1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Arıların katili belli oldu

Nihat Halici14 Kasım 2012

Dünyanın dört bir yanında arı kolonilerinin esrarengiz ölümleri açıklık kazandı. 'Katilin kimliği'ni belirlemek için Çin'den ABD'ye sürdürülen araştırmalar sonuç verdi.

https://p.dw.com/p/16j1Q

Arıların insanlar açısından önemi sadece bal yapmakla sınırlı değil. Bu çalışkan böcekler, tozlanmaya yardımcı olduklarından tarımda da önemli bir rol oynuyor. Ama dünya çapında arıların sayıları gittikçe azalıyor. Yönetmen Markus Imhoof sinemalara gelen belgesel filmi ‘Baldan Daha Fazlası’ ile bu konuya dikkat çekiyor.

Markus Imhoof, filmine hazırlanırken arıların neden topluca öldüklerini bulmak için tüm dünyayı dolaştı. Arılar, sığır ve domuzdan sonra insanlar için en önemli 3’üncü hayvan. Basit bir örnek vermek gerekirse arıların bitkileri tozlaştırması, dünya ekonomisine yılda yaklaşık 70 milyar dolarlık katkı sağlıyor.

Zararlıları bitki ve meyvelerden uzak tutmak için üzerlerine sıkılan pestisitler arılara da zarar veriyor. Çin'de pestisit kullanımı nedeniyle tek bir arının bile yaşamadığı alanlar var. Buralarda çiçek tozlarının dağıtımı işi meyve yetiştiricisine kalıyor. Çiftçiler, merdivenlerle ağaçlara çıkıp bu zorlu işi kendileri yapmaya çalışıyor.

Toplu ölümler

Sadece Çin’de değil Avrupa ve Amerika’da da arılar ölüyor. 2006’da ABD’de, 2008’de Almanya’da toplu ölümler oldu. Arıların ölümüne böcek ilaçlarının sebep olduğu ortaya çıktı. Bugünlerde sadece çok düşük dozda kullanılmasına izin verilen Neonikotinoid adlı tarım ilacının da arıların yok olmasına yol açtığı tespit edildi.

Fransa ve İngiltere’de yapılan araştırmalar Neonikotinoid adlı ilacın küçük dozlarının bile zararlı olabileceğini gösteriyor. Zehir, bitkinin üzerine doğrudan sıkılmıyor, tohumları Neonikotinoid içeren bir karışımda yıkanıyor. Böylece madde bitkinin içine nüfuz ediyor. Böylece arıların daha az miktarda zehre maruz kalması, bitkileri yiyen zararlıların ise doğrudan zehirlenmesi hedefleniyor.

Ancak araştırmacılar yaptıkları deneyde hayvanlara kültür bitkilerinde kullanılan dozda zehir verdi. 6 hafta sonra zehre maruz kalan arıların oluşturduğu kolonilerin yüzde 85’inde kraliçe arı meydana gelmediği ortaya çıktı. Kraliçe arı tüm koloninin yaşamını sürdürebilmesi açısından önem taşıyor. Ayrıca deneyde zehre maruz kalan arıların kovanlarının da daha küçük olduğu tespit edildi.

Araştırmacılar, yaptıkları ikinci bir deneyde uçuş davranışlarını araştırmak için 653 arıya çip monte etti. Arılardan bir kısmı düşük dozda Nikotinoid’e tabi tutuldu. Nikotinoid uygulanan arılarda uçuş sırasında ölümler diğerlerine göre 2 ile 3 kat daha fazla oldu. Araştırmacılar, zehrin arıların yön bulma yeteneğine zarar verdiğini düşünüyor.

Batı’daki bal arılarına pestisitlerin yanı sıra Varroa paraziti de zarar veriyor. Asya kökenli bu parazite karşı Asyalı bal arıları bağışıklık kazanmış durumda. Arının vücuduna bir kene gibi yapışan ya da peteklerdeki larvalara yerleşen bu parazitler kan emiyor. Bu parazitlerle mücadele oldukça zor ve çoğunlukla sonuçsuz kalıyor.

Tartışmalı aşılama

Özellikle erkek larvalar bu parazitin saldırısına uğruyor. Bu nedenle birçok arıcı yem olarak kullandığı parazitli erkek arıları yumurtadan çıkmadan önce toplayıp yok ediyor. Ayrıca organik asit kullanarak zararın önüne geçmeye çalışanlar da var. Genetiği değiştirilmiş DNA aşısıyla arıların daha dayanıklı hale getirildiği bu yönteme ise birçok arıcı karşı çıkıyor.

Alman Doğa Koruma Birliği’ne (NABU) göre geçtiğimiz yıllarda Avrupa’daki arı popülasyonunun yüzde 10’u azaldı. Bu oran ABD’de yüzde 30, Ortadoğu’da yüzde 85. Tek bir arı kolonisi 60 bin arıdan oluşuyor. Geçen kış sadece Almanya’da 300 bin koloni yok oldu. Bu da yaklaşık 18 milyar arı ediyor.

Yapımcı Markus Imhoof, filminde şu sonuca varıyor: “Arıların ölmesinin bir değil birçok nedeni var. Arılar insan uygarlığından kaynaklanan sonuçlardan ölüyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Andreas Sten-Ziemons / Çeviri: Ufuk Çakır

Editör: Ercan Coşkun