Avusturya’da yeni hükümet işbaşı yaptı | AVRUPA | DW | 18.12.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Avusturya’da yeni hükümet işbaşı yaptı

Avusturya'da Halk Partisi ve aşırı sağcı FPÖ'nün oluşturduğu koalisyon hükümeti protestolar eşliğinde bugün göreve başladı. Avrupalı liderlerden de temkinli mesajlar geldi.

Avusturya'da koalisyon hükümetini kurmak için yaklaşık yedi hafta süren müzakerelerden sonra geçen Cuma akşamı anlaşmaya varan muhafazakâr Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ile aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) bugün düzenlenen yemin töreninin ardından resmen görevine başladı.

Dünyanın en genç başbakanı

Daha önceki Avusturya hükümetinde Dışişleri Bakanı olarak görev yapan ve özellikle sığınmacılar ile göçmenlere ilişkin sert politikalarıyla tanınan Avusturya Halk Partisi'nin 31 yaşındaki lideri Sebastian Kurz dünyanın en genç başbakanı unvanını da almış oldu.

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander van der Bellen yeni hükümetin 13 bakanını yeni görevlerine atadı. Aşırı sağcı FPÖ hükümette 6 bakanlık üstleniyor. Bunlar arasında içişleri ve dışişleri bakanlıkları ile savunma bakanlığı gibi önemli bakanlıklar da bulunuyor. FPÖ'nün Genel Başkanı Heinz-Christian Strache ise başbakan yardımcılığı görevini üstlendi.

Sebastian Kurz ve Heinz-Christian Strache

Sebastian Kurz ve Heinz-Christian Strache

Yeni bakanların yemin töreninde bir konuşma yapan Avusturya Cumhurbaşkanı Van der Bellen "Ülkenin tarihinin hem aydınlık hem de karanlık sayfaları" konusunda hükümetin sorumluluk üstlenmesi çağrısında bulundu. Van der Bellen ayrıca yeni hükümetin farklı görüşlere ve azınlıkların haklarına da saygı göstermesi talebinde bulundu.   

Protestolara binlerce kişi katıldı

Yemin töreninin yapıldığı Hofburg Sarayı'nın hemen yakınında toplanan binlerce kişi ise FPÖ'nün hükümete ortak olmasını protesto etti. Başka bir meydanda toplanan sol eğilimli ve antifaşist gruplar ise "Göçmenler hoş geldi", "Naziler dışarı", "Nazi domuzları" gibi afişler taşıdılar.

Yaklaşık bin 500 kadar polisin görev yaptığı, gösteri alanları üzerinde helikopterlerin dolaştığı ve TOMA'ların hazır tutulduğu bildirildi.

Avusturya'da aşırı sağcı FPÖ 2000 yılında da koalisyon hükümetine dahil olmuş, bunun üzerine yüz binlerce kişinin katıldığı protesto gösterileri düzenlenmişti. 

15 Ekim'de yapılan erken seçimlerde göç ve Müslümanlar konusu FPÖ ile ÖVP'nin seçim kampanyalarında en önemli yeri aldı. ÖVP seçimden yüzde 31,5 oy alarak birinci parti olarak çıkarken, Avrupa konusunda eleştirel görüşler savunan ve İslam karşıtı görüşleri ile de tanınan FPÖ ise yüzde 26 oranında oy toplayarak üçüncü parti konumuna geldi.

Ankara ile sürtüşme

Yeni hükümetin Başbakan Yardımcısı Strache daha önceki açıklamalarında "İslam'ın Avrupa'da yeri yoktur" ifadesini kullanmış, Almanya Başbakanı Angela Merkel'i de izlediği mülteci politikaları nedeniyle "Avrupa'nın en tehlikeli kadını" ilan etmişti. 

Strache geçen Pazar günü de Facebook üzerinden yandaşlarına seslenerek, "Bundan böyle burada tek gün çalışmamış ve sosyal sigortalara prim ödememiş olan göçmenlerin binlerce euro sosyal yardım alması mümkün olmayacak" diye yazmış, binlerce kişi de bu paylaşımı "beğenmişti".      

Yeni Avusturya hükümeti ayrıca Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine de kesinlikle karşı. Yeni hükümetin programında Türkiye'nin AB üyeliğine Viyana'nın izin vermeyeceği yönünde bir taahhüt yer alıyor. Programda ayrıca Türkiye ile üyelik müzakerelerine son verilmesini sağlamak için müttefikler aranacağı belirtiliyor. Hükümet programına Pazar günü Ankara'dan sert tepki gelmiş, Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada "Avusturya'nın yeni hükümetinin programındaki bu talihsiz ve basiretsiz ifade, ayırımcılığı ve ötekileştirmeyi temel alan siyasi akım hakkında taşınan endişeleri maalesef doğrular niteliktedir" cümlelerine yer verilmişti. 

Avrupalı liderler temkinli

Almanya Başbakanı Angela Merkel Avusturya'da göreve başlayan sağ muhafazakar hükümete ilişkin temkinli bir açıklama yaparak, "öncelikle Avusturya'nın Avrupa politikalarında nasıl bir tutum izleyeceğini görmek istediğini" belirtti.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ise Avrupa yanlısı politikalar izleyeceğini açıklayan yeni Avusturya Başbakanı Kurz'a destek vererek "Avusturya'nın AB içindeki yapıcı ve Avrupa yanlısı pozisyonunu devam ettireceğine güveniyorum" ifadesini kullandı.

BM yetkilisi: Tehlikeli bir gelişme

Yeni sağ muhafazakâr Avusturya hükümetini sert bir dille eleştiren BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin, ÖVP ve FPÖ'nün oluşturduğu hükümetin göreve başlamasını ”Avrupa'nın siyasi yaşamında tehlikeli bir gelişme” olarak değerlendirdi. Ürdün kökenli El Hüseyin, Sebastian Kurz'un özellikle göç politikalarında sağ uç kanatta yer alan siyasi çevrelerin görüşlerini benimsediğine işaret ederek, son derece kaygılı olduğunu söyledi ve etrafa "korku yayacak” politikalar izlenmemesi yönünde uyarıda bulundu.

Almanya'daki sağ popülist Almanya İçin Alternatif Partisi‘nin (AfD) Federal Meclis Grup Başkanı Alexander Gauland ise yeni Avusturya hükümetini kutladı ve "Avusturya'nın sığınma politikalarında izlediği yeni siyasi rota Avrupa tarihinde bir kilometre taşı niteliğinde" açıklamasını yaptı.

AFP, dpa, ÇA/BK

© Deutsche Welle Türkçe

 

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam