Bankalara düzenleme geliyor | EKONOMİ | DW | 30.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Bankalara düzenleme geliyor

Bundan beş yıl önce finans krizinin patlak vermesinde önemli rol oynayan Avrupa'daki ticari bankalar için iş ciddiye biniyor.

Alman Bankalar Birliği Başkanı ve Deutsche Bank Yönetim Kurulu Eş Başkanı Jürgen Fitschen Berlin'deki basın konferansına elleri sarılı olarak katıldı. Spor yaparken dikkatsizlik yüzünden sakatlandığını belirten 64 yaşındaki Fitschen mücadeleciliğinden ise bir şey kaybetmemişe benziyor:

Fitschen, “Aynı zamanda bundan sorumlu olan regülatörle de mücadele etmek zorundasınız. Demek istediğim, koşarken önünüze bakarsanız, başınıza böyle bir şey gelmez” diyor.

Bankalar birliğinin üç ana öğesi

Önüne bakmaktan ise bankalar birliği olarak tanımlanan ve Avrupa bankacılığını yeniden düzenleyecek olan uygulamayı kastediyor. Bankalar birliği formülünün üç ana öğesi, finans işlemlerinin daha sıkı denetlenmesi, mevduatın teminat altına alınması ve müflis bankaların kurtarılması ya da tasfiyesi. Bilanço toplamı 30 milyar Euro'yu aşan ya da bağlı olduğu ülkenin milli gelirinin yüzde 20'sinden fazla olan Avrupa'daki bütün bankaları denetleme görevi Avrupa Merkez Bankası'na verilecek. Euro Bölgesi'ndeki altı bin bankadan 150 ila 200'ü bu şartı yerine getiriyor. Jürgen Fitschen'in yönetim kurulu eş başkanı olduğu Deutsche Bank da devler arasında yer alıyor.

Jürgen Fitschen,“Yapılan önerilerin çoğunu doğru buluyor ve bankalar birliği olarak destekliyoruz. Avrupa bankacılığının istikrara kavuşturulmasını her zaman destekleriz. Adımlar doğru yönde atılıyor” diye konuşuyor.

Ancak Fitschen'in ortak bankacılık standartlarının ayrıntıları hakkında söyledikleri ise kulağa o kadar olumlu gelmiyor. Tasfiye ve kurtarma mekanizmasının açıklarına işaret edip, mevduat garantisini uygulayabilmenin son derece zor olduğunu söylüyor. Alman bankacının borç freniyle ilgili sözleri ise son derece sert eleştiriler içeriyor. 'Basel 3' olarak adlandırılan Bankacılık Komisyonu'nun yeni kurallarına göre ticari bankalardan sadece ödenmiş sermaye miktarını artırmaları istenmekteydi. Yeni kurallar ise özel bankalara borçlanma sınırı getirilmesini de öngörüyor. Yeni uygulama ticari bankaları bilanço toplamının en az yüzde üçü kadar öz sermaye bulundurmaya mecbur ediyor. Alman Bankalar Birliği Genel Direktörü Michael Kemmer bunun yanlış olduğu görüşünde.

Kemmer, “Bu risk değerlendirmesine teslim bayrağı çektirmek anlamına gelir. Risk değerlendirmesi bankacılığın en önemli işlevlerinden biridir ve bilanço toplamı ölçek alınarak devre dışı bırakılamaz. Bunu uygun bulmuyoruz” diyor.

‘Zararlı yan etkiler’ olasılığı

Bankalar Birliği Başkanı Fitschen daha da açık konuşuyor: “Sonunda öz sermayenin kaldıraç fonksiyonunu ilgilendiren bir karar çıkacaksa, o zaman yeni uygulamanın zararlı yan etkileri olmaması gerekir. Yeni uygulamaya uyum sağlarken, haliyle kendi bankacılık yöntemlerimizin değişmemesine dikkat ederiz. Şirket bilançosunun büyük bölümünü oluşturan ama az para kazandıran faaliyetleri revize etmek zorunda kalabiliriz.”

Bunlar arasında devlet finansmanı ve uzun vadeli ihracat kredileri sayılabilir. Bankalar arası borçlanma da büyük bankalar açısından cazibesini kaybedebilir. Deutsche Bank Yönetim Kurulu Eş Başkanı Fitschen bu hususlarla dolaylı olarak değiniyor ama aba altından sopa gösterdiği de gözden kaçmıyor. Bankalar Birliği Başkanı spor yaparken belki dikkatsizlik edebiliyor ama işinde pür dikkat davranmadığı iddia edilemez.

© Deutsche Welle Türkçe

Sabine Kinkartz / Ahmet Günaltay

Hülya Schenk

Reklam