Almanya′yı 55 bin sığınmacı gönüllü terk etti | ALMANYA | DW | 28.12.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya'yı 55 bin sığınmacı gönüllü terk etti

Bu yıl Almanya’ya iltica başvurusunda bulunan 55 bin kişinin gönüllü olarak ülkesine geri döndüğü açıklandı. Devlet, gönüllü olarak dönenlere mali yardımda bulunuyor.

Süddeutsche Zeitung'un Federal Göçmen ve Mülteci Dairesi'nin (BAMF) verilerine dayandırdığı habere göre, Almanya'ya sığınma başvurusunda bulunan yaklaşık 55 bin kişi, 2016 yılı içinde gönüllü olarak ülkesine döndü. Buna karşılık iltica başvurusu reddedilip sınır dışı edilenlerin sayısının da  25 bin olduğu belirtildi. Gönüllü geri dönüşlerde son 16 yılın en yüksek rakamının ortaya çıkmasında devletin yaptığı mali yardımın da etkili olduğu sanılıyor. Bir diğer etkenin de sığınmacıların sınırdışı edilerek Almanya'ya bir süre sonra yeniden gelebilme imkanını kaybetmek istememelerinin etkili olduğu tahmin ediliyor.

Gönüllü olarak Almanya'yı terk eden sığınmacıların büyük çoğunluğunu Batı Balkan ülkelerinden gelenler oluşturuyor. Bu ülkelerden gelen sığınmacıların büyük çoğunluğunun Almanya'da uzun süredir mülteci statüsünü elde edemeyen ve sınır dışı edilmenin eşiğinde olanlar olduğu belirtiliyor.

BAMF'ın tahminlerine göre Kasım 2016'ya kadar ülkesine geri dönenlerin 15 binini Arnavutluk vatandaşları oluşturuyor. Onları başına ülke başına yaklaşık 5 bin sığınmacıyla Sırbistan, Irak ve Kosova takip ediyor.

Afganistan'a gönüllü dönüşlerde artış

Süddeutsche Zeitung'un haberine göre 2016'da Batı Balkan ülkelerinin yanı sıra Afganistan, İran ve Irak'a gönüllü dönüşlerde de artış yaşandı. Bu ay içinde ilk toplu sınırdışı uygulamasının gerçekleştirildiği Afganistan'a Kasım ayına kadar 3 bin 200 kişinin gönüllü olarak geri döndüğü belirtildi. Bu rakam ülkeye gönüllü geri dönüşlerde geçen yıla oranla 10 katı bir artışa işaret ediyor.

Devletin mali yardımda bulunarak teşvik ettiği gönüllü geri dönüşlerin sığınmacılar için azalan umutların eşlik ettiği bir bekleme sürecini kısalttığı savunulurken devlet daireleri için de ilgili masraflardan tasarruf anlamına geldiği belirtiliyor. 

©Deutsche Welle Türkçe

DW/dpa/Reuters/SÖ/HS

 

Reklam