′Bölünme yakın gelecekte giderilemez′ | AVRUPA | DW | 05.08.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

'Bölünme yakın gelecekte giderilemez'

Ergenekon kararlarını değerlendiren Deutsche Welle Türkçe Yayınlar Sorumlusu Baha Güngör'e göre, dava Türk toplumunda kutuplaşmayı artırdı.

Basın özgürlüğü ve hukuk devleti ilkelerine uyulması konusunda Türkiye uluslararası alanda pek iyi bir konumda değil. Zanlıların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı darbe teşebbüsü suçlamasıyla yargılandığı tartışmalı Ergenekon Davası’nda kararların açıklanmasından sonra, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğu yönünde yeni ve haklı kaygılar var. Ergenekon adında silahlı bir örgüt kurarak darbe hazırlığı yapmakla itham edilen yaklaşık 275 sanığın çoğuna ağır hapis cezaları verildi ki bunların arasında iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 117 yıl gibi cezalar da var. Beraatine karar verilenlerin sayısı ise sadece 21. Seçimle işbaşına gelen AKP iktidarına karşı „derin devleti“ temsil etmekle suçlanan gazeteciler, milletvekilleri, eski üniversite rektörleri, bilim insanları ve eski yüksek rütbeli ordu mensupları, böylece tehlike kaynağı olarak bertaraf edilmiş oldular.

Uçurum derinleşti

Bu dava Türkiye’de Erdoğan karşıtlarıyla yandaşları arasındaki uçurumu daha da derinleştirdi. Türk toplumundaki bölünme yakın bir gelecekte giderilebilecek gibi görünmüyor. Beş yıl süren ve 23 farklı iddianameyi içeren dava boyunca, delilleri ve sanık ifadelerini her açıdan kavramak giderek imkânsızlaşmıştı. Bu yüzden soruşturmanın hakikatleri yansıtan sonuçları ile gerçeklere aykırı sonuçlarını birbirinden ayırt etmek de mümkün olamadı. Kesin olun tek bir nokta var, o da Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin laik düzeniyle hesaplaşmasında bir zafer kazanırken aynı zamanda büyük kayıplara uğramış olduğudur. Artık tüm halkın değil, sadece kendi seçmenlerinin başbakanı olduğu konusunda şüphe yok.

Ülkenin huzuru tehlikede

Bu dev davada kararların açıklanmasından sonra, son iki aya damgasını vuran hükümet karşıtı gösterilerin ve polisin göstericilere yönelik kullandığı aşırı şiddetin daha da artmasından endişe ediliyor. Şiddet ve karşı şiddet sarmalı, NATO üyesindeki iç huzuru ciddi bir şekilde tehdit ediyor. Ancak Ortadoğu’daki çok sayıda kriz bölgesinin hemen yanı başında bulunan ve iç savaşın sürdüğü Suriye’nin de komşusu olan Türkiye, Batılı müttefikleri için büyük önem taşıyor. Ve bu müttefikler Ankara’da serinkanlı, ölçülü ve güvenilir bir hükümet görmek istiyorlar. Fakat Erdoğan Hükümeti, olumlu ekonomik gelişmelerin devamını getirmek yerine, ülkedeki kırılgan iç huzuru korumaya çalışmakla uğraşacağa benziyor. Vatandaşlardan aldığı demokratik destekle meşruiyeti sabit siyasi bir yönetimin, kendini yanılmaz ve değiştirilemez olarak görmesi çok yanlış.

© Deutsche Welle Türkçe

Yorum: Baha Güngör

Editör: Başak Özay

Reklam