1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Avrupa'da yolsuzluk gerçeği

7 Haziran 2012

Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün son raporunda AB genelinde yaşanan yolsuzluk ve rüşvet olaylarının mali ve ekonomik krizle mücadeleyi de güçleştirdiği vurgulanıyor.

https://p.dw.com/p/159o3
Autor Natalia D. Portfolio ansehen Bildnummer 11694044 Land Ukraine Repräsentative Kategorie Menschen Körperteile Arme / Beine Konzeptionelle Kategorie Menschliche Merkmale Schwäche Verletzbarkeit Keywords bank bekommen betrug bribe business büro caucasian daumen deal dokument dollar einsehbar erfolg finger geben geld gespann hand hartgeld hundert ile de cité isoliert job suche kaufmann korruption leute lohn mann männlich nagel papier person reich schmiergeld straftat suit verkauf weiß work zahlen zwei
Symbolbild KorruptionFotoğraf: Fotolia/Natalia D.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü yolsuzluğu, 'güvenilerek başkasına teslim edilen gücün özel amaç ya da çıkar için kullanılması' olarak tanımlıyor. Örgüt 1995’den bu yana hazırladığı raporlarla, açıkça yapılan yolsuzluk ve tahmin edilen yolsuzluk arasındaki gri bölgeyi aydınlatmaya çalışıyor. Her yıl 'Yolsuzluk Algılaması' raporu hazırlayan örgüt bu yıl ilk kez 25 ülkenin yolsuzlukla mücadele sistemini değerlendirmeye aldı. Araştırmada hükümetler, meclis, siyasi partiler ve yargı sistemi incelenerek yolsuzluğa karşı alınan önlemler, şeffaflık ve teftiş mekanizmaları masaya yatırıldı.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nden Christian Humborg, ülkelerin kamu ve özel yapılanmalarının farklı olması gerekçesiyle bir sıralama yapmadıklarını belirtiyor: "Biz bir sınıflandırma yapmadık ama tabii ki eğilimler var. Örneğin, Almanya yolsuzlukla mücadelede iyi bir sisteme sahip. Onu iyi ile çok iyi arasında derecelendirdik. Olduğundan kötü yansıtmamak gerekir. Ama yine de daha iyi durumdaki ülkelerle kıyaslandığında arada biraz fark var. Bunlar Danimarka, İsveç, yani İskandinav ülkeleri."

Almanya yasaları sertleştirmiyor!

Uluslararası Şeffaflık Örgütü Almanya’nın genel olarak durumunu iyi bulsa da Alman siyaset sisteminde iyileştirmeler gerektiğini belirtiyor. Özellikle de Alman milletvekillerine rüşvet konusunda. Alman ceza kanununun ilgili maddesi sadece oyların satılması ve satın alınmasını ceza kapsamına alıyor. 2005 yılında yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi ise yolsuzluğa karşı çok daha kapsamlı yaptırım imkanları talep ediyor. Ancak 160 ülkenin kabul ettiği bu anlaşmayı Almanya henüz imzalamadı.

Christian Humborg „Biz diğer ülkelere yolsuzlukla daha sert mücadele etmelerini söylediğimizde uluslararası çapta gülünç duruma düşüyoruz. Ancak ülkemizdeki milletvekilleri BM sözleşmesini yerine getirecek yasaları bile çıkartamıyorlar. Bu sebeple milletvekillerine rüşvet verilmesini içeren suç unsurlarının kapsamının genişletilmesini talep ediyoruz. ‘Artık böyle devam edemez!' diyen sesler giderek yükseliyor. Hükümetler buna yanaşmıyor ama daha fazla dayanamayacaklar“ açıklamasını yapıyor.

Almanya’nın Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesini imzalaması için Federal Meclis’in yasa değişikliğine gitmesi gerekiyor. Ancak hükümetteki Hrıstiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ve Hür Demokrat Parti değişikliklere direniyor.

Deutschland Geschäftsführer von Transparency International Christian Humborg
Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nden Christian HumborgFotoğraf: picture-alliance/dpa

Kriz ülkeleri yolsuzluk batağında

Öte yandan örgüt özellikle Avrupa'nın güneyindeki ülkelerde görülen yolsuzluklara dikkat çekiyor. Siyaset ve ekonomi alanındaki yolsuzlukların mali krizle mücadeleyi güçleştirdiği vurgulanıyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nden Finn Heinrich başta Yunanistan, İtalya, Portekiz ve İspanya'nın kamu idaresinde köklü sorunları olduğunu belirtiyor. Raporda mali krizden kurtulamayan ülkelerin yolsuzlukla mücadele yasalarının da zayıf olduğuna dikkat çekiliyor. Özelleştirme projelerinin de yolsuzluklara zemin oluşturduğu, bu nedenle bütçe açıklarının istenildiği oranda kapatılamadığı belirtiliyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Marcel Fürstenau / Çeviri: Deniz Eğilmez

Editör: Beklan Kulaksızoğlu