Ataman 15 yıl sonra tekrar Berlinale’de | YAŞAM | DW | 14.02.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Ataman 15 yıl sonra tekrar Berlinale’de

Altın Ayı yarışında heyecanla Cumartesi akşamki ödül töreni beklenirken, Türk filmleri de katıldıkları farklı bölümlerde beğeni toplamaya devam ediyor. Bu filmlerden “Kuzu”, Kutluğ Ataman imzasını taşıyor.

Ses dosyasını dinle 05:00
Şimdi canlı
05:00 dk

Erzincan'da bir köy... Ufak Mert'in sünnet vakti gelmiştir. Ancak babası İsmail'in, sünnet düğününün masraflarını karşılayacak parası yoktur. Sünnet düğününde kesecek kuzuları olmadığı için de, etrafa rezil olacakları korkusuyla çaresizlik içinde kıvranmaktadır aile. Mert'in ablası Vicdan ise, “Babam kuzu kesecek para bulamazsa seni kesecek, annem de seni hep kuzum diye seviyordu ya, çaresi yok bunun” diyerek ufak kardeşinin gözünü korkutur. Fakat özellikle anne Medine kararlıdır bu düğünü yapmaya. Sonuçta hiç beklenmedik bir gelişmeyle sünnet düğünü yapılır, hem de ne düğün!

'Kuzu' güçlü kadın karakterlerle dolu

Yönetmen Kutluğ Ataman'ın Berlinale'nin Panorama bölümünde gösterilen “Kuzu” adlı filmi, Mert'in ablasından annesine, anneannesinden köyün yakınındaki pavyonda hem şarkı söyleyen, hem de hayat kadınlığı yapan Safiye'ye kadar, son derece güçlü kadın karakterlerle dolu. Filmde anne rolünü üstlenen Nesrin Cavadzade de projeyi kabul etmesinde, oynayacağı karakterin güçlü ve çizgi dışı oluşunun etkili olduğunu belirtiyor. “Doğu'dan genelde beklentimiz, kadınların susup oturması. İyi anne olmalarını bekliyoruz, aileyi birarada tutmalarını bekliyoruz, iyi eş olmalarını bekliyoruz ve bu çok fazla yük” diyen Cavadzade “Ve senaryoda bütün bunlarla baş etmeye çalışan, ama baş edemediği noktada da isyan eden bir kadın vardı. Ve bu beni çok etkiledi, çünkü Türk Sineması çok nadir böyle kuvvetli kadın rolleri üretebiliyor. Zaten bir başyapıttı senaryo ama onun dışında dedim ki 'Nesrin, böyle bir kadın rolünü bir 10 sene daha beklersin'" şeklinde konuşuyor.


Başrol karakter erkek çocuğu

Ancak yönetmen Ataman, yine de bir kadın filmi yapmadığını söylüyor. “Güçlü kadın karakterler olabilir ama başrol oyuncusu aslında bir erkek çocuğu, başrol karakteri, ana karakteri ve onun psikolojisi ve onun inşası üzerine aslında. Çocuk çünkü inşa oluyor halen, büyüyor, onun inşaatı üzerine, kişiliğinin inşaatı üzerine bir film olduğunu düşünüyorum” diyen Ataman, “Kuzu” derken aslında kara kafalı, İslam toplumundaki bir erkek çocuğu üzerinden yola çıktığını vurguluyor.

Bol mizahlı senaryo

Ve bu kuzunun, yani Mert'in hikayesi, yönetmenin imzasını taşıyan, bol mizah içeren bir senaryo ile anlatılıyor. Baba rolündeki Cahit Gök de, kendisine “Bu filmde muhakkak oynamam gerek” dedirten gerekçeyi şöyle dile getiriyor: “Senaryoya başlayıp, hiçbir sayfasına takılmadan, senaryonun son sayfasına kadar büyük bir heyecanla, büyük bir istekle, büyük bir şaşkınlıkla - ve bu olumlu, güzel bir şaşkınlıktı - sonuna kadar okumam ve her anını merak etmem ve o anların içinde olma isteğim oldu.”

'Birisi duygu, birisi düşünce üzerinden gidiyor'

Kutluğ Ataman, sinema filmlerinin yanısıra, uluslararası alanda büyük başarılara imza atmış bir çağdaş sanatçı da aynı zamanda ve özellikle video enstalasyon alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. İşleri Almanya'daki Documenta'dan New York'taki Modern Sanatlar Müzesi MoMA'ya kadar birçok saygın adreste sergilendi. Ataman, çağdaş sanat alanındaki faaliyetleri ile sinema arasında kesin bir çizgi çekiyor. “Sanat entelektüel pratik aslında. Yani sanat tamamıyla gülmek, ağlamak vesaire bir şey değil, tamamıyla düşünmek üzerine bir pratik olarak algılıyorum ben sanatı, güncel sanatı. Ama sinemaya ben böyle bakmıyorum, ben sinemayı tamamıyla eğlence, gülme, ağlama, yani duyguların üzerinden düşünüyorum” diyen Ataman “Sanat pratiğiyle sinema arasındaki en önemli fark, birisinin duygu, birisinin akıl üzerinden, düşünce üzerinden gitmesi" saptamasını yapıyor.

Joker: Erdal Yıldız

Ataman, bundan 15 yıl önce de yine Panorama bölümünde “Lola ve Bilidikid” filmiyle büyük beğeni toplamıştı. O filmin başrol oyuncularından Erdal Yıldız, “Kuzu”da da oynuyor.

Ve görünüşe göre bu Ataman ile çekeceği son film de değil. Yönetmen bundan sonra yapmayı düşündüğü filmlerden bir tanesinin Türkan Şoray ve Hülya Avşar ile beraber olduğunu söylüyor ve “Onlara yeni filmimi anlatırken “Ha, olabilir, evet, çok isteriz ama bir düşünelim” filan yaparken, “Peki erkek oyuncuyu kim oynayacak?” diye sorduklarında “Erdal Yıldız'ı düşünüyorum” dediğimde, birden “Aa bir dakika, çok ciddi düşünüyorum” durumuna geçtiler birden. Erdal'in böyle bir etkisi var” şeklinde konuşuyor.

10 yıllık kimlik fotoğrafı

“Kuzu” filmi sayesinde tekrar Berlinale ile buluşan tek isim Erdal Yıldız değil. Başroldeki Nesrin Cavadzade'nin de ilk Berlin ziyareti değil bu: “Ben tam 10 sene önce Berlinale'deki Yetenek Kampüsü'nde kısa filmimle davet edilmiştim. Ve çok komik, şu kimlik kartları var ya, onun üzerinde benim ta o zamanki, 10 sene önceki fotoğrafım var. O kadar güzel bir tesadüf ve hediye ki, iner inmez uçaktan onu verdiler, yaka kartını verdiler ve 10 sene önceki fotoğrafım var üzerinde.”

Kutluğ Ataman'ın Berlin Film Festivali'nde dünya prömiyeri yapılan “Kuzu” filminin Türkiye'deki ilk gösteriminin ise Adana Altın Koza Film Festivali'nde yapılması hedefleniyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Aydın Üstünel / Berlin

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam