonya ve Türkiye’yi örnek göstermişti.

Cumhurbaşkanına hakaretin suç olmaktan çıkması devlet başkanlarına hakaretin serbest olacağı anlamına gelmiyor. Yasanın kaldırılmasından yana olanlar, cumhurbaşkanlarının iftira ve hakarete karşı kendilerini diğer vatandaşlar için bu konularda öngörülmüş yasal mevzuatla savunabileceğini söylüyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Kayhan Karaca / Strasbourg

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Reklam