1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Atina: Türkiye-Libya mutabakatı uluslararası hukuka aykırı

28 Kasım 2019

Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakata tepki gösteren Yunanistan, Atina Büyükelçisi Burak Özügergin’i Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.

https://p.dw.com/p/3Tubz
Fotoğraf: Getty Images/NurPhoto

Yunanistan, Türkiye ile Libya arasında imzalanan "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası"na tepki gösterdi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, mutabakatın uluslararası deniz hukukunun ihlali anlamına geldiğini ve iyi komşuluk ilişkileri prensibiyle bağdaşmadığını savundu. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Alman haber ajansı dpa'nın aktardığı bilgiye göre, Türkiye’nin Atina büyükelçisi Burak Özügergin’i bakanlığa çağırarak konuyla ilgili izahat talep etti.

Yunan Dışişleri çevreleri uluslararası deniz hukukuna göre Türkiye’nin Libya ile sınırı bulunmadığını belirterek, böylesi bir mutabakatın bu nedenle geçersiz olduğunu savunuyor. Atina ayrıca Ankara’nın bu tür girişimlerle Girit Adası’nın güneyindeki kıta sahanlığını ihlal ettiğini öne sürüyor. Türkiye ise, Girit’in karasuları dışında kıta sahanlığı bulunmadığını savunurken, Atina’ya göre bu bakış açısı da uluslararası deniz hukukunun ihlali anlamına geliyor.

Çavuşoğlu: Uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı koruyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çarşamba günü Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarrah'ı kabul etmiş, görüşmede, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında "Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası" imzalanmıştı. Ayrıca iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının korunmasını hedefleyen "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası"na da imza atılmıştı.

Mutabakata ilişkin bugün açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, mutabakatın Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının korunması anlamına geldiğini belirterek, "Biz Doğu Akdeniz'de olsun Ege'de olsun, her zaman kendi uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı korurken buraların zenginliklerinin de hakça paylaşılması taraftarıyız. Bu Kıbrıs etrafındaki rezervler için de geçerli. Bizim kıta sahanlığımızın dışındaki alanlarda da Kıbrıs'ta Rum tarafı ile Türk tarafı arasında buradaki zenginliklerin hakça paylaşılmasının garanti altına alınmasını her zaman savunuyoruz" şeklinde konuşmuştu.

Çavuşoğlu, "Bundan sonra diğer ülkelerle de zemin uygun oldukça bu tür görüşmeler" yapmayı sürdüreceklerini sözlerine eklemişti.

DW,dpa / SÖ,ET

© Deutsche Welle Türkçe